UYUŞTURUCU MADDE KULANIMININ TARİHSEL SEYRİ Madde kullanımına bağlı problemler genellikle modern hayatın getirdiği değişikliklere ve strese bağlı olduğu düşüncesi oldukça yaygındır. Geleneksel toplumdan modern ve seküler toplum yapısına geçişin, aile yapısının zayıflayışının, şehir hayatının sosyoekonomik baskısının bunda etkili olduğu üstünde durulur. Bu faktörler bazı psikoaktif madde epidemilerinde etkili olsa da problem oldukça karmaşıktır ve kökeni sanayi devriminden çok öncelere dayanır. Alkol, opiyum, cannabis, koka yaprakları vb maddelerin tıp dışı amaçlarla kullanımı insanlık tarihinin başlangıcı kadar eskilere dayanmaktadır. Türkiyede yapılan arkeolojik kazılarda binlerce yil öncesine ait afyon tohumları bulunmuştur. Bütün kıtalarda alkol üretmek için sayısız yol geliştirilmiştir. İnsanlar etil alkol elde etmek için deve ve at sütünden pirince, tahıllardan kaktüse, patatesten bala kadar pek çok değişik maddeyi karbonhidrat kaynağı olarak kullanmışlardır. İçki üretimi o kadar eskilere dayanır ki insanlığın mayayı ilk olarak ekmek yapmak için mi yoksa bira üretmek için mi kullandığı henüz anlaşılamamıştır. Madde bağımlılığı 2000 yıl önceki yazılarda tanımlanmıştır. Sporadik madde kötüye kullanımı tarihin her döneminde görülmüşse de yaygın ya da epidemik madde bagımlılığı görece yeni bir olaydır. Bu gelişmede rol oynayan başlıca faktörler şunlardır: 1. Belli bölgelerde kullanılan maddelerin tüm dünyaya yayılması. 2. Aynı maddelerin daha saf ve dolayısıyla etkin derivelerinin üretilmesi. 3. Yeni sentetik psikotrop maddelerin üretilmesi. 4. Parenteral kullanım gibi yeni kullanım yollarının geliştirilmesi. Birçok psikoaktif madde dinsel ve sosyal ritüellerde kullanılmştır. Örneğin sarabin Hiristiyan ve Yahudiler arasında kullanılışı, belli hallusinojenlerin Saman ayinlerinde kullanılışı, tütünün Amerikan yerlileri arasında ritüellerde kullanılışı gibi. Bu tür kullanımlar toplumlara belli maddeleri nasıl kullanacaklarını öğretmekte, muhtemel etkileri ile ilgili bilgilendirmekte ve bu maddelerin kullanımı ile ilgili sosyal sınırlar koymakta idiler. Örneğin alkolü dini törenlerinde kullanmalarına rağmen Yahudiler arasında alkol bağımlılığı oldukça seyrektir. Bunun nedeni Yahudiler arasında sarhoş olmanın çok ayıp karşılanmasıdır. Yani kültür alkolün ne zaman, nerede, ne ölçüde kullanılacağını öğretiyordu. Amerika yerlileri tütünü mukaddes saymakta ve ritüeller dışında kullanımını hoş karşılamamaktaydılar. Dinler, kültürler ve devletler psikoaktif maddelerin kötüye kullanımı ile mücadele etmişler, bazan başarılı olmuşlar, bazen de olamamışlardır. Bağımlılık yapıcı madde türlerindeki yeni buluşlar, kullanım yollarındaki yenilikler, üretim ve dağıtım yollarındaki gelişmeler problemi çağımızda her zaman olduğundan daha karmaşık hale getirmiştir. Son beş yüzyılda madde üretim ve kullanım yolları bütün dünyaya yayılmıştır. Ulaşım ve ticaretin artması bunda önemli bir rol oynamıştır. Tütün ve daha sonra kokain Amerika kıtasından bütün dünyaya yayılmıştır. Afyon ve esrar da bunun tersine Avrupadan Amerikaya yayılmıştır. Alkol üretimi çok eski çağlardan itibaren dünyanın hemen her yerinde bilinse de daha konsantre ve dolayısıyla etkin alkol üretim yolu olan distilizasyon (viski vb distile içkilerin üretim teknolojisi) Avrupadan dünyaya yayılmıştır. Yakarak dumanını içme Amerika kıtasından dünyaya yayılırken, enjeksiyon ile maddelerin beyne en hızlı en yüksek konsantrasyonda iletilmesi 19. yüzyildaki teknolojik gelişim ile oldu. Psikotropik etkisi için üretilmeyen pek çok endüstriyel madde bu amaçla kullanılmaya başlandı. Benzin, aerosoller, boya bileşimleri, temizlik maddeleri, tutkal bunlar arasında sayılabilir. Belki binlerce yıldır kendi kültürlerinde belli maddeleri, belli bir sosyokültürel çerçeve içinde kullanmayı bilen insanlar, bu sayılan gelişmeler sonucunda kültürlerinin nasıl kullanacaklarını kendilerine öğretmediği yeni maddelerle karşılaştılar, önceden bilmedikleri bu maddelerin beyni çok daha fazla etkilemesinin yollarını öğrendiler. Örneğin binlerce yıldır afyonu hap şeklinde alan insanlar son bir kaç yüzyılda sigara şeklinde içmeyi, son yüzyılda da enjekte etmeyi ögrendiler, afyondan en az 10 kat güçlü olan saf eroin ve sentetik opioid türevlerini üretmeye başladılar. Bu yeni kullanım tarzı bir çok yeni sağlık sorunlarına yol açarken bütün dünyada opioid bağımlılığının çığ gibi büyümesine neden oldu.