Konuları Göster
|
|
Sayfa: [1] 2 3 ... 8
|
|
4
|
»SpoR« / FenerBahçe / ADAM ÖLDÜRME SEBEBİ
|
: Mart 01, 2008, 11:44:03 ÖÖ
|
|
Fenerbahçemizin file bekçisi Volkan maçın ardından, Lincoln'e öfke kustu. Volkan, "Lincoln'ün ettiği küfürler adam öldürme sebebi" diye konuştu. Volkan şunları söyledi: "Maçı fazla konuşmamak gerek, sonuçta kupa maçıydı Galatasaraylı arkadaşları tebrik ederim. Burda önemsenmesi gereken bir Brezilyalı'nın bana ana, avrat, kız kardeş, kız arkadaş hiçbirşey kalmadan küfür etmesidir. Ben bunu Türk Halkı duysun diye söylüyorum, hangi Türk insanına birisi gelip küfür ederse, tepki koyar. Ben belli bir yere profesyonel bir futbolcuyum, benim annem, kız kardeşim girerse bu olayın içine tepki gösteririm ve tepkimi de koydum.
Lincoln'e bu olaydan sonra bakış açım çok farklı. Lincoln'den o küfürleri dışarıda da yüzüme tekrarlamasını istiyorum. Sahada birşey yapamayacağımı bilip bu harektleri yaptı, saha dışında da aynı küfürleri yüzüme söylemesini istiyorum. Galatasaraylı arkadaşları, taraftarları tebrik ediyorum. 8 kişi kaldık, turu geçmek istiyorduk ama olmadı. Maçtan önemlisi Lincoln'ün bana küfür etmesiydi. Zaten turu geçmişsin, niye küfür ediyorsun.
Lincoln İngilizce küfür etti, bu kelimeleri kullanması yakışmadı. Ama dediğim gibi azcık yüreği varsa bu küfürleri gelir bana dışarıda söyler. Hakemin kırmızı kart göstermesi normal, hangi Türk insanına bu küfürleri etseniz bu adam öldürme sebebidir."
|
|
|
|
|
5
|
»SpoR« / FenerBahçe / “Ankaragücü maçına konsantreyiz”
|
: Mart 01, 2008, 11:42:34 ÖÖ
|
|
Oyuncularımızdan Mehmet Aurelio, Galatasaray maçında üzüldüklerini ancak bu maçın geride kaldığını belirterek, artık Ankaragücü maçına konsantre olduklarını söyledi. FB TV'ye açıklamalar yapan Mehmet Aurelio, "Galatasaray maçından sonra üzüldük. Ancak bu maç geçmişte kaldı. Artık Ankaragücü maçına konsantreyiz. Öğrendiğimize göre, Ankara'da, saha şartları pek uygun değilmiş. Ancak bizim her türlü şartta, her türlü kazanmamız lazım" diye konuştu
|
|
|
|
|
6
|
»SpoR« / FenerBahçe / “Her şartta 3 puan almalıyız”
|
: Mart 01, 2008, 11:42:04 ÖÖ
|
|
Oyuncularımızdan Edu Dracena, Türkiye Kupası maçının geride kaldığını belirterek, "Ligi istiyorsak, her şartta 3 puan almalıyız. Ankaragücü maçında hedefimiz galibiyet" dedi. FB TV'ye açıklamalar yapan Edu, "Geçmişe bağımlı yaşamamalıyız. Türkiye Kupası bittiyse, bitmiştir. Bu noktalara bağlı kalamayız. Bizim başka hedeflerimiz de var. Ligde liderliği ele geçirmek istiyoruz. Fenerbahçe'ye karşı oynayan her takım, takımımızın etkili oyuncularını durdurmak istiyor. Yani her takım bize karşı önlemler alıyor. Bu da bizim kalitemizi gösteriyor. Ligi istiyorsak, her şartta 3 puanı almalıyız. Ankaragücü maçında hedefimiz galibiyet" dedi.
|
|
|
|
|
7
|
»SpoR« / FenerBahçe / Sakat oyuncularımız için yeni alet
|
: Mart 01, 2008, 11:41:24 ÖÖ
|
|
Samandıra Kamp Merkezi'ne, sakat oyuncularımızın formda kalabilmeleri ve vücutlarının her yerini çalıştırabilmeleri için "Technogym" isimli yeni bir alet alındı. Bu alet sayesinde sakatlığı bulunan oyuncularımız Roberto Carlos, Deniz Barış, Claudio Maldonado ve Gürhan Gürsoy, mevcut antrenman ve tedavi programlarının yanı sıra ekstra çalışmalar yapabiliyor. Sevilla maçına karşı alınan özel önlemler kapsamında Samandıra Kamp Merkezi'ne getirilen yeni antrenman aleti sayesinde, oyuncularımız sakatlıkları süresince formlarından hiçbir şey kaybetmiyor. Yeni antrenman aleti, vücutta sakat olan bölge haricindeki yerleri, en verimli şekilde çalıştırıyor ve antrenman eksikliğini büyük oranda olsa ortadan kaldırılabiliyor.
|
|
|
|
|
10
|
»Kültür, Sanat, Eğitim ve İslamiyet « / Burçlar Alemi / Burcunuzun şarkısı
|
: Ocak 29, 2008, 01:38:43 ÖS
|
|
Koç: Bu aralar biraz alıngan olmanızdan kaynaklı yalnızsınız. Çevrenizde ki herkes sizden uzaklaşıyor. Size uygun en doğru şarkı, bizce Zuhal Olcaydan "Yalnızlığım, yaşamak zorunda olduğum beraberliğimsin..."
Boğa: Pek söze gerek yok aslında, gitmeniz gerek geçicide olsa uzaklaşmanız gerek. Bu mecburi ayrılık sevgilinizle uzun mesafeler koyacaksada siz ona bizce bir nostaljı yapın ve Tanju Okandan "Gözünde yaşlarla bana el sallama..." parçasını uygun gördük.
İkizler: Ehh sizin bu karmaşık ruh haliniz pek şaşırtmadı bizi. Şıpsevdisiniz bu gün çiçek der yarın kelebeği seversiniz. Bizce en güzeli size biçilmiş kaftan Nazan Öncelde "Aşık değilim olabilirim.. yüzde elli sevebilirim.."
Yengeç: Ahh en duygusal burcumuz evine bağlı sağdık aşk perisi, prensi modundaki yegane burç yıldızımız. Sen en güzeli kendine durmadan MFÖ den "sarı Laleleri" uygun gör. Şahsen biz çok uygun gördük...
Aslan: Ehh bu kadar naz yaparsan aşık usanır ve gider. Ama sana yakışmaz ardından kötü konuşmak. Bak Sezen Aksu ne de güzel söylemiş "Bahtiyar ol gözüm yok, mevlam verir sabrını Bu hesap böyle bitsin Helal ettim hakkımı..."
Başak: Yok bu kadar ince eleyip sık dokumak iyi değil. Ehh malum yaz geldi. Bu kısmetde kaçmaz hani. Bu yaz yoksa Ege'den "anla beni yaz aşkım" şarkısını söyleyip duracaksın haberin olsun.
Terazi: Terazi aşk'a konsntre olsan birazda o ikizler seni dahada beklemez bu kadar kaprisede gelemez. Bu gidişle seninde şarkın "gökyüzünde yalnız gezen yıldızlar yeryüzünde sizin kadar yalnızım" olacak haberin olsun
Akrep: Ehh canım akrepcim bu kadar niyetini belli etmeden işe koyulsan Emre Altuğ'da söndüremez senin ateşini Bkz: "Sıcak çok sıcak sıcak daha da sıcak olacak"
Yay: Ve yaptın yapacağını gene aldattın ehh afferim seni kutluyorum sayın yay!.. Ama bak Rafet el roman sana ışık olsunda koş bi "Beni affedermisin" de...
Oğlak: Yeni bir ilişkinin sinyallerini sende aldın. Eee gezegenler bu ay hep Aslana çalışacak değil ya. Sende de bol şans var vallahi. Hem sende bol kısmet var. Sertap erenerden "Kendime yeni bir ben lazım" senin şarkın..
Kova: Ohooo kaçtı tren kaybettin o aşkı olsun üzülme seni hala deli gibi seviyor. Ama çok gururlusun, sen öyle san dönmeye yüzün yok. Şimdi Sezen aksudan dinle bakalım "şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler" diye. Yaa senide ancak o paklar.
Balık: Eyvah! eyvah! yine ümit verdin yine ektin onu. Seni çok çok kınıyoruz. Ehh onunda sabrı bir yere kadar kaçar gider. Sen yinede Yaşardan " Beş dakika bekle git" söylersin
|
|
|
|
|
11
|
»Kültür, Sanat, Eğitim ve İslamiyet « / Burçlar Alemi / burclara göre aramoterapii!!
|
: Ocak 29, 2008, 01:37:35 ÖS
|
|
KOÇ
Sardunya, zambak, şerbetçiotu, kırmızı biber, kapari, köknar, dikenli bitkiler, devedikeni, hanımeli, pırasa, sarımsak, soğan, hardalotu.
BOĞA
Papatya, ıhlamur, tarçın, mısır, buğday, tüm tahıllar.
İKİZLER
Nergis, orkide, lavanta çiçeği, havuç, yeşil fasulye, at kestanesi, fıstık, mersin ağacı, şalgam, rezene, kuzu kulağı, anason.
YENGEÇ
Yaban gülü, kahkaha çiçeği, kara lahana, marul, turp, adaçayı, dereotu, pirinç.
ASLAN
Ayçiçeği, badem, lavanta, zeytin, papatya, ceviz, safran, nane, pirinç, ıspanak, ısırgan, defne, nane.
BAŞAK
Nergis, düğünçiçeği, unutmabeni çiçeği, şerbetçiotu, fındık, ceviz, kakule, melekotu, kedikulağı, patates, kök lahana, nane, kereviz.
TERAZİ
Nilüfer, muz, mercanköşk, palmiye, papatya, böğürtlen, çilek, üzüm, çan çiçeği, elma ağacı, akçaağaç, hintbiberi, tahıllar.
AKREP
Açelya, ıtır, kaktüs, hatmi çiçeği, hanımeli, soğan.
YAY
Hezaren, karanfil, dut, huş ağacı, kara hindiba, greyfurt, frenk üzümü, sarımsak, tarçın, güvercinotu, zerdeçal, safran, karakafes, turp, soan, pancar.
OĞLAK
Menekşe, malt, soğan, arpa, nane, ayva, sarmaşık, karaağaç, horozibiği, kenevir, nişastalı bitkiler.
KOVA
Çiğdem, menekşe, kimyon, zeytin, armut, orkide, karabiber, acı biber, ıhlamur, kivi, mürver ağacı.
BALIK
Sardunya, gelincik, nilüfer, söğüt, kıvırcık salata, kavun, salatalık, yosun, ıhlamur, enginar, lahana, kabak, şalgam.
Küçük Aromaterapi formülleri
Boğa ve Terazi için
Küvetinize su doldurup bir su bardağı biberiye katarsanız, sinirleriniz uyarılacak ve kafanız berraklaşacaktır. On dakikalık bir banyo yeterlidir. Olmazsa, bir cezve adaçayı kaynatın, içine iki damla biberiye damlatın ve buharını birkaç dakika içinize çekin. sinirleriniz rahatlayacaktır.
Yengeç ve İkizler için
Bir çorba kaşığı kaynatılmış bala, bir damla gül yağı damlatın, hemen rahatlatır. Tüm yağlar beyni uyarırlar ve mental gücü tazelerler.
Yay ve Oğlak için
Uzun yolda araba kullananlar için, uygun seçilmiş birkaç damla koku, beynin gri maddesini etkileyip tazeleyecektir, küçücük bir demet fesleğen, uzun yolda bir kabus olabilecek olan uykuya karşı mükemmel bir uyarıcıdır. Bir kaç damla fesleğen yağı, koca bir fincan koyu kahveden çok daha iyi bir uyarıcıdır. Çalışma masanızda da küçük bir fesleğen bulundurabilirsiniz.
Akrep ve Kova için
Mide yanmaları, hepimizin ortak sorunudur. Teşhis edilmiş bir hastalığınız olmadığı halde, mideniz bazen bir lokma yemek yemenize dahi engeldir.
Aromaterapi’nin buna da bir yaklaşımı var; ıtır otu yağı mucizeler yaratabilir. Birkaç damlasını kahverengi bir şekere damlatın veya bir kaşık bala katın. Bu metod bugün İtalya´da sayısız doktor tarafından kullanılmaktadır. Portakal çiçeği yağı da, aynı sorunu gideren bir diğer kaynaktır ve çok etkilidir.
Aslan, Başak ,Balık ve Koç için
Ayaklarımız, her gün tonlarca yük taşırlar, kilometrelerce yol yaparlar. Rahat olsun diye giydiğimiz ama çoğu zaman moda yüzünden, bu yük daha da ağırlaşır.
Bayram veya yılbaşı alışverişlerini düşünün. Bir otobüste eve giderken, neredeyse bir saat ayakta durduğunuzu ya da evde veya işyerinde koşturduğunuzu?
Eğer ayaklarınızın sesi olsa, ayakkabılarınızı çıkarıp attığınızda, duyacaklarınız hiç de hoş olmayacaktır. Neyse, sihirli yöntemimiz var; hemen bir leğen su kaynatın, içine 6 damla nane yağı damlatın ve yavaş yavaş masaj yapın, yeniden doğduğunuzu hissedeceksiniz.
|
|
|
|
|
12
|
»Kültür, Sanat, Eğitim ve İslamiyet « / Burçlar Alemi / Şiveli Burç Yorumları...
|
: Ocak 29, 2008, 01:36:52 ÖS
|
|
Goyunun Herifi (KOÇ) Şansız döni, işler yoluna giri... Ekonomiz birezim düzelecek...
Tosun (BOĞA) Siz siz olun galp gırmayın... Galp gırmah golaydır ama yapmah çoh zordur...
Çütüzler (İKİZLER) Ne gadar sevünsez azdur... Aşk da, iş de yolunda...Bayram etsez yeridir...
Çayan (YENGEÇ) Size uzun bi yol görüni... Tatil zamanı del, ama gine siz bilirsiz...
Orman Ağası (ASLAN) Çoh sevineceğiz bi haber alacahsız... Postacı gapızı çaldı çalacah...
Kelle (BAŞAK) Anlaşılan siz dedigoduyu çoh sevisiz... Milleti çeküştürmekten vazgeçin...
Gantar (TERAZİ) Size en yahın arhadaşız kelek yapi... Orda burada hakgızda ileri geri gonişi...
Ahu Bocigi (AKREP) Nereye gitsez orayı gurutisiz... Bu sıra Elazığ maçlarına heç getmeyin...
Eğrülmüş Demir (YAY) Elin işine garışmayacam deyisiz, gine de garişisiz... Eyliğiz kötülük oli...
Gıdik (OĞLAK) Dediğim dedik çaldığım düdük deyisiz... Yazuhtur babam yazuh...
Sitil (KOVA) Yağacah yağmurlara gara dikgat edin... Fazla ortalıhlarda dolaşmayın...
Deniz Guşu (BALIK) Efferim size, bu sıra bildigiz gibi devam edin...
|
|
|
|
|
13
|
»Kültür, Sanat, Eğitim ve İslamiyet « / Burçlar Alemi / Burçlara Göre Gelinlik
|
: Ocak 29, 2008, 01:36:04 ÖS
|
|
KOÇ:Koç kadınları, ateş grubu oldukları için iddiayı severler. Gelinlik modellerinin de aynı şekilde iddialı çizgiler taşımasını isterler. Fazla abartılı olmamak kaydıyla, sade ve ışıltılı gelinlikleri tercih ederler.
BOĞA:Gelinliklerinin ışıltılı olmasını isterler. Sırt ve göğüs dekoltesi onlar için vazgeçilmezdir. Güzellik adına her türlü detayın gelinliklerinde olmasını arzularlar.
İKİZLER:Farklı ve sade çizgilerden hoşlanırlar. Ancak burçlarının özelliğinden ötürü çift karakterli olan İkizler kadını, zaman zaman diğer kişilikleri devreye girdiğinde sadeliğin tam aksine çok ihtişamlı gelinlikler de isteyebilir.
YENGEÇ:Gelinliklerinin mutlaka romantik bir yanı olmalıdır. Şifon ve dantel gibi romantik görünümlü kumaşlar onları en iyi şekilde ifade eder.
ASLAN:Aslan gelinleri kraliçe gibi görünmek ister. İhtişam, onlar için vazgeçilmezdir. Düğün törenine göre kimsenin tercih edemeyeceği kadar sade ya da son derece iddialı tasarımlar seçebilirler.
BAŞAK:Her zaman çok sade ve klas olmaktan yanadırlar. Kendilerine sonsuz güvenirler. Seçtikleri kumaşlarla sade ve şık zevklerini ortaya koyarlar.
TERAZİ:Terazi gelini, dantellerle bezenmiş çok ihtişamlı bir gelinliğe sahip olmayı arzular. Dantelli duvak, kabarık etek, uzun kuyruk, korsajlı üst, İspanyol kol ve taşlar vazgeçilmezidir.
AKREP:Akrep kadınları, her zaman olduğu gibi sistemli çalışmalarını gelinlik seçimlerine de yansıtır. Ne istediklerini açıkça ortaya koyarlar. Kabarık etekli, zarif ve romantik görünümlü gelinlikleri seçerler. Düğün mekanına göre çiçek ya da taşlarla işlenmiş bir gelinlik giyebilirler.
YAY:Çok değişik ve sanatsal gelinlikleri severler. Ayrıca çok çılgın bir yanları da olduğu için ortaya çok farklı ve iddialı tasarımlar da çıkabilir. Gösterişli gelinlikleri tercih ederler.
OĞLAK:Oğlak kadınlarında her zaman saraylara yakışır bir ihtişama sahip olma duygusu vardır. Kuyruk vazgeçilmezleridir. Çok işli gelinlikler isterler. Önemli olan ise bu isteklerinin modern çizgilerle birleştirilmesidir.
KOVA:Kimsenin düşünemeyeceği kadar farklı detaylara sahip bir gelinlik ararlar. Tarihsel özellikleri olan ve bir dönemi temsil eden kostümleri düşünerek gelinlik modellerini belirlerler. Yunan mitolojisi, Fransız kadınının korsajlı ve kabarık elbisesi, 16 yüzyılın çizgileri onları etkiler.
BALIK: Daha çok düğün gününün tüm özelliklerini kullanmayı hedeflerler. O özel günde yapabilecekleri tuhaf ve abartılı olmayacağını düşündükleri tüm detayları gelinliklerinde kullanırlar. İhtişamlı, seksi, romantik ve ışıltılı bir gelin olmak isterler.
|
|
|
|
|
14
|
»Kültür, Sanat, Eğitim ve İslamiyet « / Burçlar Alemi / burcunuzun qüzellik önerileri
|
: Ocak 29, 2008, 01:34:41 ÖS
|
|
Eğer Koç, Aslan veya Yay burcuysanız, ateş elementisiniz.
Mizacınız icabıyla da sıcak sayıldığınızdan, bu dinamik ve kendinden emin tutumlarınızı ön plana getirecek bir makyaj stiline ihtiyacınız var. Sizin için ayrıca güzellik bakımının pratik ve etkili olması gerekir. Sonuçta siz yoğun bir yaşam sürmektesiniz ve cildinizi tazeleyecek kremlerin veya kozmetik ürünlerin hayatınızda birer mecburiyet olduklarını eninde sonunda idrak edersiniz. Ancak çeşit çeşit krem kutuları size karışıklığı çağrıştırır. Sizin için önemli olan, herkesten farklı görünmektir. Makyaj yapmak size göre en eğlenceli uğraştır. Parlak ve ışıldayan renklerle gözlerinizi vurgularsınız. Ayrıca kopkoyu kırmızı dudaklar tam size göre. Tabi ki, makyajınızı ortamına göre uygularsınız, örneğin ofiste oldukça ciddi gözükmeli, akşam randevunuzda ise parlamalısınız. Sizin için en uygun saç modeli, yüz şeklinize uyacak sportif kısa saç modelidir.
Renkleriniz:
Kırmızı, orange, altın sarısı, antrasit gri ile kombine edilmiş bakır rengi gibi parlak renkler tercihinizdir. Çünkü bu renkler ateşli ve sıcak kişiliğinize uymaktadır.
Makyajınız:
Göz kapaklarınızın üzerini altın veya orange renkleriyle canlandırabilirsiniz. Göz kapaklarınızın üst kısmını içten dışa doğru antrasit rengi ile gölgelendirin. Siyah veya koyu kahverengi göz kalemi ile gözlerinizin çevresini belirleyin. Yine siyah veya koyu kahverengi rimel kullanabilirsiniz. Yanaklarınızı bakır tonunda allık ile vurgulayabilirsiniz. Dudaklar ve tırnaklar pas veya parlak tonda kırmızı olmalı.
Değerli taşınız:
Yakut, süleyman taşı (Granat), elmas
TOPRAK ELEMENTİ(Boğa,Başak,Oğlak) Boğa, Başak veya Oğlak burcu olarak toprak elementisiniz ve ayakları yere emin basan bir kişilik sergiliyorsunuz. Yaşamın iyi ve manalı yönlerinin kıymetini bilirsiniz. Baştan sona kadar bakımlı olmak sizin için tartışılmaması gereken bir konudur. Dişiliğinizi ve tipinizi makyaj ve parfüm ile daha anlamlı hale getirmeyi seversiniz. Bu esnada da kozmetik ürünlerinizle hiç tasarruflu değilsinizdir, az krem almak yerine fazla almayı yeğlersiniz. Sizin için mükemmel ve bakımlı görünmek çok önemlidir. Buna rağmen yine doğal bir hava sergilersiniz, çünkü tipinizi (kişiliğinizi) yabancılaştırmayı hiç sevmezsiniz. Keskin veya sivri bir tarz sizin için düşünülemez, tam tersine daha ciddi bir görünüşten yanasınız. Saç şekliniz rahat ve basit olmalı. Klasik at kuyruğu veya açık taşıyacağınız orta uzunluktaki saç tipi size uygun olur.
Renkleriniz:
Bej, kahverengi, bakır rengi veya toprak sarısı gibi toprak tonları sizin elementinize hitap etmektedir. Ayrıca bunları mısır sarısı veya koyu yeşil ile kombine edebilirsiniz.
Makyajınız:
Toprak bayanına, özellikle gözleri vurgulayan etkileyici bir makyaj tarzı uymaktadır. Bunun için göz kapaklarınızı koyu kahverengi ile renklendirin. Kaşlarınızın ve göz kapaklarınızın alt kısmına bakır tonunda far uygulayabilirsiniz. Siyah rimel kullanın. Yanaklarınızı pas rengine yakın kahverengi ruj ile vurgulayın. Dudaklar bej tonunda olmalı. Tırnaklarınıza bakır rengine yakın bej oje kullanabilirsiniz.
Değerli taşınız :
Safir, alaca akik, Citrin, topaz (sarı yakut).
HAVA ELEMENTİ(İkizler,terazi,kova)
İkizler , Terazi veya Kova burçları hava elementinin, yani gökyüzünün burçlarıdır. Bulutlar üzerinde uçmayı ve kendinizi yükseklerde hissetmeyi seversiniz. Geniş bir uygulama alanına ve değişikliğe ihtiyaç duyarsınız. Cildiniz çoğunlukla yumuşak, ince ve genelde hassastır. Bu yüzden de düzenli bakıma ihtiyacı vardır, ancak “bakım” konusu hiç de size göre değildir, çünkü siz daha çok fikirleriniz ve planlarınızla uğraşmayı tercih edersiniz. Ayrıca her zaman güzelliğinize ayıracak zamanınız da yoktur. Değişik olanı sevdiğinizden, kozmetik ürünlerinizi sık sık değiştirirsiniz, yani siz tutkulu bir krem ve parfüm deneyicisinizdir. Yeni ürünler her zaman ilginizi çekmiştir ve genelde araştırmacı olduğunuz için yeni çıkan bir makyaj ürününü veya saç modelini hemen denemelisiniz. Alnınızın açık olduğu saç modelleri size hitap etmektedir. Saç renginizi de çabuk değiştirir ve asimetrik saç kesimlerinden de vazgeçemediğiniz olmuştur.
Renkleriniz:
Tüm pastel renkler ve gök mavisi, pembe, açık yeşil gibi serin renkler, hatta limon sarısı havalı ve hafif mizacınıza hitap etmektedir.
Makyajınız:
Hava elementinin belirgin ve ince yüz hatlarına, serin tonların kullanıldığı yumuşak bir makyaj stili uymaktadır. Zıtlık yaratması açısından öncelikle göz kapaklarınızın üst kısmına beyaz far uygulayın. Açık pembe tonu ise kaşlarınızın altına doğru kullanabilirsiniz. Göz kapaklarınızı iç kısmından dışına doğru açık mavi ile renklendirin. Mavi göz kalemi kullanın, ancak çizginin ince olması gerekir. Kirpiklerinize de mavi rimel kullanabilirsiniz. Yanaklarınızı, dudaklarınızı ve tırnaklarınızı gül pembesi ile tonlandırın.
Değerli taşınız:
Topaz (sarı yakut), beril (gök zümrüt), aquamarin, turmalin taşı, turkuvaz.
SU ELEMENTİ(yengeç,akrep,balık)
İster Yengeç , Akrep veya Balık burcu olun, siz su elementisiniz. Duyarlı ve hassas bir kişiliğiniz var, ki bu da yüz hatlarınıza yansımaktadır. Teniniz genelde çok ince ve cilt yapınız oldukça yumuşaktır. Dış görünüşünüz ve güzellik bakımınız genellikle duygusal atmosferinizle bağlantılıdır. Bu yüzden keyifsiz anlarınızda bile, düzenli bakım uygulamak için çaba göstermelisiniz. Çünkü özellikle bu durumlarda buna ihtiyacınız olacaktır. Biraz daha disiplinli olmak size iyi gelecektir. Keyfinizi canlandırdığı için özellikle parfümlere ve kokulu banyo esanslarına özel bir zaafınız vardır. Ayrıca bu tür banyo keyiflerinde de hayalciliğinize sarılırsınız. Makyaj yaparken, genelde dolgun ve adeta kalemle çizilmiş dudaklarınızı ön plana getirmeyi seversiniz. Saçlarınızın yumuşak ve hafifçe omuzlarınıza düşmesini tercih edersiniz. Oldukça ciddi veya çok kısa saç modelleri hiç size göre değildir.
Renkleriniz:
Koyu mavi, turkuvaz veya maviye yakın yeşil, ayrıca siyah ve eflatun sizin elementinize uymakta ve güzelliğinizin altını çizmektedir.
Makyajınız:
Duyarlı su bayanına yumuşak tarzda bir makyaj uygundur. Mavi arası yeşil renge zıt olarak öncelikle göz kapaklarınıza beyaz far kullanın ve daha sonra göz kapaklarınızın alt kısmını bu yeşil renk ile gölgelendirin. Kirpiklerinize kahverengi rimel kullanın. Az miktarda şeftali tonu ruj ile yanaklarınızı vurgulayın. Dudaklarınıza ve tırnaklarınıza da şeftali renginde ruj ve oje kullanabilirsiniz.
Değerli taşınız:
Zümrüt, opal, ay taşı, ametist
|
|
|
|
|
15
|
»YaşaM - SoHBeT - EğeNCe« / Otomobil Dünyası / Modifikasyon / SözLük - KısaLtmalar
|
: Ocak 29, 2008, 01:28:32 ÖS
|
|
ABS Fren Sistemi: Tekerlekleri kilitlemeden frenleme yapılmasını sağlayan sistemdir. ABS fren sistemi özellikle kaygan zeminlerde yapılan ani frenlemelerde tekerleklerin kilitlenmesini önler. Ani frenlemede tekerleklerin kilitlenmemesi ise aracın manevra ve kontrol yeteneğini önemli ölçüde arttırır.
Adezyon: Sıvıların veya madenlerin birbirlerine yapışmasını sağlayan kuvvete adezyon denir.
Aerodinamik: Aerodinamik, araçların havanın içinde nasıl hareket ettiğini inceler. Aerodinamik genelde hava ile havanın içinde hareket eden katı kütleleri inceleyen bir bilim dalıdır. Otomobillerin hava sürtünme katsayısının düşük olması ve havanın içinden daha kolay geçebilmesi, aracın dengesini ve yakıt tüketimini olumlu etkileyen faktördür.
Airbag (Hava Yastığı) - SRS (Suplementary Restraint System) : Hava yastığı çarpışmalara karşı yolcuyu koruma derecesi son derece yüksek olan bir ek koruma sistemidir. Hava yastığı bir çarpışma sırasında algılayıcılardan gelen uyarı sonunda şişerek, çarpışma yönünde yolcuyu karşılayan koruyucu bir kalkan oluşturur.
Akıcılık Derecesi (Vizkozite) : Bir sıvının dar bir boğazdan akabilmesine o sıvının akıcılık derecesi denir. Bu, belli bir hacimdeki sıvının belli bir çaptaki delikten akma zamanıdır. Akıcılık derecesi vizkozite ile ifade edilir.
Aks: Üzerinde bir veya daha fazla tekerleğin döndüğü otomobil eksenine dik bir mildir.
Akümülatör: Akümülatörler elektrik enerjisini kimyasal enerji halinde depo ederek, devrelerine elektrikli alıcılar bağlandığı zaman bu kimyasal enerjiyi tekrar elektrik enerjisine çeviren araçlardır.
Alt ölü nokta: Pistonun silindir içinde inebildiği en alt noktada, yön değiştirmek için bir an durakladığı yerdir. Kısaca A.Ö.N. olarak belirtilir.
Alternatör: Şarj dinamolarının aksine dalgalı (alternatif) akım meydana getiren araçlardır.
Amortisör: Ani yaylanmaları ve yay salınımlarının devam etmesini önleyen parçalardır.
Ana yataklar: Ana yataklar, motorda krank milini taşıyan yataklardır.
Antifriz: % 50 glycol + % 50 su karışımı bir sıvıdır. Soğutma sisteminde bulunan radyatör içindeki su, soğuk havalarda donarak genleşebilir ve soğutma sistemine zarar verebilir. Radyatörde bulunan suya ilave edilen antifriz suyun donmasını engeller. Antifriz ayrıca radyatörü ve soğutma sistemini pas ve korozyondan korumak amacıyla da kullanılır.
Atalet: Bir cismin herhangi bir hareket yönüne veya hız değişikliğine karşı gösterdiği dirençtir.
Ateşleme avansı: Silindirde sıkıştırılan yakıt-hava karışımının ateşlendikten sonra tamamen tutuşabilmesi için gereken süredir.
Ateşleme bobini: Ateşleme sisteminin bir parçasıdır. Transformatör gibi görev yaparak batarya voltajını yüksek volta yükseltir.
Ateşleme noktası: Motorinin sıkıştırılma sonucunda silindir kafasındaki sıcak gazların içine püskürtüldüğü anda kendiliğinden ve hemen ateş alma sıcaklık noktasına ateşleme noktası denir.
Ateşleme sıçraması: Yanlış bujinin karışımı tutuşturmasına ateşleme sıçraması denir. Ateşleme sıçraması genellikle buji veya distribütör kapağının ya da tevzi makarasının hatalı oluşundan meydana gelir.
Ateşleme sırası: Motor silindirlerinin ateşlenme sırası veya silindirlerde güç zamanının meydana geliş sırasıdır.
Ateşleme sistemi: Otomobil motorlarında silindirlerde sıkışan hava-yakıt karışımının yakılabilmesi için bujilere yüksek voltajlı kıvılcım sağlayan sistemdir. Ateşleme sisteminde batarya, ateşleme bobini, distribütör, kablolar ve bujiler vardır.
Atmosferik basınç: Dış hava ağırlığının aşağıya doğru basma kuvvetine atmosferik basınç denir.
Bakır kurşun yataklar: Genellikle dizel motorlarında yaygın bir şekilde kullanılan yatak çeşididir.
Balanst rezistör değerleri: Elektronik ateşleme sistemi iki rezistör ile korunur. Bunlar, 0,55 ohm olan normal devre direnci ile 5.ohm olan yardımcı devre direncidir.
Basınçlı kapak: Suyun kaynamasını ve kaybını önleyen, soğutma sistemini basınç altında çalıştıran supaplı bir kapaktır.
Baskı yatağı: Debriyaj pedalına basıldığında, baskı parmaklarını bastırarak motor ile güç aktarma organlarını birbirinden ayıran mekanizmadır.
Batarya: Otomobillerde akım kaynağı olarak kullanılan, elektrik enerjisini kimyevi enerji olarak depo eden araçlardır.
Benzin: Ham petrolden elde edilen ve otomobillerde yakıt olarak kullanılan bir hidrokarbondur.
Benzin motorları: Buji ile ateşlenen, benzin veya benzin türevi yakıt kullanan motorlara benzin motorları denir.
Benzin yanması: Benzin-hava karışımı silindir içinde sıkıştırma zamanı sonunda, bujinin meydana getirdiği kıvılcım neticesinde düzenli olarak yanmaya başlar. Hiçbir zaman patlamaz. Normal yanma bujide başlar ve sonra bir alev dalgası halinde ateşleme odasını kat eder.
Beraber çalışma: Çok silindirli motorlarda genellikle silindir veya pistonların ikişer ikişer beraber çalışmasıdır. Örnek olarak dört silindirli bir motorda, birinci silindir ile dördüncü silindir pistonları ikisi beraber ve üçüncü silindir ile ikinci silindir pistonları da beraber çalışır.
Beygir gücü: 0, 7457 kw'a eş değer güç birimidir.
Bileşik yağlar: Bu tip yağlar genellikle ince yağlar olup, SAE numarası yüksek yağların özelliklerini karşılamak için içlerine bazı kalınlaştırıcı katıklar katılmış yağlardır.
Biyel cıvataları: Biyel cıvataları, biyel kepini biyel başına bağlayan cıvatalardır.
Biyel kepi: Biyel ile biyel muylusu arasındaki bağlantıyı sağlayan parçadır.
Biyel muylusu: Biyelin krankta bağlandığı yüzeydir.
Biyel yatağı: Biyel başında bulunan, içinde krank mili biyel muylusunun döndüğü yataktır.
Biyeller: Piston ile krank mili biyel muylularını birleştiren parçalardır.
Boğazlı karter: Yanlardan üst kartere, önden ve arkadan kavis biçiminde, ön ve arka ana yatak kepine oturan karterlere boğazlı karter denir.
Boşluk: Hareketli veya sabit iki parça arasında ya da biri hareketli diğeri sabit iki parça arasındaki boşluktur.
Boxer motor: Silindirleri yatay bir düzlem üzerinde bulunan yatık silindirli motora boxer motor denir.
Buhar tamponu: Karbüratöre doğru olan benzin akışının, yakıt sistemindeki benzinin buharlaşması nedeniyle gecikmesi veya durmasıdır.
Buji: Kıvılcım çıkarmak suretiyle benzinin yanmasını sağlayan, iki elektrodu ve porseleni bulunan bir parçadır. Motor silindirlerinde bir kıvılcım atlama aralığı sağlayacak şekilde yapılmıştır. Benzin motorlarında sıkıştırma zamanı sonunda silindir içinde sıkıştırılmış bulunan benzin-hava karışımını yakmak için meydana getirilen yüksek gerilim, buji denilen parça üzerinden geçer.
Buji arızaları: Buji arızaları genellikle motora göre uygun sıcaklıkta buji kullanmamaktan, bujinin yanlış yerleştirilmesinden veya motordaki ateşleme sistemi ya da yakıt sistemi arızasından meydana gelir. Genellikle görülen buji arızaları, üst porselenin çatlamış veya kırılmış olması ve burun porseleninin çatlak veya kırık olmasıdır.
Buji sıcaklığı: Silindir içine emilen benzin-hava karışımının yanma zamanında meydana getirdiği ısı enerjisi yaklaşık olarak 2000 - 2500 derece arasındadır.
Buji tırnak aralığı: Bataryalı ateşleme sisteminde buji tırnak aralığı genellikle 0,6 - 0,8 mm arasındadır.
Burç açıcı zımba: Burçları bulundukları yerde sıkıştırmak için kullanılan alettir.
Burç: Yatak görevi gören silindir bir parçadır.
Conta: Mekanik aksamların birleşme noktalarında sızdırmazlık ve geçirmezlik sağlamak amacıyla, parçalar arasına koyulan parçalardır. Contalar mantardan, madeni levhalardan ve çeşitli materyallerden üretilir.
Cruise Control (Otomatik hız kontrol): Sürücünün ayağını gazdan çekmesine olanak tanıyarak, otomobili belli bir hızda tutabilen bir sistemdir. Bu sistemde, araç ayarlanmak istenilen hıza ulaştığında ilgili sistem ile ilgili bir düğmeye basılır ve ayak gaz pedalından çekilir. Sistem devreden çıkarılmak istendiğinde tekrar gaza basmak ya da ilgili düğmeye tekrar basmak yeterlidir.
Çamurlu tortu: Karterin içinde zamanla biriken toz, pislik, yağ ve su karışımı olan oldukça yapışkan bir tortudur.
Çan ağzı: Aşınmış olan silindirik bir parçanın daha fazla aşınmış olan tarafıdır.
Çap kumpası: Mil çapını, delik iç çaplarını ve parça kalınlıklarını ölçebilen bir ölçü aletidir.
Çapak: Madeni bir yüzeyden kesici aletle kesilen küçük metal zerreciklerdir.
Çapraz tip kardan mafsalı: Bu mafsallar esas olarak birbirleri ile 90 derecelik açı yapacak şekilde bir istavrozla tutturulmuş olan ve ana şafta bitişik olan iki kelepçeden meydana gelmiştir. Çapraz tip mafsalın yağlama işlemi mafsalın yapımına bağlıdır.
Çarpmalı yağlama sistemi: Çarpmalı yağlama sistemi, yağ pompasının karterdeki motor yağını yağ çanağına basarak, çanağı daima dolu bulundurması şeklinde çalışır.
Çevrim: Bir motorda iş elde etmek için tekrarlanmadan meydana gelen olayların toplamına bir çevrim denir. Dört zamanlı motorlarda bir çevrimin tamamlanabilmesi için pistonun dört hareketine (krank milinin iki tam devir yapmasına) gerek vardır. Dört zamanlı motorlarda bir çevrim, Krank milinin 720 derecelik dönüşü ile tamamlanır.
Çok amaçlı gresler: Lityum sabunlu greslerdir. Orta kıvamda, suya dayanıklı olduğundan aracın her yerinde kullanılabilir özelliğe sahiptir.
Çok levhalı kavrama: Bir tür debriyaj kavrama şeklidir. Bu tür debriyajda, değişik işleten ve işleyen diskler kullanılmaktadır. Önemli olan her işleten diskin uygun yük miktarını işleyen disklere aktarması ve bütün işleyen disklerin dönüşlerine aksettirilmesidir. Bu tür debriyaj, binek otomobilleri mekanik vites mekanizmalarında görülmemekle beraber otomatik vites mekanizmalarında ana unsuru oluştururlar.
Debriyaj: Şanzıman grubunu motordan ayırmak veya motora bağlamak fonksiyonunu debriyaj gerçekleştirir. Debriyajlar motor kuvvetini şanzıman sistemine dereceli olarak aktarmak ve sarsıntısız bir hareket sağlamak üzere ayarlanırlar.
Derece: Dairenin 1/360'ı olan ölçüdür.
Değişken supap zamanlaması: Değişken supap zamanlaması, motor işletim sisteminin hangi devire göre hangi supap zamanlamasının kullanılacağını belirlemesi ve her devirde en verimli çalışmayı sağlamasıdır.
Detenasyon: Karışımın buji tarafından ateşlenmesinden sonra yanmanın düzensiz olarak gerçekleşmesine detenasyon denir. Karışımın ani yanması sonucu yükselen basıncın oluşturduğu vuruntu çok şiddetli olursa, motor parçaları yıpranır.
Deterjan katıklar: Bu katıklar yağın yıkayıcı ve temizleyici özelliğini sağlar. Motor içindeki pislikler genellikle yakıt ve yağların bıraktıkları kül, karbon, kurum ve is gibi kalıntıları içerir. Deterjan katıkları gerek soğukta, gerek sıcakta bu kurumların ve birikintilerin oluşumuna engel olarak motoru temiz tutar.
Dıştan yanmalı motorlar: Dıştan yanmalı motorlar otomobillerde kullanılmayan bir motor çeşidi olup, yakıtın dışarıda bir yerde yakılması ile üretilen ısı enerjisini mekanik enerjiye dönüştüren makinalardır.
Diferansiyel: Genellikle otomobillerde ön tekerlekler birbirlerinden ayrı olarak dönerler ve böylece hız farkları ortaya bir problem çıkarmaz. Ancak arka tekerlekler için durum böyle değildir. Arka tekerleklerdeki mekanizma, örnek olarak aracın bir dönemeci dönmesi durumunda ortaya çıkan sürat ayrılıklarını düzeltmek durumundadır. Bu işletme, istenilen şekilde düzenlenmiş dişlilerden oluşan diferansiyel tarafından yerine getirilir. Bu hareket tamamen otomatik olarak düzenlenir.
Dinamo: Mekanik enerjiyi elektrik enerjisine çevirerek lambaları yakan, bataryayı şarj eden ve ateşleme sistemini çalıştıran bir elektrik sistemi parçasıdır.
Dinamometre: Dinamometre, motorun çıkış gücünü ölçen bir alettir.
Dingil mesafesi (Dingil aralığı): Dingil mesafesi, ön tekerleklerin merkezi ile arka tekerleklerin merkezi arasındaki uzaklıktır. Büyük dingil mesafesi, aracın dengesini ve sürüş özelliklerini olumlu olarak etkileyen bir faktördür.
Diod: Transistörlü ateşleme sisteminde kullanılan parçalardır. Diodlar, bir voltaj rölesi gibi görev yaparak, transistörü aşırı voltajın etkisinden korur.
Direksiyon: Bir aracı istenilen tarafa yöneltmek için ön tekerleklerin sağa veya sola istikametlerini değiştiren mekanizmaya direksiyon sistemi denir.
Direksiyon dişlileri: Direksiyon dişlileri, direksiyon simidinin dönme hareketini doğrusal harekete çevirerek aracın ön tekerleklerine ileten, direksiyon milinin ucuna yerleştirilmiş olan dişlilerdir.
Direksiyon simidi: Aracı istenilen yöne çevirmeye yarayan, direksiyon milinin ucunda bulunan yuvarlak bir parçadır.
Dispersan Katıklar: Bu katıklar, deterjan sayesinde motorun içinden çözülen pisliklerin etrafını sararak ateşleme odasına, supap odalarına, yağ kanallarına, filtre elemanlarına ve motor çeperine yapışmasını önler. Çok küçük parçalar halindeki pisliğin yağ bünyesinde askıda kalması özelliği dispersan katığı sayesinde sağlanır.
Distribütör: Yüksek voltajlı akımı, motorun ateşleme sırasına göre bujilere dağıtan bir elektrik sistemi cihazıdır.
Distribütör kapağı: Genellikle bakalitten imal edilen bir kapaktır. Kapak içinde, ateşleme bobininden gelen yüksek voltajın bujilere iletilebilmesi için motor silindir sayısı kadar eşit aralıklı madeni uçlar bulunmaktadır.
Distribütör Tablası: Platin takımı ve kondansatörü üzerinde taşır. Mekanik avanslı distribütörde sabit olarak gövdeye bağlanmıştır.
Dişli boşluğu: Birbirlerinin dönmesini sağlayan iki dişlinin arasındaki boşluktur.
Dişli oranı: Birbirlerinin dönmesini sağlayan iki dişlinin veya milin dönme oranlarıdır.
Dişliler: Bir milden diğerine dönme hareketini ileten, güç aktarımında kullanılan parçalardır.
Dişli Yağları: Hassas olarak işlenmiş dişli yüzeylerinde kullanılan yağlardır. Bu tür dişli yüzeylerinde korozyona ve yağın kalınlaşmasına neden olacak maddelerin meydana gelmemesi için dişli yağlarının kimyasal stabiliteye sahip olmaları gerekmektedir.
Diyagram verimi: Endikatör diyagramından ölçülen işin, teorik çevrim diyagramından ölçülen iş oranına diyagram verimi denir.
Dizel çevrimi: Dizel motorlarda motorin, silindire emilerek sıkıştırılmasının ardından püskürtülür ve daha sonra sıkıştırılan havanın sıcaklığı ile tutuşur. Dizel motorlarda bu şekilde gerçekleşen çalışma düzenine dizel çevrimi denir.
Dizel motoru: Dizel motoru, dizel çevrimine göre çalışan bir motordur.
Doğrusal gidip-gelme: Bir cisim, parça veya materyalin iki sınırlı nokta arasında ileri-geri veya aşağı-yukarı doğru olan hareketidir.
Donma Noktası ( Yakıt ): Yakıtın katılaştığı veya donduğu ısı derecesine donma noktası denir. Bu ise yakıtın soğuk havada kullanılabilme oranını gösterir. Özellikle motorin soğuk havalarda kristalleşerek donabilir.
Döner Pistonlu Motor ( Rotary-Wankel Motor ): 1954 senesinde Felix Wankel tarafından geliştirilmiş bir motor türüdür. Bu motorda silindir geometrik elips biçimi şeklindedir. Bu motorun çalışma prensibi kısaca, yakıt odasına sahip blok içinde üçgen şeklinde bir döner pistonun dönerek, silindir içinde değişik yakıt hacimleri ve sıkıştırma oranları meydana getirmesidir.
Dörtlü karbüratör: Dört boğazlı karbüratöre dörtlü karbüratör denir.
Dört zamanlı motorlar: Dört zamanlı Otto motoru prensiplerine göre geliştirilmiş olan dört zamanlı çalışma sistemi olan motorlardır. Bu dört çalışma zamanı emme, sıkıştırma, iş (güç, yanma, genişleme) ve egzoz olarak sıralanır.
Düz silindir kapaklı motor: L tipindeki motor, düz silindir kapaklı motordur.
Egzoz gaz analizörü: Egzoz sistemine çıkan gazları analiz etmek suretiyle, karbüratörün çalışmasını değerlendirir.
Egzoz manifoldu: Egzoz gazlarının dışarıya atılması işleminde kullanılan, seri bir borudan yapılmış parçadır.
Egzoz supabı: Egzoz gazlarının silindirden dışarı atılması işleminde, açılan ve kapanan supaptır. Egzoz supabı, alt ölü noktadan önce açılır ve üst ölü noktadan sonra kapanır.
Egzoz zamanı: Egzoz supabının pistonun alt ölü noktadan üst ölü noktaya doğru yaptığı strok sırasında açılarak, yanmış gazların silindirlerden dışarıya atılmasıdır.
Eksenel gezinti: Bir milin iki ucuna doğru yapmış olduğu harekete eksenel gezinti denir.
Elektrik sistemi: Otomobillerin elektrik sistemlerinde ateşleme bobini, distribütör, regülatör, batarya, şarj dinamosu, marş motoru ve kablolar yer alır.
Elektrikli yakıt pompası: Kamyon, otobüs gibi genellikle ağır hizmet tipi araçlarda bulunan elektrikli yakıt pompası, aracın bataryasından veya şarj dinamosundan aldığı akımla çalışarak, yakıt deposundan karbüratöre yakıt aktarır.
Elektrot aralığı karbon ile kısa devre: Ateşleme odasında meydana gelen karbon depozitlerinin, buji elektrotları arasında kısa devre meydana getirmesidir.
Elektrot göbeğinde kısa devre: Ateşleme odasında meydana gelen depozitlerin, porselen göbek ile bujinin madeni kısmı arasında kısa devreye neden olmasıdır.
Elektrolit: Sülfirikasit ve saf su karışımından ibaret olup, akümülatör içerisindeki kimyasal reaksiyona yardım eden sıvıdır.
Elektronik ateşleme sistemi: Bataryalı ateşleme sistemi parçalarına ek olarak, distribütörde manyetik ünite ve kontrol ünitesi ile donatılmış sistemdir. Elektronik ateşleme sistemi, manyetik alandaki değişmelerin meydana getirdiği elektrik akımı prensibine dayanır. Bu sistemde birbirine temas eden hiçbir parça yoktur. Klasik ateşleme sisteminde görülen platin ve meksefe, ateşleme sisteminde yer almaz. Bu sistemde motor ateşleme zamanı fabrikada ayarlanır ve bu ayar hiçbir şekilde aracın yaptığı kilometre arttıkça değişmez, sabit kalır.
Emme manifoldu: Karbüratörden çıkarak motor silindirlerine doğru yol alan benzin-hava karışımının akımını sağlayan bir motor parçasıdır.
Emme manifoldu ayarı: Emme manifoldunun iyi bir performans gösterebilmesi için gerekli olan ayardır. Emme manifoldu belli bir hacim ve uzunlukta yapılmalıdır.
Emme sistemi: Bir motorun tam güç verebilmesi ve yakıtını tam bir verimle yakabilmesi için iyi bir hava alma düzenine ihtiyacı vardır. Bu sistem, karbüratörde hazırlanan karışımın çeşitli silindirlere gitmesini sağlayan emme borularından oluşmaktadır.
Emme stroku: Emme zamanında, üst ölü noktadan alt ölü noktaya doğru olan piston stroku sırasında silindire hava-yakıt karışımının girmesidir.
Emme supabı: Silindire hava-yakıt karışımının girmesinde rol oynayan supaptır. Bu supap emme zamanında açılarak, hava-yakıt karışımının silindire girmesini sağlar.
Emme zamanı: Pistonun üst ölü noktaya yaklaşmasıyla birlikte emme supabının açılmasına, emme zamanı denir.
Emniyet kemeri: Araçlarda sürüş anında sürücü ve yolcuların güvenliklerini sağlamaya yönelik bir sistemdir. Emniyet kemerinin görevini en iyi şekilde yapabilmesi için, alt bölümünün iki tarafta leğen kemiğinin üzerinden ve üstte de omuzun üzerinden geçmelidir. Endüksiyon bobini: Endüksiyon bobini, 6-12 voltluk batarya voltajını bujide tırnak aralığını atlayacak kadar yüksek voltaja çıkaran oto transformatörüdür.
Erken ateşleme: Yanma odasına sıkıştırılmış olan karşımın buji kıvılcımı ile yakılmadan, kendi kendine yanmaya başlamasına erken ateşleme denir. Erken ateşlemenin başlıca nedeni, yanma odalarında fazla karbon birikintilerinin oluşmuş olmasıdır.
Fakir Karışım: Motorların çeşitli yük ve hızlarındaki yakıt-hava karışımının fakir karışım halinde bulunmasıdır. Fakir karışım, benzinin birim ağırlığının havaya nazaran daha az oranlarda olması ve yanma işlemi için gerekli oranda oksijen ile birleşememesidir.
F tipi supap mekanizması: Bu tip supap sistemi, L ve İ tiplerinin birleşmesinden oluşur. F tipi motorlarda genellikle emme supapları İ tipine göre, egzoz supapları ise L tipine göre çalışırlar.
Film dayanıklılığı: Madeni yağın film tabakası dayanıklılık özelliğidir.
Filtre (hava): Hava filtresi, motora giren havayı süzerek toz ve pisliklerden arındırır.
Filtre (yağ): Yağ filtresi genellikle motor karterinin altında olan ve motor yağını süzerek toz, pislik ve artıkların yağlama sistemine karışmasını önleyici bir filtredir.
Filtre yağ dolaşım sistemleri: Basınç ayar supabı ile düzenlenen yağ dolaşım sistemleri, kısa devreli sistem ve tam akışlı sistem olarak ikiye ayrılır.
Fren: Bir cismin veya makinenin hareketini yavaşlatan veya durduran mekanizmaya fren denir.
Fren ayarı: Periyodik olarak fren balatalarına ve genel fren sistemine yapılan ayarlardır.
Fren balataları: Fren pedalına basıldığı anda fren kampanasına sürterek yavaşlama ve durma etkisi yaratan parçalardır. Fren balataları yarım daire şeklinde kavis verilmiş metal parçalarıdır.
Fren kampanası: Dönen tekerlekleri frenlemek için araç tekerleklerine takılan madeni bir parçadır.
Gaz basınçlı ısı göstergeleri: Gaz basınçlı ısı göstergesi bir ısı tüpü, gösterge kadranı ve bunları birbirine bağlayan ince borulardan oluşur.
Gaz kelebeği: Karbüratörde bulunan karışım boğazının alt kesiminde, kendi ekseni çevresinde dönmek suretiyle silindirlere giden karışım miktarını arttıran veya eksilten bir parçadır.
Gaz pedalı: Direkt olarak karbüratör gaz kelebeğine bağlı olan, araca verilen gaz ayarını ayarlayan bir pedaldır.
Gaz türbini: İçten yanmalı bir motor çeşididir. Bu motor sisteminde yanma sonucu meydana gelen basınç, türbinin kanatlarına çarpar ve bu şekilde türbinin milini döndürür.
Geç enjeksiyon: Egzozdan kara duman çıkmasına neden olan, yakıtın geç gelmesi durumudur. Üst ölü noktanın 12 derece sonrasında gerçekleşen enjeksiyon, geç enjeksiyon olarak kabul edilir.
Genleşme tapası: Genleştikten sonra istenilen ölçüde yerine oturan bir tapadır.
Geri tepme: Karışımın erken tutuşması durumunda yanmanın karbüratörden geri çıkmasına, geri tepme denir.
Gerilim regülatörü: Alternatör ile elde edilen doğru akımın ayarlanması işleminde kullanılan bir parçadır.
Gres yağı: Akışkan bir yağ ile kalınlaştırıcı bir maddenin, katı ile yarı akışkan arasında yapı değişikliği gösterdiği bir yağdır. Gres yağlarında akışkan kısım genellikle petrol esaslı mineral bir yağ veya sentetik bir akışkan olup, kalınlaştırıcı kısım ise metalik bir sabundur.
Grup dişli mili: Grup dişli mili, kamalı milin ters yönünde vites kutusunda dişliler ile birlikte dönen bir mildir.
Güç stroku: Güç stroku, pistonun üst ölü noktadan alt ölü noktaya yaptığı harekettir.
Güç: Yapılan işin birim zamana olan oranına denir.
Hacimsel (volümetrik) verim: Emme zamanında silindirlere normal sıcaklık ve normal basınç altında girmiş olan karışım hacminin, silindire olan oranına hacimsel verim denir. Bu verimin artması, motor gücünün artmasını sağlar.
Hararet: Aracın çalışması sırasında radyatör ve motor içinde oluşan sıcaklık derecelerine hararet denir.
Hareket nakil sistemi: Hareket nakil sistemi şaft, kardan mafsalı ve kayıcı mafsal gibi parçalardan oluşur. Bu sistemler, motor gücünün şanzımandan (vites kutusu) diferansiyele nakledilmesinde kullanılır.
Hava soğutmalı motor: Soğumanın hava ile gerçekleştiği motor çeşididir.
Hava emme sistemi: Yakıtın yanması için gerekli olan havayı temin eden sisteme hava emme sistemi denir.
Helezon yay: Çelik telden yapılmış olan, yaylanabilen bir yaydır.
Hidrolik fren: Hidrolik fren sistemi, merkez fren silindirinde bulunan hidrolik yağı basınçla tekerlek fren silindirlerine gönderen bir fren sistemidir.
Hidrolik basınç: Fren balatalarını çalıştırmak için tekerlek silindirleri içinde oluşan basınca, hidrolik basınç denir.
Hidrolik supap iticileri: Genleşme ve supap yuvası aşınma durumlarında bünyesinde bulunduran yağı sızdırarak, supap sapı ile iticinin devamlı temasını sağlayan parçalardır.
Hidrolik şasi dinamometresi: Motorun fren gücünü ölçen bir makinadır.
Hidrokarbon gazlar: Bütan, propan gibi basma basıncında sıvılaşmaya başlayan, silindir üzerindeki yağ filmini bozan gazlardır.
Jikle: Genellikle soğuk havalarda, motorun ilk çalışmasında kullanılan bir sistemdir. Jikle çekildiğinde, karbüratörün hava boğazında olan hava miktarı kısılmak suretiyle yakıtın akışı arttırılır ve bu şekilde karışım zenginleşir.
Kapalı tip havalandırma sistemi: Genellikle ağır hizmet tipi araçlarda kullanılan bir havalandırma sistemidir.
Kapış pompası: Karışımı kısa bir süre için zenginleştiren, karbüratörde bulunan kapış devresinin gaz kelebeğine bağlanmış olan bir parçasıdır.
Karbondioksit: Karbondioksit, motordaki yanma sonucu ortaya çıkarak egzoz ile atılan bir gaz çeşididir. Karbondioksit ayrıca belli oranlarda atmosferde bulunan bir gazdır.
Karbonmonoksit: Karbonmonoksit, motordaki yanma sonucu ortaya çıkarak egzoz ile atılan bir gazdır.
Karbüratör: Motorda yanma işlemi için gerekli olan yakıt-hava karışımını düzenleyen ve bunu motorun ihtiyacına göre çeşitli oranlarda karıştıran bir mekanizmadır.
Karbüratörün çalışması: Benzin, motordan hareket alan benzin pompası yardımıyla karbüratörün şamandıra kabına pompalanır. Pompanın hareketi çok sık bölümler halinde olur. Bu frekanslar saniyenin % 25'i gibi kısa sürelerde meydana gelir. Yüksek hızlarda bu frekans daha kısa aralıklarla gerçekleşir.
Karbüratör devreleri: Motorun düzenli bir şekilde çalışmasını sağlayan karbüratörde çeşitli devreler ve bu devrelerde çalışan geçit ve kanallar vardır. Bu kanallara ve geçitlere karbüratör devreleri denir. Gelişmiş bir karbüratörde bulunan başlıca devreler ise şamandra, rölanti, yüksek hız, güç, kapış ve jikle devreleridir.
Karbüratörün kısımları: Karbüratör, ortasında dar bir kısım bulunan silindirik bir boru, yakıt fıskiyesi ve açılıp kapanan bir kelebek supaptan oluşur. Yuvarlak olan bölüme hava giriş boğazı, daraltılmış kısma ise Venturi boğazı denir.
Kardan mafsalları: Bu parçalar, şanzıman ile diferansiyelin aynı eksende bulunmamasından dolayı değişik açı altında devir nakletmekte kullanılırlar.
Kardan mili: Kardan mili, hareketi vites kutusundan alarak diferansiyele ileten bir mildir.
Kare üstü motor: Silindir çapları, stroklarından daha büyük olan motorlara kare üstü motorlar denir.
Karoseri: Aracın saçtan yapılmış tüm dış aksam ve çeperine karoseri denir.
Karter: Karter motorun alt tarafını kapatarak, hareketli motor parçalarını dış etkilerden koruyan, genellikle çelik saçtan yapılmış bir parçadır. Karter aynı zamanda krank muhafazasının altını kapatır ve motor yağını bünyesinde toplar.
Karter havalandırma sistemi: Kartere temiz havanın girerek, motor içerisinde dolaşımı ve ısınan havanın dışarı atılması sistemidir.
Katalitik konvertör (katalizatör): Egzoz sisteminden atılan gazları zararsız hale getirmek için kullanılan, seramikten yapılmış bir parçadır. Katalitik konvertörün gözenekleri katalitik etki sağlayan maddeler ile kaplıdır.
Katık: Katıklar genelde benzin ve yağ katıkları olarak ikiye ayrılırlar. Benzine katılan katıklar, genelde benzinin oktan sayısını yükseltmek ve yakıt deposundaki pas, tortu ve korozyonu önlemek amacıyla kullanılır. Madeni yağlara katılan katıklar ise, yağın dayanıklılık özelliğini ve performansını arttırmaya yöneliktir.
Kavrama: Araçta, motor krank mili ile güç aktarma organlarını birleştiren ve ayıran bir düzendir.
Kavrama mili: Kavrama mili, vites kutusu grup dişlilerini çeviren dişlinin bulunduğu mildir.
Kayıcı mafsallar: Aracın ön ve arka kısmının ayrı ayrı kasislerde şaft boyunun kısalması ve uzaması durumunda, birbiri içinden kayarak çalışan, uzunluğu değişebilen birleştiricilerdir.
Kesafet (özgül ağırlık): Belli bir hacimdeki bir sıvının ağırlığının, aynı hacimdeki suyun ağırlığının oranına o sıvının kesafeti (özgül ağırlığı) denir. Akaryakıtın özgül ağırlığı, yakıtın kalitesi hakkında yaklaşık bir fikir verir. Özgül ağırlığı yüksek olan yakıtlara ağır yakıtlar, düşük olan yakıtlara hafif yakıtlar denir. Ayrıca akaryakıtın özgül ağırlığı, bulunulan ortamın sıcaklığı ile doğrudan ilişkilidir.
Kitlesel güç (güç ağırlığı): Motorun bir beygir gücü başına düşen ağırlığına, o motorun kitlesel gücü veya güç ağırlığı denir. Motorun ürettiği gücün bir kısmı, kendi ağırlığını taşımak için harcanır.
Kondansatör: Motorlu araçlarda ateşleme sisteminin bir parçasıdır. Kondansatör, platinlerin açıldığı andan itibaren tamamen açıldığı ana kadar akıma bir yer temin ederek, platinler arasında kıvılcım meydana gelmesini önler.
Kompresyon freni: Motorun kompresyon gücünden yararlanılarak yapılan frendir. Bu fren çeşidi özellikle ağır taşıtlarda kullanılmaktadır. Bu sistemde egzoz manifoldu içinde bulunan bir valf mekanik bir kol aracılığı ile kapatılarak, egzoz gazlarının silindir ateşleme odasından basınçla atmosfere çıkmasına engel olunur. Silindir içinde kalan bu yanmış gazlar, kompresyon freni yaparak aracın yavaşlamasını sağlar.
Kompresyon ölçme aleti: Silindir içindeki basıncı ölçen bir alettir.
Kompresyon kaçağı: Yanmış gazların veya hava-yakıt karışımının, segmanların arasından kartere sızması durumudur.
Kompresyon segmanları: Silindirdeki kaçakları önleyen ve kompresyonu tutan, pistonun üst tarafındaki segmanlardır.
Kontak anahtarı: Kontak anahtarı, çevrildiği zaman ateşleme ve marş devresine elektrik akımı göndererek aracın çalışmasını sağlar. Aynı şekilde araç çalışır durumda iken kontak anahtarı çevrildiğinde, ateşleme ve marş sistemine giden akım kesilerek, araç durdurulur.
Kontrol rölesi: Alternatör ile elde edilen doğru akımın ayarlanması görevini gören regülatörün bir parçasıdır.
Koruyucu kılavuz: Krank muylusunun çizilmesini önlemek için biyel civatalarına takılan bir parçadır.
Köpük filtre: Köpük filtre, sünger tipinde delikli köpükten yapılmıştır. Yağlı yapısı sayesinde hava içindeki tozları tutar.
Krank mili: Krank mili, pistondan aldığı doğrusal hareketi biyel yardımı ile döner süreli dairesel harekete çeviren ve bu hareketi volan ve kavramaya ileten bir mildir.
Krank muhafazası (üst karter): Motorun alt kesiminde içinde krank milinin döndüğü bölümdür. Krank muhafazasının alt bölümünde ise karter bulunur.
Kurs (piston yolu): Pistonun alt ölü nokta ile üst ölü nokta arasında aldığı yola denir.
Kurs hacmi: Pistonun alt ölü noktadan üst ölü noktaya kadar silindir içinde yaladığı hacme, kurs hacmi denir.
Kurşun tetra-etil: Yanmanın verimini arttırmak ve benzinin oktan sayısını yükseltmek için benzine katılan bir maddedir.
Kuru gömlek: Silindir bloğunda bulunan silindirik yuvalarına sıkı bir şekilde geçirilen, ince çeperli çelik veya dökme demir gömleklerdir.
Kutup başları: Akümülatörün dış tarafında üzerinde ( + ) ve ( - ) işaretleri bulunan, akümülatörden pozitif ve negatif elektrik akımlarının verildiği güç noktalarıdır.
Külbütör manivelası: Kam hareketinin yönünü değiştirerek, supaba ileten maniveladır.
Külbütör mili: Külbütör mili çelik alaşımdan yapılmış, içi boşaltılmış ve iki başına özel tapalar takılmış düz bir mildir.
L tipi supap mekanizması: L tipi supap mekanizması olan motorlarda supaplar yanma odası ve silindirlere ters dönmüş şekildedir. Bu tip supap mekanizması, bütün supapların bir tek kam mili ile çalıştırılmasını mümkün kılar. Supap iticileri, kam milinden aldığı hareketi doğrudan doğruya supap saplarına ileteceği için supapların daha sessiz çalışmaları sağlanır.
L tipi motor: Motor supaplarının silindir bloğunda olduğu bir motor çeşididir.
Lastik: Otomobil lastikleri, otomobilin yol üzerinde gidişini sağlayan temel parçalardır.
Lastik yanağı: Otomobil lastiğinin yan yüzüne, lastik yanağı denir.
Layner (pul): Yatak boşluklarını arttırmak için kullanılan, madenden yapılmış bir parçadır.
Lenz kanunu (transformatör): Şiddeti değişen bir manyetik alan içinde hareket ettirilen iletkende elektrik akımı meydana gelir.
LPG: Sıvılaştırılmış halde bulunan petrol gazına L.P.G denir.
Malafa: Bir eksen üzerinde bulunan parçaları, aynı eksende tutan bir mildir.
Manifold ısı kontrol supabı: Emme manifoldu üzerinde bulunan ısı kontrol supapları, motor soğuk iken açılmak suretiyle sıcak egzoz gazlarının, emme manifoldu etrafındaki karışımı ısıtmasını sağlar.
Mantar tipi supap: Mantar tipi supap, otomobil motorlarında kullanılan mantar şeklinde bir supaptır.
Marş motoru: Kontak anahtarı çevrilerek otomobil çalıştırıldığında, motora ilk hareketi veren bir motordur.
Mayi kavrama: Mayi debriyaj veya mayi volan olarak da adlandırılabilen mayi kavrama, hidrolikle çalışan bir mekanizmadır ve mekanik debriyajın gördüğü görevi görür.
Mekanik avans sistemi: Mekanik olarak işleyen avans sistemidir. Bu sistemde görev yapan iki ağırlık vardır. Bu ağırlıklar, motor dönme hızı çoğaldıkça santrifüj kuvveti yardımıyla açılırlar.
Mekanik verim: Motorda esas güç olan faydalı gücün, iç güce oranıdır.
Merkez pompası: İçinde hidrolik yağı bulunan, silindirik yapıda bir pompadır.
Merkez yataklı iki parçalı şaft: Merkez yataklı iki parçalı şaft kamçılama, silkeleme ve titreme hareketlerini önlemek için kullanılır.
Metal yorulması: Bir metalin çatlaması ya da karıncalanması durumudur. Bu şekildeki bir arıza, birçok kereler tekrarlanan etki sonucunda meydana gelir.
Mikrometre: Hassas ölçüm yapabilen bir ölçü aletidir. Genellikle parçaların iç ve dış çaplarını ölçme işleminde kullanılır.
Moment (tork): Moment, motorlarda kuvvet doğrultusu ile bu kuvvetin uygulandığı piston kolu ekseni arasındaki açının, 180 dereceden küçük olduğu durumda gerçekleşen harekettir.
Motor: Aracın hareketi için gerekli gücü sağlayan makinadır. Hareket için gerekli güç, motorda yakıtın yanması sonucunda ortaya çıkar. Motorlar bu şekilde, ısı enerjisini mekanik enerjiye çevirirler.
Motor ayarı: Bir araç üzerindeki motora, belli aralıklar dahilinde yaptırılması gerekli olan ayarlamalardır.
Motor çeşitleri: İçten yanmalı motorlarda sekiz adet motor çeşidi vardır. Bu motorlar; sıra silindir, v-silindir, karşılıklı silindir, baş aşağı silindir, baş aşağı v-silindir, x-silindir, çift v-silindir ve yıldız motor olarak adlandırılmaktadır.
Motor durdurulduktan sonra ateşleme: Kontak anahtarının kapatılmasından sonra, motorun çalışmaya devam etmesi durumudur. Bu şekilde buji ile ateşleme olmadığı halde, araç çalışmaya devam eder. Bunun başlıca nedeni ise, yanma odasında fazla karbon birikintisinin olmasıdır. Bunun dışında soğutma sisteminin arızalı oluşu, sıcaklığın yüksek olması, yakıt kalitesinin düşük olması (oktan sayısının az olması) gibi nedenler, kontak kapatıldığı halde motorun çalışmaya devam etmesine neden olur.
|
|
|
|
|
16
|
»YaşaM - SoHBeT - EğeNCe« / Otomobil Dünyası / Modifikasyon / Otomobilde Dikkat Edilmesi Gerekenler !
|
: Ocak 29, 2008, 01:27:08 ÖS
|
İçkili olarak otomobil kullanmayın, Emniyet kemerinizi mutlaka takınız. Farlarınızı gece gündüz açık tutunuz. Koltuğunuza oturduğunuzda oturma pozisyonunuza göre direksiyon, yan aynalar ve dikiz aynasını iyi ayarlayın. Direksiyonu iki el ile birden tutun. Aşırı geniş ve kalın tabanlı, uzun topuklu ayakkabı ile otomobil kullanmayın. Yağmurun çiselediği ilk anlarda dikkatli olun. Motosiklet ve bisikletlilere dikkat edin, yanlarından geçerken mümkün mertebede yavaşlayın. Virajlara girerken hızınızı iyi ayarlayın. Aracınızı özellikle ayna ve camlarınızı temiz tutun. Takip mesafesini iyi ayarlayın, yakın takip yapmayın. Sürüş esnasında vitesi boşa almayın. Şerit değiştirme, sollama, yanaşma gibi durumlarda aynaları ve sinyalleri muhakkak kullanın. Ön konsola cama yansıması muhtemel hiçbir şey bulundurmayın ve güneşin karşıdan alındığı yolculuklar için yanınızda güneş gözlüğü bulundurun. Aracınızdaki koltuk başları Aracınızdaki koltuk başları olası bir arkadan çarpma halinde boynunuzda meydana gelebilecek bir zedelenmeyi engellemesi için aracınıza yerleştirilmiştir ve kesinlikle görüşün iyileştirilmesi vs. gibi sebeplerle araçtan sökülmemelidir. Kayarken Dikkat Sürüş esnasında bir kayma durumu ile karşılaşırsanız ani fren yapmaktan kaçının. Unutmayın sizi probleme sokan neyse problemden çıkaracak da odur. Gaza gereğinden fazla basmışsanız ayağınızı gazdan çekerek yavaşlayın, frene fazla bastıysanız fren basıncını azaltın, direksiyonu sert bir şekilde çevirmişseniz direksiyonu yumuşatın, ayağınızı debriyajdan sert çekmişseniz tekrar debriyaja basın. Islak Ayakkabılar Özellikle yağmurlu havalarda aracımıza binmeden önce ıslanan ayakkabılarımız aracımız hareket halinde iken ani bir durum karşısında pedallardan kayarak sizi içinden çıkılması çok zor durumlara sokabilir. Bunun engellemek için eğer ayakkabılarınız ıslanmış ise aracınızı çalıştırmadan önce mutlaka bir bez yardımı ile eğer yoksa aracınızın da ki paspas yardımı ile ayakkabılarınızın tabanlarını kurulayıp yola kendinizin ve diğer araç sürücülerinin güvenliğini tehlikeye atmayacak şekilde çıkın. Dengeli Gaz Tekniği Aracınızla seyir halinde iken, bir viraja girdiğiniz zaman araca son derece dengeli gaz vermeniz gerekir. Eğer fazla gaz verirseni aracınız önden çekişli ise aracın önünün, arkadan çekişli ise aracın arkasının savrulacağını unutmayınız Yağmurlu Havalarda Fren Özellikle yağmurlu havalarda su birikintilerinden geçtikten sonra ya da aracınızı yıkattığınız zaman aracınızın fren balataları ıslanacaktır. Islanmış balatalar ise aracınızın fren mesafesini uzatarak sizi tehlikeli durumlara sokabilir. Fren balatalarınızın yeniden etkin çalışmalarını sağlayabilmek için araç hareket halinde iken uygun pozisyonda kısa aralıklarla fren yapılmalıdır. Bu sayede ıslak olan fren balataları kuruyacak ve tekrar etkin olarak çalışacaklardır Yüksek Hızda Kontrol Aracınızla düzgün bir yolda seyrederken özellikle hızlandığınızda yada 100 Km/h hıza ulaştıktan sonra aracınızda veya direksiyonunuzda bir titreme mevcut ise o taktirde aracınızın lastiklerinin balans ayarı bozulmuş demektir ve balans ayarı yaptırmanız gerekmektedir Virajda Dıştaki Arka Lastiğin Patlaması Virajda dıştaki arka lastiğin patlaması en tehlikeli durumdur.Yapılabilecek en iyi şey boş bir tarla yada boşluğa girerek durmayı denemektir. Virajda Dıştaki Ön Lastiğin Patlaması Virajda dıştaki ön lastiğin patlaması çok tehlikeli bir durumdur. Araç direkt olarak yolun dışına doğru yönlenir. Bu durumda direksiyon daha fazla kırılarak, burun yola doğru döndürülmelidir. Virajda İçteki Arka Lastiğin Patlaması Virajda içteki arka lastiğin patlaması her zaman daha fazla risk yaratır. Panik yapmadan, gereken direksiyon hareketleri yapılarak yolda kalınmaya çalışılır. Virajda Ön Lastiğin Patlaması Virajda , içteki ön lastiğin patlaması ,aracın süratiyle doğru orantılı olarak tehlikeyi arttırır. Bu durumda direksiyon sabit tutulmaya çalışılarak , hafif hareketlerle yavaşlamaya çalışılmalıdır. Arka Lastiklerden Birinin Patlaması Düz ilerlerken arka lastiğin patlaması da az riskli bir durumdur. Araç düz tutulduğu sürece problem yaratmaz. Ön Lastiğin Patlaması Aracınızla düz bir istikamette ilerlerken ön lastiklerden birinin patlaması durumunda , direksiyonu sıkıca tutarak aracınızı kontrol altına alabilirsiniz. Bu oldukça az riskli bir durumdur. İlk Damlalara Dikkat Yağmurlu havalarda özellikle ilk yağmur damlalarının yola düşmeye başladığı an çok tehlikelidir. Yağmur damlaları yol yüzeyinde birikmiş olan toz ve yağlar ile karışarak yolu daha da kayganlaştıracağı için bu dakikalarda hız yavaşlatılmalı ve ani hareketlerden kaçınılmalıdır. Sollama Anında Yapılacak bir sollama esnasında görüşünüz çok önemlidir, kayıp edilecek 1-2 saniye bile istenmeyen sonuçların ortaya çıkmasına sebep olabilir. Bu sebeple sollama esnasında tüm dikkatinizi yola vermeniz ve görüşü engelleyen tüm faktörleri ortadan kaldırmanız gerekmektedir. Örneğin yağmurlu havalarda sollama esnasında silecekler son hızla çalıştırılmalıdır. Takip Mesafesi Görüşün düşük olduğu yağmurlu havalarda ve gece yolculukları esnasında takip mesafesi 3 saniyeye çıkarılarak güvenli sürüş sağlanmalıdır. "Lastiklerinizi her kullanımdan önce kontrol edin", "Sileceklerinizi her sene değiştirin", "Her hafta otomobilinizin elektrik sistemini kontrol edin" gibi basma kalıp cümleler dışında bakalım neler var otomobillerin dünyasında? 1) Eğer çok hafif bir yağmur çiseliyorsa, sileceklerinizi son hızda çalıştırmayın. 2) Yağmur durduktan 20 dakika sonra bile silecekleriniz hala çalışıyor konumda olmasın. 3) Eğer arka camınızda buğulanma oluyorsa, arka cam rezistansını çalıştırın. Çünkü o düğmenin asıl fonksiyonu budur. (İyi bir şoför, önü kadar aynı zamanda arkasında da neler olup bittiğini bilen kişidir) 4) Otomobilinizin ön ve yan camları yağmurlu havalarda buğulanabilir. Böyle bir durumda otomobilinizin havalandırma sistemini çalıştırın ve ayarını defrost konumuna getirin. 5) Yağmurlu havalarda farlarınızı mutlaka yakın. Böylece camlarındaki buğuyu çözmeyi akıl edemeyen şoförlerin sizi görme şansı artar, bir anda sizin şeridinize tehlikeli giriş yapma şansları azalır. 6) Soğuk havalarda ağaç ve köprü gibi bölgelerin gölgesinde kalan alanlarda aşırı buzlanma olur. Bu tip bölgelere dikkat edin. 7) Yolların uzun bir süre kuru kalmasının ardından yolların üzerinde toz ve otomobillerden akan yağlar birikir. Yağmurun ilk damlalarıyla birlikte yoldaki toz ve yağ, ıslaklıkla birleşir ve yollar bir buz pisti kadar kaygan olur. Her zaman yağmurun ilk çiselediği zaman, bardaktan boşanırcasına yağdığı zamandan daha tehlikelidir. Garip ama gerçek!  Otoyol gibi yerlerde araç kullanırken eğer iki şerit birden değiştirmeniz gerekirse, önce sinyalinizi verin ve ilk şerit değişikliğini yapın. Geçtiğiniz şeritte bir süre kaldıktan sonra tekrar sinyal verin ve geçmek istediğiniz şeride yönelin. Çoğu kişi bunu yapmaya üşenir. Ama bu en güvenli şerit değiştirme yöntemidir. 9) Emniyet kemerinizi takarken, emniyet kemerinin alt kısmının midenizin değil, kalça kemiğinizin üzerinden geçmesine dikkat edin. Çünkü kalça kemiğiniz bir kaza esnasında midenize göre daha dayanıklıdır. 10) Otoyollarda giderken 10 veya daha fazla oluşan araç konvoylarında, öndeki aracı tamponuna yapışarak takip etmeyin. 11) Yine otoyollarda dikkat etmeniz gereken bir nokta "hız devamlılığı"dır. Otoyollar belli hızlarda gitmeniz gereken yollardır. Ne daha yavaş, ne daha hızlı. Özellikle bazı sürücüler otoyoldan çıkacakları zaman daha otoyol üzerindeyken hızlarını azaltmaya başlarlar. Ve böylece arkalarındaki bütün trafiği tehlikeye atarlar. Bunun yerine sağ şeride geçtikten sonra yavaşlamak daha doğrudur. Hızınızı bu şeride geçtikten sonra düşürmeye başlayın. 12) Bir yokuşun sonundaki kırmızı ışıkta duracağınız zaman öndeki araçla aranızda en az 2 metre boşluk burakın. Böylece önünüzdeki şoför acemi olduğu için otomobilini kaldırış esnasında kaydırsa bile size çarpma olasılığı azalır. Her ne kadar sizin hatanız olmasa da, o güzel otomobilinizin mahvolmasını engellemiş olursunuz. 13) Eğer çok şık üstü açık bir spor otomobile sahipseniz sizi kutlarız. Ama lütfen aracınızın tavanını otoyolda 100 km/s hızla seyrederken açıp kapamaya çalışmayın. Hızdan dolayı oluşan hava akımı o güzel tavanınızı uçurur. İster inanın ister inanmayın bunu yapan şoförler var. 14) Eğer otomobilinizin şoför tarafında havayastığı varsa elleriniz direksiyonda saat 9:15 pozisyonunda bulunsun, daha aşağıda değil. Böylece havayastığı yüksek hızla açıldığında bileklerinizin kırılma olasılığı azalır. 15) Eğer tek elinizle direksiyonu tutuyorsanız yukarıdaki aynı nedenden dolayı elinizi saat 12 değil saat 6 pozisyonunda tutun. Kış Koşullarında Araba Kullanımı Kış Koşullarında Araba Kullanmanın Zor Olduğu Düşünülür Oysa ki… Yılın soğuk kış ayları araç sürücüleri için birçok sorunu da beraberinde getirir .Oysa ki kar yağışıyla birlikte kayganlaşan zeminlerde biraz dikkat ve beceri ile her türlü zorlu koşulun üstesinden gelmek mümkün. İşte dikkat etmeniz gereken başlıca noktalar: •Görüş •Hazırlık •Yolda •Sürüş •Riskler GÖRÜŞ: Bir sürücünün temizlik açısından en titiz olması gereken nokta görüş açısını en iyi seviyede tutmasına imkan sağlayacak cam ve aynalarıdır. Sürüş esnasında etrafınızı temiz bir camdan izlediğinizden emin olun. Güvenlik ile görüş paraleldir,unutmayın. Güvenliğiniz için görüş mesafenizin iyi olması gerekmektedir. Yola çıkmadan,otomobilinizin camlarında birikmiş olan su birikintilerini ve karları mutlaka temizleyin. Hareket halinde iken otomobilinizin tavanında birikmiş olan kar parçalarının arkanızdaki otomobilin görüş açısını olumsuz etkileyeceğini düşünerek, seyir halinde olmadan otomobilinizin tavanını temizlemeyi unutmayın. HAZIRLIK: Yola çıkmadan önce hazırlık yapın. Emin olmanız gerekenler, aracınızın altında bulunan lastiğin kış lastiği olması , radyatördeki antifriz ve su karışımı ile akü kontrolleridir. Standart lastiklerinizi kışın zorlu hava şartlarında kullanmak,lastiklerinizin ömrünü azaltmak demektir. Kış aylarında yüksek performans elde etmek için dizayn edilen lastiği yazın kullanmak, onun daha çabuk aşınmasına ve bir sonraki kış döneminde performansının düşmesine yol açar.En doğrusu kasım ayında kış lastiklerinizi taktırmak,bir sonraki kış döneminde kullanmak üzere nisan ayında çıkartmak olacaktır. Aracınızın radyatöründeki antifriz ve su karışımının ideal ölçüsü her birinin eşit ölçüde olmasıdır. Bu karışımdaki ölçünün değişmesi, sıcak ve soğuk koşullarda aracın performansını olumsuz yönde etkileyecektir. Örnek vermek gerekirse, aracın radyatörüne saf su koymanız durumunda su sıfır derecede donacaktır. Oysa ki, bu suyun içine aynı ölçüde antifriz katarsanız, yeni karışım eksi 37 dereceye kadar donmayacaktır. Çok soğuk hava koşulları, akünün performansını % 50 düşürür. Akü bitmeden önce size küçük bir uyarı verir. Güç durumda kalmamak için bir uyarı hissettiğinizde akünüzü hemen kontrol ettirin. Aracınızdaki akünüzü, üç yıldan daha fazla bir süredir kullanıyorsanız, kış başlamadan önce servis istasyonunuza uğrayıp kontrol ettirmenizde büyük fayda var. Bu arada akünüzün araç kablolarıyla temas eden uçlarının temizliğine dikkat edin. Oksitlenmişlerse temizleyin. YOLDA: Araç kullanırken hızlı manevra yapılması gerekebileceğini akıldan çıkartmamak ve hareketleri zorlaştırmayacak rahat giysiler giymek çok önemlidir. Kalın giysiler, hareketleri zorlaştıracağı gibi,emniyet kemerinin etkisini de azaltır. Motoru çalıştırdıktan sonra birkaç saniye beklemenin gerekli olduğu düşünülür oysa ki motoru çalıştırdıktan sonra hemen harekete geçmek katalizatörü daha hızlı ısıtacağından daha çabuk devreye girmesini sağlar. Araç içerisinde oluşabilecek buhardan kurtulmak için havalandırmayı açıp ön cama vermeniz ve camlarınızı açarak hava sirkülasyonu yapmanız gerekmektedir. SÜRÜŞ: Normal hava şartlarında gösterilen dikkatin daha fazlası gösterilmeli ve öndeki araçla aradaki takip mesafesinin mümkün olduğunca çok bırakılması gerekmektedir bu sayede fren yapılması gerektiğinde uzayacak fren mesafesinden sürücü olumsuz yönde etkilenmeyecektir. Yumuşak karda ise tam fren duruş mesafesini kısaltacaktır çünkü ön tekerlekler bir kürek işlevi görecek ve aracın önünde kar birikmesini sağlayacaktır. Başlangıçta bu durum bir avantaj gibi görünse de ileride biriken kardan çıkmak sürücüye zora sokacaktır. RİSKLER: Buzlanma riski rüzgara açık olan yerlerde daha çok olacaktır bu yüzden ilerlemekte olduğunu zeminin altında buzdan bir kütle olabileceğini akıldan çıkartmamak gerekiyor. Buzlanmanın olabileceği düşünülerek virajlarda hızın düşürülmesi ve direksiyonun mümkün olduğunca yavaş çevrilmesi gerekmektedir. Yokuşlara hızlı girilmesi ve aracın hareket enerjisinden faydalanmaya çalışılmalıdır. Kış Aylarında Güvenliğiniz İçin İpuçları Kış lastiklerinin diş derinliğinin 3mm'nin altında olmaması güvenlik açısından önemlidir. Kışın geniş tabanlı lastikler kullanmayın. Aksi taktirde,yerle temasın kesilmesi,yani kızaklama(aquaplaning) riski ortaya çıkar. Yüksek hızlarda yağmur sularıyla kaplı yüzeylere girildiğinde aquaplaning yani su yastığı üzerinde kızaklama,kayma ile karşılaşmanız çok normaldir. En doğru yöntem, yolun iyi belirlenmesi, hızın azaltılması ve takip mesafesinin arttırılmasıdır. Fren yaparken Güvenli bir şekilde durabilmek için frene hafif hafif basın. Kızaklamada basıncı azaltıp tekrar arttırın. ABS fren donanımı varsa pedala tam basınç uygulayın. Ayrıca,ani yavaşlamalarda arkadan gelen araçlar mutlaka dörtlü flaşörler yakılarak uyarılmalıdır. Karlı zeminlerde, her türlü manevra çok daha yavaş ve dikkatli yapılmalıdır. Yokuşlarda önceki araçla aranızdaki takip mesafesini daha uzun tutmalısınız. Kayarken savrulmayı engellemek için direksiyonunuzu kayma yönünde çevirmeniz gerekir. Sis yoğunlaşıyor Sisli havalarda yol sınırı belirsizleşir. Çift yönlü bölünmemiş yol kısımlarında giderken , yolu belirlemek için asla orta çizgileri takip etmeyin.Karşı yönden gelen bir sürücü de aynı şeyi düşünmüş olabilir. Sis varken yola çıkmamak en doğrusu olacaktır. Kış şartlarında aracınızı çalıştırırken daha özenli olun. Öncelikle, sileceklerinizin cama yapışıp yapışmadığını kontrol edin. Aracınızın bütün ışıklarını kontrol edin.Farlarınız her zaman temiz olmalıdır. Farlarınızı gün boyu açık tutun. Unutmayın kışın zorlu hava şartlarında görüş mesafeniz daha az olacaktır. Farların yayacağı ışık ile önünüzdeki aracı daha kolay seçebileceksiniz. Ancak, otobanda asla park ışıklarınızı kullanmayın aksi taktirde hızınız diğer sürücüler tarafından yanlış algılanabilinir. Aracınızın ısıtma sistemlerinin iyi çalıştığından emin olun. Camlar buz tutmuşsa otomobilinizi alçak devirde çalıştırın, kabin içindeki ısı camdaki buzu çözecektir. Aracınızı kar yağarken park alanına geri geri park edin. Park yerinden çıkarken ileriye yapacağınız manevra daha kolay olacaktır. Kış Lastiklerinin Standart Lastiklere Göre Avantajları Kış lastikleri tüm bir kış sezonu boyunca, Kasım’da aracınıza takıp Nisan'da çıkarabileceğiniz ve bu süre içerisinde kötü hava koşullarından dolayı oluşabilecek risklere karşı sizi güvenle koruyacak lastiklerdir. Dolayısıyla kış lastikleri karlı ve buzlu zeminlerde yola tutunmayı sağlayıp zorlu kış koşullarına mükemmel cevap verebilmektedirler. Snoways II, öncelikle Avrupa ülkelerinin zorlu iklim koşulları öngörülerek hazırlandı.Tasarımında, kışın değişken ve elverişsiz koşulları belirleyici oldu.İşte Snoways II’yi zor koşulların üstün performanslı lastiği yapan özellikler: 1) Karlı ve buzlu zeminlerde üstün yol tutuş ve fren emniyeti 2) Üstün su tahliye ve ıslak zeminde çekiş yetenekleri 3) Yağmurlu havalarda en üst seviyede sürüş güvenliği Kış şartlarında güvenlik ve performans arayan kullanıcıların taleplerini tam olarak karşılayan lastik Snoways II’dir.Deneyin siz de üstün performansı hissedeceksiniz! Kış lastiklerinin avantajları • Normal lastiklere göre farklı sırt desen tasarımı ve sırt karışımı ile hazırlanan kış lastikleri özellikle sıfırın altındaki hava sıcaklıklarında bile yumuşak ve dayanıklılığını koruyacak bir yapıya sahiptir. •Karlı ve buzlu zeminlerde lastiğin, yola tutunmasının ve çekiş yeteneğinin standart lastiklere göre daha iyi olması için , sırt desen tasarımı ince lameli ve geniş bloklu olarak tasarlanmıştır. • Kış lastiklerinde bulunan kış şartları için tasarlanmış özel omuz profili ıslak ve karlı zeminlerde yüksek yol tutuş elde edilmesini sağlar. • Sırt deseninin ve omuz bloklarının dişli yapısı karlı zeminlerde ilave çekiş sağlar. Bunun yanı sıra özellikle silikalı sırt karışımı ve kılcal kanallı blok yapısı kullanılarak ıslak zeminde mükemmel yol tutuş sağlar. Merak Edilenler Kış lastiği sadece karlı ve buzlu zeminlerde mi kullanılır? Kış lastikleri tüm bir kış sezonu boyunca, Ekim'de aracınıza takılıp Nisan'da çıkarılabilecek ve bu süre içerisinde kötü hava koşullarından dolayı oluşabilecek risklere karşı sizi güvenle koruyacak lastiklerdir. Dolayısıyla kış lastikleri karlı ve buzlu zeminlerde yere tutunmayı sağlayıp zorlu kış koşullarına çok mükemmel cevap verebilmektedirler. Aynı zamanda, kuru ve ıslak zeminlerde ise performanslarında herhangi bir azalma olmaksızın güvenle kullanılırlar. Islak zeminlerde ise suyu en hızlı bicimde tahliye ederek ve lastigin yolla temasının devamlı olmasını saglayarak aquaplaning (suda kızaklama) riskini en aza indirir. Diş derinliklerinde sınırlar nedir? Diş derinligi 1.6mm'ye dusen lastiklerin degistirilmesi, kış mevsiminde ise dis derinliklerinin en az 3mm olmasina dikkat edilmesi gerekir. Kış lastikleri kış sezonunun bitmesiyle Mart-Nisan aylarında araçlardan çıkarılmalı ve bir sonraki sezonda kullanım için karanlık ve rutubetsiz bir ortamda saklanmalıdır. Eğer evlerin balkonlarında saklanacaksa, siyah kalın bir naylon torba içerisine konulmalıdır. Bu lastikleri yaz aylarında kullanmanın sakıncaları nelerdir? Kış lastikleri yazın kullanıldığında kullanılan sırt karışımının özelliğinden dolayı diğer lastiklere oranla daha çabuk aşınır ve gürültü seviyesi artar. Kış aylarında yüksek performans elde etmek için dizayn edilen lastiği yazın kullanmak, onun daha çabuk aşınmasına ve bir sonraki kış döneminde performansının düşmesine yol açar. Kış lastiklerinin standart lastiklere göre avantajları nelerdir? En önemli avantajı düşük sıcaklıklarda özelliğini kaybetmeyen özel sırt karışımı ile kış koşullari için üretilmiş olmalarıdır. Ayrıca sırt desenin ve omuz bloklarının dişli yapısı karlı zeminlerde ilave çekiş sağlar. Bunun yanı sıra özellikle silikalı sırt karışımı ve kılcal kanallı blok yapısı kullanılarak ıslak zeminde mükemmel yol tutuş sağlar. Kış Koşullarında Araba Kullanmak Düşen ilk kar taneleriyle birlikte sürücülerin kaza korkuları da artamaya başlar. Kötü, hatta ölümcül bir kazaya sebep olma ya da karışma korkusu yavaş yavaş bilinçaltında şekillenerek yukarılara doğru tırmanır. Aslında ufak tefek yapılan bir hazırlık ve gerekli sürüş teknikleriyle bu problemin önüne geçmek oldukça kolaydır. İyi görüş: Görüş ne kadar iyiyse, güvenlik de o kadar yüksektir. Yola çıkarken arabanın camlarını kar taneleri, buz ve buğulanmadan temizleyin ve asla çevreyi küçük bir delikten izlemeye kalkmayın. Hızlanmaya başladığınızda uçuşmaya başlayacak olan karın arkanızdan gelenlerin görüşünü olumsuz etkileyebileceğini düşünerek arabanızın tavanını da kar tanelerinden temizleyin. Hazırlıklı olmak: Çok kar yağan bölgeler için en iyi hazırlık kar lastikleri kullanmaktır. Yola çıkış: Mümkün oluduğu kadar rahat oturmaya ve asla kalın şeylerle direksiyona geçmemeye dikkat edin. Kalın paltonu çıkarmadan direksiyona geçmenin hareketlerini oldukça kısıtlayacağını ve emniyet kemerinin koruyucu etkisini azaltacağını asla aklından çıkarkma. Motoru çalıştırdıktan sonra ısıtmak için beklemek yerine hemen yola çık. Bu sayede katalizörü daha hızlı ısıtarak daha çabuk devreye girmesini sağlar ve motor yağının benzin buharı nedeniyle sıvılaşmasını önleyerek zararlı emisyon rakamlarının abartılı şekilde artmasını engelleyebilirsin (tabi bu umurundaysa!). Yola çıktığında kalorifer sisteminin üfleçlerini maksimuma getirip tüm havayı ön cama yönlendirerek nefesinden gelen nemli havanın yaratacağı buğulanmadan kurtulabilirsin. Camı hafifçe aralayarak hava sirkülasyonu yaratabilirsin. Sürüş stili: Herkes bilse de bir kez daha tekrarlamanın kimseye bir zararı yok. Daha dikkatli sür, yani normal günlere göre daha yavaş ve öndeki araçlarla daha fazla takip mesafesi bırakarak kullan. Fren mesafesinin uzayacağını asla aklından çıkarma, abartılı hızlanma ve frenlerden mümkün olduğu kadar kaçın. Eğer aracında ABS varsa bunun faydalarını kullan: hafif hafif titremeye başlayan fren pedalı, lastiklerinin tutunma potansiyelinin nerede olduğunu sana gösterecektir. Eğer ABS yoksa bloke olmuş tekerleklerle asla yönlendirme yapılamayacağını aklından çıkarma. Bu nedenle fren sonrasında araç kayarken engele uygun bir mesafe kala freni bırak ve engeli bu şekilde aşmaya çalış. Mümkünse bu engel aşma manevrasını trafiğe kapalı boş bir alanda çalış, böylece trafikte başına gelebilecek bazı şeylere hazırlıklı olur, yaptığın hareketlerin karşılığında arabanın vereceği tepkiyi önceden bilebilirsin. Yumuşak ve taze karda tam frenin duruş mesafesini kısaltacağını aklından çıkarma, çünkü bloke olan ön tekerlekler bir kürek gibi işlev görerek aracın önünde kar birikmesini sağlar. Bu durum ani fren yaptığında kısa sürede durmanı sağlaması bakımından avantajlı da olsa sonra arabanın toplanan o kara saplanacağını ve çıkarmak için uğraşman gerekeceğini unutma. Kalkış: Alışmış olduğun gibi birinci viteste kalk. Hafifçe patinaja düşen tekerlekler karı kazarak asfalta ulaşmayı sağlayabileceğinden kalkışına yardımcı bile olabilir. Araban hala kalkmıyorsa 2. viteste kalkmayı dene, yarım debriyajla azar azar gaz ver. Çoğu kişi ne kadar gaz verir, ne kadar yüksek devirde debriyajı bırakırsa aracın o kadar kolay kalkacağını sanır; ancak bu arabanın takıldığı yere oturmasından başka bir işe yaramaz. Eğer kaygan bir zeminde hareketsiz kaldıysan birinci ve geri vites arasında hızlı geçişler yapıp gaza basarak kurtulmayı dene. Bu da yardımcı olmuyorsa çekişin olduğu tekerleklerin altına birşeyler koy ve yakın çevresindeki karları mümkün olduğu kadar temizle. Yokuşlar: Yokuş tırmanıyorsan mümkün olduğu kadar hızlı girerek tekerlekler döndüğü sürece aracın hareket enerjisinden faydalanmaya çalış, durmaya yakınken gaz ver. Eğer hiçbir şey işe yaramıyorsa geriye dönüp başka bir yol bulmaya çalış! Uzun yoldan gitmek tek bir yokuşta birkaç saat geçirmekten her zaman için daha mantıklıdır. Arkadan itişli arabalar: Eğer arkadan itişli bir otomobil kullanıyorsan bagajınıza koyacağınız birkaç kum torbası tekerleklerin daha iyi tutunmasını sağlayacaktır. Ben her kış lastiklerimi çivili lastiklerle değiştiririm ve normalde kullandığım performans lastiklerini de bagaja koyarım. Sen de aynı şeyi yaparak etrafta kum torbası aramaktan kurtulabilirsin! Önden çekişli arabalar: Eğer otomobilin önden çekişliyse ve yokuş yukarı çıkmakta zorlanıyorsan aracının yönünü değiştir ve yokuşu geri geri çıkmayı dene. Tabii trafik buna müsaitse.
|
|
|
|
|
18
|
»YaşaM - SoHBeT - EğeNCe« / Otomobil Dünyası / Modifikasyon / MarkaLarın Tarihi
|
: Ocak 29, 2008, 01:18:23 ÖS
|
|
ALFA ROMEO
.....
Alfa Romeo markası iki Milano sembolünden oluşuyordu: Mavi fonda Milano Beyliğinin simgesi yılan (Teknik Ofiste çalışan bir genç tarafından, Filarete Kulesinden Castello Meydanından geçen tramvayı koca bir yılan gibi seyrederken aklına gelen fikirden yola çıkılarak tasarlanmıştır.) ve beyaz fonda kırmız haç, metalik bir daire içine alınıp üzerine ALFA (Anonima Lombarda Fabbrica Automobili- Lombarda Anonim Otomobil Fabrikası) ve MİLANO yazıları Savoya Ailesinin simgesi olan düğümlerle ayrılmış olarak yazılmıştır.
1910'dan bir dergi "ALFA: tüm bir program için söylenen bir kelime veya daha iyi söylemek gerekirse, bir programın daha net bir şekilde açıklaması anlamına gelmektedir. Alfabenin birinci harfini belirlerken, aynı zamanda bir başlangıç noktasını simgelemektedir, bu başlayan, gelişen yeni bir hayattır..."
1915/1925 İkinci Amblem ALFA ROMEO MİLANO yazısı amblemde Nicola Romeo'nun fabrikayı satın almasından sonra yer alan yeni yazıdır.
İlk Otomobil 1920 yılında Alfa Romeo markasıyla ilk otomobil Torpedo 20-30 HP doğdu.
Anonima Lombarda Fabbrica Automobili" A.L.F.A. (Lombarda Anonim Otomobil Fabrikası) isimli şirket, 1910 yılında Alessandro Darracq tarafından Milano'da Portello'nun 1907'de inşaası tamamlanan şanssız Endüstriyel tesislerinde kuruldu. Şövalye Ugo Stella tarafından yönetilen Alfa, iyi donanımları ve sürülebilirlikleriyle pazarda hemen pay kapan bir seri modele hayat verdi: ilk mutlak Alfa ismini alan otomobil 24 HP (12.000 Liret tutarında), ve daha dayanıklı motorlarıyla türevleri, 40-60 HP. Alfa için yarış maceraları başladı ama 1915 yılında askeri siparişlerle ilgilenmeye başladığında Nicola Romeo tarafından yönetilen şirketlerin yörüngesi altına girince bu macera yarıda kesildi. Savaş sonunda, 1919 yılında tekrar otomobiller başrollerine ve 1920 yılında Alfa Romeo markasıyla ilk otomobil doğdu: "Torpedo 20-20 HP". Yarışlara kaldıkları yerden devam edildi.
1925/1946 Markası Markanın etrafında defne yapraklarından metal taç efsanevi bir zaferi hatırlatmaktadır: 1. Dünya Otomobil Şampiyonasındaki P2’i (1924). Dairenin çapı 65 mm'den 75 mm'ye büyütülür. 1930 yılında tekrar 60 mm'ye küçültülür ve 1945 yılına kadar değişmeden kalır.
1750 Coşkusu Pat Braden, Alfa Romeo Amerika Ortakları genel sekreteri 1961 yılında bir makalede 1750'yi tarif eder:" Alfa Romeo'nun motor seslerine kapıldım. Bir tür tarif edilmez rapsodi gibiydi. Bu araba hakkındaki herşey bu hissi veriyor, bu arabaya her binişimde ve motoru çalıştırdığımda, günlük hayatın sıkıntısı dağılıp gidiyor ve herşey tekrar yeni ve tazeye dönüşüyor." Peter Hull, Alfa Romeo tarihinde 1750 için 1970 yılında yazmıştır: "Muhteşem arabalar güzel kadınlar gibi heyecan vericidirler, ancak genellikle kusursuz olmazlar. Bu anlamda Alfa 1750 bir istisnadır."
ANADOL
Anadol, Türkiye'de toplu olarak üretilen ilk otomobil markasıdır. İlk Türk üretimi otomobil ise 1960'da TCDD tarafından yalnızca beş tane üretilen "Devrim" adı verilen örnek otomobildir.Vehbi Koç tarafından kurulan Otosan tarafından 1966-1986 yılları arasında İstanbul'daki fabrikada üretilmiştir. Fabrika 1986'dan sonra Ford Taunus üretimi için kullanılmıştır.Anadol'un ilk modelleri İngiliz Reliant/Ogle tarafından tasarlanmıştır. Bütün modellerinde kaportası cam elyafı ve polyesterden yapılan Anadol'da motor olarak da Ford motorları kullanılmıştır. İlk kullanılan motor, Ford'un Anglia modelinin 1198 cc'lik motorudur.
...........
Anadol adı, açılan isim yarışması sonucunda finale kalan; Anadolu, Anadol ve Koç arasından seçilmiştir.Az sayıda kalan örnekleri , günümüzde genellikle ortadan kesilerek kamyonet yapılmış biçimleri ile adını aldığı Anadolu'nun küçük şehirlerinde halen kullanılmaktadır.
AUDİ
Audi, Alman bir otomobil şirketidir; Volkswagen grubunun bir parçasıdır. Şirketin merkezi Ingolstadt, Bavarya'da bulunmaktadır.Şirketin geçmişi 1899 yılına ve August Horch'a dayanmaktadır. İlk Horch otomobili kendisi tarafından 1901 yılında tasarlanmıştı. 1910 yılında Horsche şirket dışarısına atılmış ve kendi adını eski ortaklarıyla olan anlaşmazlıklar nedeniyle artık yaptığı tasarımlarda kullanamayacak hale gelmişti. Eski Almancada anlamı "Dinle!" olan "horch", Latincede aynı anlama gelen Audi'yi markası olarak kullanmaya başladı.1932 yılında Audi, Auto Union'u oluşturmak üzere Horch, DKW ve Wanderer şirketleri ile birleşti. Auto Union kullandığı birbirine bağlı dört halka da bugün Audi'nin logosu olarak kullanılmaktadır.
İkinci Dünya Savaşı sonrasında, şirket DKW etrafında ürünlerini sunmaya çalıştı. Ancak iki çekişli motoru o kadar ünlü olamadı. Eylül 1965'de Audi tekrar bir çıkış yaparak 72 beygirlik 4 kapılı sedanını piyasaya sundu, dünyanın en modern motorlarından biriyle.1970'lerde Audi 1950 yıllarında dünyanın en büyük motorsikletlerini üreten şirket olan NSU ile birleşti. Bu şirket Neckarsulm, Stuttgart yakında bulunmaktaydı. NSU daha küçük arabalar yapmayı öngörüyordu; daha sonrasında yeni bir rotasyon motorlarında Felix Wankel'in fikirleriyle kullanılmaya başladı. 1967'de çıkartılan yeni NSU Ro 80 bir uzay çağı arabasıydı ve o gün itibariyle sundukları aerodinamik, ağırlık, güvenlik açısından kusursuzdu, ancak motorlardaki rotasyon hatası NSu için pahalıya patlamıştı. Yine de günümüzde hala Audi'nin bazı modelleri Neckarsulm'da üretilmektedir.
Geçen 30 yıl içerisinde Audi yüksek güce sahip bir çok model sundu. 1980'de piyasaya sunulan Ünlü "Quattro" modeli ; ilk kez kullanılan 4 çekerli turbo bir spor arabasıydı. Audi bu atılımla teknolojide zirveye oturdu. (Bu teknoloji daha sonrasında dünya'nın hemen hemen tüm otomobil şirketleri tarafından kullanılmıştır.)Audi 80 modeli ile beraber, tüm modeller "Quattro" özelliğini kazaldı. Audi 80 her ne kadar 1986 yılında "dede arabası" imajına sahip olsa da unutulmaz tasarım 1989'da piyasaa sunuldu. Bu model piyasaya bomba gibi düştü ve oldukça iyi satış rakamlarına ulaştı.Gelişen teknoloji ile, Audi dünyanın en gelişmiş motorunu kullanmaya başladı. 1995'de S4 modelinde kullanılan dört çekerli motoru bu döneme damgasını vurdu.
1997'de de dünyanın tamamen aliminyumdan yapılmış ilk otomobilini sunan Audi, A8 modeli ile aliminyum uzak çizgilerine ulaşmış oldu. 90'ların ortasında yeni serilerini piyasaya süren Audi dünyanın en kaliteli otomobilleri arasında yerini aldı.2000 yılı itibariyle 24 saatlik Le Mans yarışını 4 kez ard arda kazanan Audi 2003'de VW grubunun başka bir modeli ile ancak tamamen Audi kadrosu ile Bentley modeli altında da bu başarıya imza attı.
|
|
|
|
|
19
|
»YaşaM - SoHBeT - EğeNCe« / Otomobil Dünyası / Modifikasyon / OtomobiL Tarihi
|
: Ocak 29, 2008, 01:17:04 ÖS
|
|
Otomobil, Auto: Yunancadaki anlamıyla kendiliğinden , mobile: Latincedeki anlamıyla hareketli demektir. Otomobil kavramının ilk ortaya çıktığı zamanı göz önüne alırsak at kullanılmadan, itmeden veya çekmeden kendiliğinden hareket edebilen öz itmeli taşıt anlamına gelmektedir.
Otomobillerin teknolojik gelişim kronolojisi
1680— Çalışabilen ancak kullanışlı olmayan ilk içten yanmalı motor 1680 yılında Hollandalı Christiaan Huygens ’in yaptığı barutun yanması ile çalışan pistonlu makine oldu. Kapalı bir silindir içinde patlayan barut kayabilen bir pistona etki ederek piston’un hareket etmesini sağlamaktaydı. 1698— İngiliz Thomas JAVERY ilk buharlı makinayı yaptı 1769— İngiliz James Watt uzun süreli çalışan buharlı makinayı yaptı 1769— Kendi kendine hareket hareket eden ilk araç İsveçli mühendis ve topçu yüzbaşı 1769 FardierNicolas Joseph Cugnot ( 1725-1804 ) tarafından yapılmıştır. Fransız ordusu için 1765 yılında başladığı çalışmalarını 1769 yılında tamamlayarak buhar türbinini geliştirmiş ve 3 tekerlekli bir arabanın önüne kazanı ile birlikte bir buhar makinesi monte ederek ilk motorlu taşıt olarak kabul edilen ateşli askeri traktörü Fardier’i üretmiştir.Bu makine iki silindirden oluşuyordu . Makinanın krankından alınan dönme hareketi bir bisiklet zinciri ile öndeki tekerleği harekete geçiriyordu. Direksiyon tertibatıda aynı tekerleği kumanda ediyordu.Saatte 4-5 km hızla 15 dak. hareket edebiliyordu. İlk buharlı yol aracı Fardier at arabaları ve kağnıların arasında kendini gösterirken denemeler sırasında duvara çarparak, motorlu araçlar tarihindeki ilk trafik kazasına da imzasını atmıştı. Cugnot’un yaptığı otomobil halen Paris sanayi müzesinde saklanmaktadır. 1785— Richard Threvithick dişli transmisyon kullanarak arabasını 150 km yol yaptırmıştır. 1787— Oliver Evans Amerikada yolcu taşıyan araç yapmıştır. 1794—İngiliz mühendis Mr. Robert Street , terementin ve hava karışımını bir alevle ateşleyerek çalışabilecek bir motor projesi yaptı. Motor tersine çevrilmiş bir silindir ve hareketli bir pistondan meydana gelmişti.Silindirin alt tarafı veya silindir kafası bir ocakla ısıtılırken üst kısımları suyla soğutulmaktaydı. Bu ilk makinede birkaç damla terebantin esansı yakacak olarak kullanılmakta ve yanmayı temin edecek havayı silindire çekebilmek için piston bir levye vasıtasıyla hareket ettirilerek yukarı kaldırılmaktaydı. Ayrıca piston, silindir kafasına açılmış bir aralığa temas ettirilen harici bir alevin karışımı yakması veya meydana gelen patlama ile de yukarıya hareket edebilmekteydi. Silindirlerin su ceketiyle soğutulması, meydana gelen gayet düşük basınç dolayısıyla pistonun aşağıya dönüşünü temin içindi.Motorun çalışabilmesi için içine hava pompalanması gerekiyordu .Bu buluş bazı sakıncaları nedeniyle uygulama alanı bulamadı ama sonradan bu alanda çalışacaklara ön fikir verdi.. 1796—Murdock katı yakıtlardan hava gazı elde etmeyi başarmıştır. Hava gazı özellikle maden kömüründen özel yöntemlerle elde edilir içten yanmalı motorlarda yakıt olarak kullanılan hava gazı bu motorların gelişmesinde önemli rol oynamıştır 1801—İngiltere’de Richard Threvithick yolcu taşıyan araç yapmıştır. 1824— Sonradan içten yanmalı makinelerin, özellikle diesel motorlarının temel ilkeleri, genç bir Fransız mühendisi Sadi Carnot tarafından ortaya atıldı: a -- Yakıtın sıkıştırılmış hava içinde kendiliğinden yanışı . 15/1 oranında sıkıştırılan havanın 300 ºCye kadar ısındığı ve bu durumdaki havanın kuru odun parçalarını yaktığı. b -- Yanmadan önce havanın sıkıştırılması .Carnot, yanmanın atmosferik basınç yerine yüksek basınçta olmasını ve yakıtın sıkıştırma sonunda ilave edilmesini düşündü ve böylece kolaylıkla enjektörü keşfetmiş oldu. c -- Makine sili | | |