En İyi Korsan Oyunlar
+ RaKiPSiZFoRuM.CoM | Rakipsiz Paylasim Platformu | Rakipsiz Forumun Rakipsiz Adresi
Kullanıcı Adı: Sürekli Bağlı Kal
Şifre:
  Mesajları Göster
Sayfa: [1]
1  
»YaşaM - SoHBeT - EğeNCe«
/ Her Telden / :)
: Şubat 06, 2008, 10:23:11 ÖS
           
Uzman Görüşü

 
 
        Bilgisayar Oturumunu Aç
 
Hakan GÜLLE
Seçkinler Dersanesi
Rehberlik Servisi

 
 





`Bilgisayar oturumunu başlat`
Hey! Yarışan Kesim, Bi Bak Hele...

Sevimli bir inatla başladığınız bir sürecin ortasına gelmiş bulunuyorsunuz. Çok yoruldunuz. Okul notlarınızın yüksek olmasını sağlamaya çalışmak, gittiğiniz dershanelerde puanlarınızı beklentiler düzeyine ulaştırmak için uğraşmak, sevgilisiz, cep telefonsuz günler v.s., v.s. Bu arada (ne demekse?) teknolojisiz (tv / bilgisayar) akşamlar! Çok yoruldunuz, çook.

Sen bir sayısal öğrencisi misin?

Evet, öyleyse; puanların 160 veya üstü ise gerçekten yorulmuşsun.

Sen bir eşit ağırlıklı öğrencisi misin?

Evet, öyleyse; puanların 145 veya üstü ise gerçekten yorulmuşsun.

Sen bir sözel öğrencisi misin?

Evet, öyleyse; puanların 145 veya üstü ise gerçekten yorulmuşsun.

Buraya kadar olan bölüm, tarafınızdan oldukça katı yada kırıcı olarak algılanabilir. Ancak geleceğiniz, kendi yaşamımdan daha önemli. Nasıl algılarsanız?

Peki, direnip, alt yapı sorunlarını gidermeye çalışan, ama puanı düşük olan samimi adayların dışında kalanlara ne demeli?

Sen ne yapıyorsun, şu anda?

Ya televizyon seyrediyorsun, ya da bilgisayarını amacı dışında kullanıyorsun. Ya da en geneliyle derslerimi , yarın nasıl olsa yaparım gibi kahverengi tosbağa tonlamasıyla kendini kandırıyorsundur.

Ya da atıyorum, tarihi, coğrafyayı, matematiği sevdiğin için sürekli bu derslere çalışıp, sevmediğin/başarının düşük olduğu dersleri "sonra yaparım" diye ihmal edip, erteliyorsun. Sanırım, sınavlardan sonra da, "çok çalışıyorum, ama puanlarım yine aynı geliyor" diye yakınıyorsundur.

Belki de arkadaşların daha önemli olduğundan, onların sorunlarını çözmek için bir hayli düşünüyorsundur.

Hah! Şimdi televizyondaki maçı hele bir izleyelim. Ondan sonra çalışmaya devam ederiz.(Tabi, tabi...)

Bak! Aklıma geldi. Çalışırken, arada bir arkadaşlarına mesaj çekmeyi unutma, olur mu? Çocuklar kontrol ister, belki motive olur garibanlar.

Evet, ya da, ya da, bu ya da, şu ya da. Sanırım ya da' ları sıklaştırabilirim. Ancak bu durumda yazının akışını bozmam olası hale gelecektir. Bu yüzden kesmem gerekiyor.

Peki, ya siz, bu ya da' ların devamını hayatınızdan çıkarmayı düşünmüyor musunuz?

 

 

Bahaneler, haklı çıkmamızı nedenleştiren çuval dolusu bulutlardır. Beyaz değil, kirli bir kar rengi gibi.

Sevdikleriniz de tüm bunları bildiği halde, kırılmayasınız diye zaman zaman sizleri olumlayabilir. "Bak sen zekisin, yaparsın" gibi.

Bazen gülmek geliyor, tutamıyorum kendimi. Ne zekası efendi, biz disiplinden bahsediyoruz, düzenli çalışmaktan. Bahis budur.

Şimdi bir öykü; gündelik yaşama dair.

Anadolu'nun ücra köşesinden bir genç gelmiş, büyük kente. Öğretim alt yapısı eksik. Kentte bir liseye kaydolup, bir dershanede de kontenjan öğrencisi olarak sınava hazırlanmaya başlamış.
Diğer öğrencilere yetişmek için; canını dişine değil, önüne katıp kovalıyor.

1.ÖSS 125 EA (Bir faciayla başladık, ama direneceğiz)
2.ÖSS 127 EA (Az, ama bir gelişme)
3.ÖSS 132 EA (İyi gidiyoruz)
4.ÖSS 129 EA (Öz güveni aldık, beraberinde dersleri serdik)
5.ÖSS 137 EA (Burnumuzun sürtülmesi işe yaradı)
6.ÖSS 142 EA (İlerliyoruz)
7.ÖSS 147 EA (İlerliyoruz)
8.ÖSS 147 EA (Takıldık)
9.ÖSS 146 EA (Takıldık)

...matematikten iki konu açığını daha kapatabilse; 147 ya da 150 EA arası bir puanla, riske atmadan Ankara Hukuk' a girebilecek.
Bak, genç yorulmuş. Bir el uzanmış, yardım için. Ancak o eli yaratan gencin özverili çalışması olmuş.

10.ÖSS 152 (Bu iş oldu)

Şu anda mezun. Stajını yapıyor. Sanırım yarını daha güzel olacak.

 

Güzel bir tablo değil mi? Peki, bunları neden yazma gereksinimi duydum. Çalışmadan ya da erteleyerek hedeflerinize ulaşmanız olanaklı değil, sevgili arkadaşlar. Ne kendinizi kandırın, ne de kandırılmaya açık olun. Birilerinin sizleri olumlamasını da her şeyin yolunda gittiği anlamına getirmeyin.

Bunları algılayacak zeka ve kapasite hepinizde var. Yeter ki vakit kaybetmeyin.

Bak, işte, yazının sonuna geldik ama sen hala bilgisayarın karşısındasın. Yavrum, evladım, kime söyledik biz bunları? Kapat şunu, vakit kaybediyorsun.

Sevgiyle

`Bilgisayar oturumunu kapat`
"Şimdi odanla, çalışma düzeninle ilgilen. Kendini reset'le ve saldır"

...alo, odanın ışığını söndürüp off konumuna geç demedim!
2  
»WwW.RaKiPSiZFoRuM.CoM«
/ Kutlama Ve Aktivitelerimiz / ilginç süpriz fikirlere ihtiyacım var
: Şubat 06, 2008, 12:46:34 ÖS
ömür boyu arkadaş mı  güll ben başka şeyler düşünüyodum ama nese sen söle yeni bulduğun fikri
3  
»YaşaM - SoHBeT - EğeNCe«
/ Hikayeler, Efsaneler ,Garip Olaylar / İSTER EVLİ OLUN İSTER BEKAR AMA BU YAZIYI OKUYUN!! (ibretlik)
: Şubat 05, 2008, 04:22:24 ÖS
Biraz uzun ama güzel bişi bence okuyun..


Bülent, avucunu açmış kendisine doğru elini uzatan adama ters ters

baktı.

Elli yaşlarında gösteren adam, görmeye alıştığı hırpani kıyafetli

dilencilere benzemiyordu. Üzerindeki giysiler eski fakat temizdi. Eli
yüzü temiz ve sağlıklı görünüyordu. Sapa sağlam adam gidip

çalışacağına dileniyor, belki benden daha zengindir diye düşündü.

Zaten canı çok sıkkındı, birde sinirlenmişti.
Alaycı bir ses tonuyla:

- Ekmek parası mı istiyorsun ? diye sordu.

- Hayır çikolata parası lazım!

Bülentin kızgınlığı şaşkınlığa döndü. Espri yeteneği olan dilencinin
hali de başka oluyor diye düşündü.

- Niye siz ekmek bulamayınca çikolata mı yiyorsunuz?

- Hayır. Ekmek bulamadığımız günler genellikle bulgur pilavı yeriz, onu
da bulamadıysak aç yatarız.

Bülent adamın ciddi mi konuştuğunu yoksa dalga mı geçtiğini
anlayamamıştı.

- Bu gün karnınız doydu üstüne tatlı mı istedi canınız?

- Fakirin canı mı olur ki, tatlı istesin beyim.

- Bu bir kamera şakası mı yoksa sen iş bulamamış stendapçı mısın?

- Hiçbiri değil. Sadece fakirim. Bugün karımın doğum günü, ona çikolata
götürmek istiyorum.

- Doğum gününde yaş pasta alınır bildiğim kadarıyla.

- O bizim için değil zenginler için. Otuz yıllık evliliğimiz boyunca
ona bir kez bile yaş pasta alamadım. Ama her doğum gününde mutlaka
çikolata götürdüm. Çikolatayı çok sever.

Adamın söyledikleri Bülentin dikkatini çekmişti. O akşam karısıyla
kavga etmiş, kapıyı çarpıp kendini sokağa atmıştı. Arabasına da
binmemiş sahile kadar yürümüştü. Denizi seyretmek de onu
rahatlatmamıştı. Oysa eskiden denizi seyrederken çok rahatlardı.
Dalgalar sıkıntısını alıp götürürdü.
Fakat karısının evde ağlıyor olduğunu bildiği için olsa gerek, hiçbir
şey onu rahatlatmıyordu.

Dilenciyle konuşurken biraz kafası dağılmıştı. Acaba söyledikleri

gerçek mi, yoksa uyduruyor mu diye düşündü.

- Cebinde bir çikolata alacak para yok mu şimdi?

Bülentin sorusu üzerine adam ceplerini boşalttı, bir nüfus cüzdanından
başka bir şey çıkmadı.
- Ben dilenci değilim. İşim yok. Günlük çalışırım, ne iş bulursam
yaparım.

Fakat bu gün bütün gün iş aradım, aksilik bu ya, hiçbir iş bulamadım.

Bülent oturduğu bankı işaret ederek yer gösterdi.

- Oturun biraz dertleşelim bari, dedi.

Adam çekingen çekingen oturdu yanına.
Yokmu eşin dostun, borç alacak akraban?

- Fakirin akrabaları da fakir olur beyim. Bulurlarsa kendi karınlarını
doyururlar.
- Dilenecek kadar çok mu seviyorsun karını ?

- Hem de çok seviyorum. Otuz yılımı aydınlattı o benim.

- Hımmmm. Aşk hemde otuz yıl süren aşk. Hayret doğrusu! Aşkın ömrü en
fazla
üç yıl diyorlar oysa. Sen otuz yıldan bahsediyorsun.

- Evet. Geçen yıllar sevgimi azaltmadığı gibi artırdı.

- Söyle o zaman nedir evlilikte mutluluğun sırrı?

öylediklerine bakılırsa sen mutluluğun formülünü bulmuş gibisin.

- Ben ilkokulu bile bitirmedim. Öyle formül falan bilmem.

Formül dediysem kimya formülü sormuyorum canım. Bende altı yıllık
evliyim. Sevdiğim kadınla evlendim, fakat mutlu değilim. Sürekli kavga
ediyoruz. Daha
iki saat önce kapıyı çarptım çıktım.

evimiz, arabamız, işimiz, gücümüz, her şeyimiz var, ama mutlu değiliz.

Senin hiçbir şeyin yok, ama mutlusun. Para mı acaba bizi mutsuz eden?

- Hiçbir şeyim yok mu? Hayır benim her şeyim var. Benim karım her
şeyim.

Sevgilim, eşim, arkadaşım, hayat yoldaşım. Hayatımı paylaştığım
insandan daha değerli ve daha önemli ne olabilir ki dünyada?

Sizin ev, araba, iş diye her şey dediğiniz şeylerdir aslında hiçbir şey
olan.


- Öyle deme, şu kadar varlığın içinde bile karım her şeyden şikayet
ediyor.

Bir de fakir olsam kim bilir ne olur?

- Altın tasın, kan kusana faydası yoktur beyim. Sen kadın ruhunu hiç
anlamamışsın. Hiçbir kadın iyi bir evde oturduğu, hergün çeşit çeşit
yiyecekler yediği için mutlu olmaz. Bir kadın, kocasının her şeyi

olduğunu bildiğinde ancak mutlu olur.

- Sizin mutluluğunuzun sırrı bumu ?

- Olabilir. Ben karıma değerli şeyler alamıyorum ama ona benim için ne
kadar değerli olduğunu hissettiriyorum. O da çok mutlu oluyor.
- Bir kadına değerli olduğunu nasıl hissettirilir?

- Küçük kızı severek.

- Küçük kız mı ? Hangi küçük kız ?

- Yaşı kaç olursa olsun her kadının içinde hiç büyümeyen bir küçük kız
vardır. O kızı ne kadar çok sever, ne kadar çok mutu edersen, o kadını

da
o
kadar mutlu edersin.

- Nasıl yani ?

- Küçük kız neleri sever, nelerden hoşlanır bir düşünün. Küçük kızlar
hep beğenilmek, ilgi görmek isterler. Güzel olduklarını duymaya
bayılırlar.

Kendilerine prensesmiş gibi davranılmasını beklerler. Küçük kızlar hep

prenses olmayı hayal ederler. Sürprizlerden hoşlanırlar. Biraz
şımartılmak isterler. Sevilmek ve sevildiklerini hep duymak isterler.
İltifata doymaz küçük kızlar. Öyle değil mi?

- Haklısın. Benim dört yaşımda bir kızım var. Adı Aylin. Her akşam
boynuma sarılır babacığım beni ne kadar seviyorsun? diye sorar.
Giysisini değiştirdiği zaman etrafımda Baba güzel olmuş muyum? diye
sorar durur. Güzelsin demem de yetmez ona. Harikasın prenses gibi
olmuşsun
demeliyim.
Dünyanın en güzel kızı demeliyim.

- İşte kadınlar bir ömür boyu bunu duymak isterler. Ben elli yaşındaki
karıma böyle davranıyorum. Ömrümüz olurda seksen, doksan yıl da
yaşarsak ben ona böyle davranmaya devam edeceğim. Ona bebeğim diye
hitap ediyorum çok hoşuna gidiyor. Bebeğim bana bir çay yapar mısın?
dediğimde çay yapmak için nasıl koşturduğunu görmelisiniz.

Hiç kavga etmezmisiniz siz?

- Kavga evliliğin tadı tuzu. Arada biz de tartışırız. Küsüp barışmanın
tadı
ayrıdır. Benim karım bir keçi kadar inatçıdır. Onunla barışmak için
uğraşmak ayrı bir keyif verir bana.

- Benim eşim çok ciddi kadındır. Hiç küçük kız havası yok onda.

- Küçük kızlar büyüdükleri zaman artık sevgi, ilgi istemeye utanırlar.
En ciddi yada en yaşlı kadının bile o küçük kız mutlaka vardır. Yeter
ki sen
o
tatlı kızı sevindirmeyi, mutlu etmeyi bil. Ve o küçük kızı asla
aldatma. Yoksa bir daha sana güvenmez ve ne yaparsan yap hep kuşkuyla

bakar. Küçük kızlar hem çabuk mutlu olurlar hemde çabuk kırılırlar. Çok

narindir onlar. Hoyrat elleri sevmezler. Yumuşak dokunuşları severler.

Bu tavsiyeni deneyeceğim. Fakat her zaman yapabilir miyim bilmiyorum.

Bazen işlerim çok yoğun oluyor o zaman eve çok yorgun gidiyorum.

- Bu sadece bir bahane. O küçük kızı mutlu etmek dünyanın en kolay işi.

Çoğu zaman birkaç tatlı söz yeterli olur. Sen o küçük kızı mutlu
ettiğinde karşılığını fazlasıyla alırsın. Artık o seni rahat ettirmek
için elinden gelen gayreti gösterir. Karısı mutlu olmayan erkek mutlu

olamaz. Mutlu olmak isteyen erkek önce hayat arkadaşını mutlu
etmelidir.

Düşünsene somurtkan, mutsuz, sürekli söylenen biriyle yolculuğa çıksan
ne kadar mutlu olabilirsin.



- Haklısında bende bütün gün ailem için çalışıp yoruluyorum.



- Yine para, yine dış sebepler. Evet para önemli ve gerekli ama
kadınlar para için erkekleri sevmezler. Para geçici mutluluklar verir.
Kadınlar hediye almayı severler. Paran varsa hediye al tabi. Ama

hediyeyle mutlu olmasını bekleme. Hediyenin yanına sevgini katmazsan

hediyenin bir anlamı yoktur. Benim hiçbir zaman çok param olmadı.
Günlük kazandım günlük yedik. Bazen aç kaldığımız günler oldu.

Hiçbir zaman karımın kulaklarına altın küpe takamadım ama her zaman aşk

sözleri fısıldadım. Hiçbir zaman boynuna pırlanta gerdanlık alamadım

ama hep öpücüklerle sevdim boynunu. Hiçbir zaman ona ipek elbiseler
giydiremedim ama
kendi bedenimle ipek elbise gibi yumuşacık sardım bedenini ve mutlu ettim
onu.

Adam ayağa kalktı.

- Bana müsaade, artık gitmeliyim, karım merak eder. Sende git evine
küçük kızın gönlünü al, belki o küçük kız şimdi evde ağlayıp
duruyordur.

- Bülent de ayağa kalktı. Kuvvetlice elini sıktı.

- Sizi tanıdığıma çok memnun oldum.

Elini bıraktı koluna girdi. Yolun karşısındaki pastaneyi gösterdi.

- Hadi gel eşin için şuradan çikolatalı pasta alalım, dedi.

Pastayı aldılar. Adam hayatında ilk defa karısına yaş pasta götürmenin
mutluluğuyla, bin bir teşekkür ederek evginin yolunu tuttu. Bülent de
pastanenin yanındaki manavdan karısının en sevdiği meyvelerden aldı.

Evine geldiğinde karısı şişmiş gözlerle mutfak masasında oturmuş su
içiyordu. Bülent hiç konuşmadan meyveleri büyükçe bir tabağa döküp
yıkadı.,
sonra eşinin önüne koydu.

- Bunlar dünyanın en şanslı meyveleri, dedi.

İnci hiç konuşmadı.

- Sorsana niye diye.

İnci kızgın kızgın:

- Niye? Diye sordu.

- Çünkü dünyanın en güzel ve en tatlı kadının midesine gidecek, dedi
gayet ciddi bir ses tonuyla. İnci şaşırmıştı. Bir anda yüzünün ifadesi
yumuşamıştı.

- Bunlar senin sevdiğin meyveler, senin için aldım.

- Hayret bir şey! Her zaman kendi sevdiğin meyveleri alırdın. Benim
hangi meyveleri sevdiğimi iyi hatırlamışsın. Aslında bu beklediğim
istediğim bir şeydi. bak senin sevdiğin meyveleri aldım

Ama şimdi kıymeti yok. Çünkü sana çok kırgınım, meyve alarak gönlümü
alamazsın.

- Özür dilerim seni kırdığım için.

Sonra Bülent yere diz çöktü.

- Cezam neyse razıyım. Ama bir tek şey istiyorum senden. Seni delice
seven bu adamı senden mahrum etme.
- Bülent yere çömelmiş, boynu bükük bir vaziyette çok komik
görünüyordu.

İnci kıkır kıkır gülmeye başladı.

- Affetmek o kadar kolay değil. Bakalım hangi cezalara
katlanabileceksin, dedi.

Bülent işte o zaman ona muzip muzip bakan eşinin içinde sakladığı küçük
kızı gördü.

Bundan sonra her şey daha farklı olacak diye düşündü.
4  
»WwW.RaKiPSiZFoRuM.CoM«
/ Kutlama Ve Aktivitelerimiz / ilginç süpriz fikirlere ihtiyacım var
: Şubat 05, 2008, 03:27:39 ÖS
bencede kiki neyse teşekkürler
5  
»YaşaM - SoHBeT - EğeNCe«
/ Anketler / Haftada 1 Kendi SUNucumuzdan ne DAGItalım ?
: Şubat 04, 2008, 08:43:13 ÖS
bencede film
6  
»YaşaM - SoHBeT - EğeNCe«
/ Bilmece - Bulmaca / Bilmeceler
: Şubat 04, 2008, 08:36:14 ÖS
Bilmece [1]

Sarıdır safran gibi
Okunur Kur'an gibi
Hem vallahi hem billahi
Ne şeftali, ne zerdali.



altın mı  okey
7  
»WwW.RaKiPSiZFoRuM.CoM«
/ Kutlama Ve Aktivitelerimiz / ilginç süpriz fikirlere ihtiyacım var
: Şubat 04, 2008, 08:11:51 ÖS
arkadaşlarını tanımıyorum ki  cry farklı şehirden ve onun tek hobisi pc işte onun da sitesi fln var
8  
»WwW.RaKiPSiZFoRuM.CoM«
/ Kutlama Ve Aktivitelerimiz / ilginç süpriz fikirlere ihtiyacım var
: Şubat 04, 2008, 07:53:15 ÖS
istanbulda deilim ki imkanlar kısıtlı küçük bi yerde yaşıyorum Sıkkın

9  
»Program Arsivi«
/ Msn Messenger Ve Diğer Mesajlaşma Programları / kalpler kalpler kalpler
: Şubat 04, 2008, 04:01:11 ÖS
güzel oluyo saol  okey
10  
»WwW.RaKiPSiZFoRuM.CoM«
/ Kutlama Ve Aktivitelerimiz / ilginç süpriz fikirlere ihtiyacım var
: Şubat 04, 2008, 03:26:02 ÖS
şimdi arkadaşım erkek ama farklı şehirde Sıkkın o gün belki gelir belki gelmez Sıkkın ama gelir büyük ihtimalle bende onun doğum gününü farklı unutamayacağı bi şekilde kutlamak istiyorum

 o havai fişek işi benim için zor biraz kiki
11  
»WwW.RaKiPSiZFoRuM.CoM«
/ Kutlama Ve Aktivitelerimiz / ilginç süpriz fikirlere ihtiyacım var
: Şubat 03, 2008, 10:59:03 ÖS
fazla yakın deil ama yakın zamanda  okey benim için özel birinin doğum günü var farklı bişeyler yapmak istiyorum yardımcı olursanız sevinirim.. orjinal fikirlerinizi bekliyorum şimdiden teşekkürler  güll
 
12  
»Kültür, Sanat, Eğitim ve İslamiyet «
/ Ödev Arşivi / yine ben :(
: Ocak 14, 2008, 10:02:19 ÖS
benimde aynı işte hepsiyle aram iyi ama ing  cry bide öğretmen lisesinde okuyorum   Cool ama ing kötü bence eğitim sistemi çok yanlış 4. sınıftan beri ing görüyoz ama hangimiz düzgün öğreniyoruz  Sıkkın bide zaten en başta ingilizcenin ders olarak okutulması çok yanlış ders dedin mi adam zaten sıkılıyo  okey
13  
»Kültür, Sanat, Eğitim ve İslamiyet «
/ Ödev Arşivi / yine ben :(
: Ocak 11, 2008, 11:56:23 ÖS
ingilizceden nefret ediyorum ama " describe some important events in your country" veya "how does medai affect people?" konularında kompozisyon yazmam gerekiyo lise düzeyinde yardımcı olabilir misiniz Sıkkın  Sıkkın Sıkkın
14  
»Kültür, Sanat, Eğitim ve İslamiyet «
/ Ödev Arşivi / yardımcı olursanız sevinicem
: Ekim 22, 2007, 08:21:08 ÖS
çok teşekkürler  smiley

bide tam olarak omurgasız hayvanlarda iskelet sistemi hakkında da yardımcı olursanız sevinicem smiley

böyle hiç kısaltmaya çalışmayın mümkün olduğunca uzun bi yazı çok iyi olur smiley
 
umarım çok şey istemiyorumdur  cry  Sıkkın
15  
»Kültür, Sanat, Eğitim ve İslamiyet «
/ Ödev Arşivi / yardımcı olursanız sevinicem
: Ekim 20, 2007, 10:29:43 ÖS
omurgasız hayvanlarda destek ve hareket  Sıkkın  cry ben halledemedim
lütfen yardım
Sayfa: [1]
Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir, yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız rakipsizforum@gmail.com email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.