En İyi Korsan Oyunlar
+ RaKiPSiZFoRuM.CoM | Rakipsiz Paylasim Platformu | Rakipsiz Forumun Rakipsiz Adresi
Kullanıcı Adı: Sürekli Bağlı Kal
Şifre:
  Konuları Göster
Sayfa: [1] 2 3 ... 6
1  
»Televizyon Dünyası«
/ Film Arşivi / Zohana Bulaşma - You Don’t Mess With The Zohan (Komedi)
: Kasım 25, 2008, 05:04:38 ÖS
Linki Görebilmek için Üye Olunuz veya üye iseniz Giriş Yapınız

    

Linki Görebilmek için Üye Olunuz veya üye iseniz Giriş Yapınız

Linki Görebilmek için Üye Olunuz veya üye iseniz Giriş Yapınız
Alt Yazı


Filmin konusu kısaca şöyle:

     Kurşunların havada uçuştuğu bir ortamda, Mossad Ajanı Zohan (Adam Sandler), , komando eğitimi almış, her türlü silahı kullanacak yetkinlikte, yükseklerden atlayıp sıçrayacak kadar da hünerlidir. Operasyondan operasyona koşturan kahramanımız günün birinde asıl isteğinin saç kesmek olduğunun farkına varır. Kendini ölmüş gibi göstererek soluğu New York’ta alır. Saç stilisti olarak kendine müşteri bulmakta zorlanmaz ama sorunlar da peşini bırakmaz.



(My Upload)
2  
»Televizyon Dünyası«
/ Türkçe Dublaj Filmler / Altın Pusula (TÜrkçe)
: Kasım 24, 2008, 07:18:50 ÖS



Bildiğimiz dünyadan farklı yaratıkların olduğu bir evrende, Oxford's Jordan Koleji'nde okuyan Lyra'nın en yakın dostu, yanından hiç ayırmadığı cini Pantalaimon'dur. Bir gün okulda cini ile birlikte duymaması gereken bir konuşmaya kulak misafiri olur. Hemen arkasından arkadaşlarından birinin kaçırılması ile birlikte hayatının en büyük maceralarından biri başlayacaktır.

Arkadaşının peşinden kuzeye doğru yol alırken zırhlı ayılarla, cadı kraliçelerle ve daha birçok ürkütücü yaratıkla karşılaşarak bir dolu maceranın içinden geçer. Ne kadar ürkütücü olursa olsun, artık geri dönüş yoktur; arkadaşını bulmak zorundadır.

Chris Weitz'in yönettiği Altın Pusula, Philip Pullman'ın çok satan kitabından uyarlanmasının yanında, etkileyici kadrosu ile de dikkat çekiyor. Nicole Kidman, Daniel Craig, Eva Green, Kevin Bacon, John Hurt ve Eric Bana gibi başarılı isimlerin biraraya gelmiş olması bile film için heyecan duymamıza yetiyor!


Linki Görebilmek için Üye Olunuz veya üye iseniz Giriş Yapınız


Linki Görebilmek için Üye Olunuz veya üye iseniz Giriş Yapınız

(My Upload)
3  
»Televizyon Dünyası«
/ Film Arşivi / Wall E ( Animasyon Çizgi Fİlm )
: Kasım 24, 2008, 07:15:16 ÖÖ
Linki Görebilmek için Üye Olunuz veya üye iseniz Giriş Yapınız






  Günün birinde insanoğlu dünyamızı terk etmek zorunda kalsaydı ve giderken birileri son robotun fişini çekmeyi unutsaydı ne olurdu?

Oscar ödüllü senaryo yazarı/yönetmen Andrew Stanton (“Finding Nemo”) ile “The Incredibles”, “Cars” ve “Ratatouille”in yapımcısı Pixar Animasyon Stüdyoları, kararlı robot WALL•E’nin serüvenlerini anlatan bilgisayar animasyonu kozmik komedi macera ile izleyiciyi galaksiler arası yolculuğa davet ediyor.

Gezegenimizi temizlemek amacıyla üretilen robot WALL•E, yüzyıllarca yapayalnız yaşadıktan sonra, EVE adlı bir arama robotuyla karşılaşınca hayatına yepyeni bir anlam gelir. WALL•E ile EVE, galaksiler arası bir yolculuğa çıkarken sinema dünyasının gelmiş geçmiş en heyecanlı ve yaratıcı komedilerinden birisine imza atarlar.

Gelecek kavramının bugüne kadar hiç hayal edilmemiş yepyeni bir vizyonunu sunan animasyon filminde sevimli robotumuz WALL•E’ye, aralarında bir yavru hamamböceği ile hepsi bozuk ve birbiriyle uyumsuz robotlardan oluşan kahramanlar ekibi gibi eğlenceli karakterler eşlik eder.

Sürprizlerle, aksiyonla, komediyle ve duyguyla yüklü WALL•E’nin senaryo yazarlığını ve yönetmenliğini Andrew Stanton üstlendi. Yapımcılığını Jim Morris, ortak yapımcılığını Lindsey Collins gerçekleştirdi. Filmin birbirinden orijinal ve yaratıcı ses tasarımlarını daha önce “Star Wars”, “Indiana Jones” ve “E.T. the Extra-Terrestrial”de çalışmış olan Oscar ödüllü Ben Burtt gerçekleştirdi.



Linki Görebilmek için Üye Olunuz veya üye iseniz Giriş Yapınız

Linki Görebilmek için Üye Olunuz veya üye iseniz Giriş Yapınız

Linki Görebilmek için Üye Olunuz veya üye iseniz Giriş Yapınız

Linki Görebilmek için Üye Olunuz veya üye iseniz Giriş Yapınız

Linki Görebilmek için Üye Olunuz veya üye iseniz Giriş Yapınız

Linki Görebilmek için Üye Olunuz veya üye iseniz Giriş Yapınız

Linki Görebilmek için Üye Olunuz veya üye iseniz Giriş Yapınız

Linki Görebilmek için Üye Olunuz veya üye iseniz Giriş Yapınız
(MY Upload)
4  
»WwW.RaKiPSiZFoRuM.CoM«
/ İstek ,Öneri ve Şikayetleriniz / Kırık Lİnkler Hakkında
: Mayıs 14, 2008, 02:26:06 ÖS
KEndi KOnularıma Baktımda Lİnki Kırık OLan Bir Sürü DOsya VAr BAzılarını İşaretledim
BULAbildiklerimi YEniden EKledim Mod ARkadaşlar İNdirme Lİnklerini KOntrol EDErse İYİ OLur
Gereksiz Durmasınlar ÇAlışmayanları Siliniz. BEn BAzılarını Sİldim.

BEnim AÇtığım KOnular Dışında Olanlarda Çok SAyıda Kırık Lİnkler Ve GÖrüntülenemen REsimler VAR.
BUnlarıda MOd ARkadaşlar İNceleyip GErekeni
Yapacağını UMuyorum.

Şimdiden KOlay GElsin                 
5  
»Yönetim«
/ Çöplük / İNternet DOwnload Manager
: Şubat 16, 2008, 09:59:38 ÖS
HAlen KUllandığım GErçektende PErformansı Yüksek BİR DoWnload PRogramı Kesinlikle TEk GEçerim.. smiley
Linki Görebilmek için Üye Olunuz veya üye iseniz Giriş Yapınız
6  
»YaşaM - SoHBeT - EğeNCe«
/ Garip / İlginç Videolar / Alev Alev NOtbook
: Aralık 18, 2007, 08:30:02 ÖÖ






NE GÜZel Dİmi smiley
7  
»YaşaM - SoHBeT - EğeNCe«
/ Komik Videolar / Yavuzun Minübüsü. Futbol :)
: Kasım 29, 2007, 08:44:23 ÖÖ



                   
                 TÜRKİYE İSPANYA









               TÜRKİYE PORTEKİZ                                                                                          









               TÜRKİYE İNGİLTERE







               BEŞİKTAŞ FENERBAHÇE
 
devamını siz ekleyin artık smiley)
8  
»Program Arsivi«
/ F-G-H-İ-J / Hiren's Boot Cd
: Ekim 31, 2007, 03:08:16 ÖS
CD'Den Açılış Yapıp Sİstemin Dostan HEr TÜrlü Testi Yapabiliceğiniz GÜzel Bİ PRogram Cdsi Ayrıca Wİn Desteğide Var.

Linki Görebilmek için Üye Olunuz veya üye iseniz Giriş Yapınız
9  
»Bilgisayar Ve İnternet Rehberi«
/ Network / İnternet / Türk Upload Sİtesi
: Ekim 28, 2007, 09:56:18 ÖS
Linki Görebilmek için Üye Olunuz veya üye iseniz Giriş Yapınız
http://www.dosya.cc/


Alternatif Olarak GÜzel Türkçe OLması VE Arayüzünün De Çok SAde OLması İYİ BENce VE İLk Uploadım..
Linki Görebilmek için Üye Olunuz veya üye iseniz Giriş Yapınız

10  
»Program Arsivi«
/ K-L-M-N-O / Nlite & Windows POst İNstaller.
: Ekim 24, 2007, 06:53:15 ÖS
ARkadaşlar Kullanan VARMı BİLmiyorum Ben Beceremedim ..Bununla Winxp Cd'nizE Kurulum Esnasında FİestaXp Deki Gibi ÇEşitli PRogramları EKleyebilirsiniz KUllanması Zor Söyleyim smiley
 
POst İNstaller KUllanım REhberi
Linki Görebilmek için Üye Olunuz veya üye iseniz Giriş Yapınız


¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯

PostİNstaller
Linki Görebilmek için Üye Olunuz veya üye iseniz Giriş Yapınız





Linki Görebilmek için Üye Olunuz veya üye iseniz Giriş Yapınız


Bu Program İLEde Wİndows CD Sİ HAzırlayabiliyosunuz .. POst İNstallerle  Yanılmıyorsam EKliceğiniz PRogramların Seçmeli MEnüsü YApılıyo  Kİ Ben HAla ÇÖzemedim.. Ama NLİte ı KUllanıyorum ..





nLite Nedir?

nLite, Windows CD'nizi özelleştirmek için kullanabileceğiniz, basit, hızlı, verimli bir araçtır. nLite ile yapabileceğiniz işlemler :

* Servis Paketi Entegre Edebilme
* Düzeltme [Hotfix] ve Güncelleme Entegre Edebilme
* Sürücü Entegre Edebilme
* Bileşen Kaldırabilme
* Katılımsız Kurulum
* Ek Seçenekler
* Yama
* İnce Ayar Yapabilme
* Açılabilir ISO Oluşturabilme

Servis Paketi Entegre Edebilme: Microsoft'un Windows XP için çıkarmış olduğu toplu yamaları [SP1, SP2] CD'nize entegre edebilmenizi sağlar.

Düzeltme ve Güncelleme Entegresi: Microsoft'un Windows XP için çıkarmış olduğu kritik güncelleme ve düzeltme paketlerini entegre edebilirsiniz. [*KB*.exe dosyalar]

Sürücü Entegre Edebilme: Normalde Windows XP ile gelmeyen donanım sürücülerini CD'nize entegre ederek, Windows kurulumunda donanımlarınızın otomatik olarak tanıtılabilmesini sağlayabilirsiniz.

Bileşen Kaldırabilme: Windows XP ile kurulan ancak kullanmayacağınız ve ileride de ihtiyacınız olmayacak bileşenleri kaldırarak CD'nizde yer açılmasını ve kurulumun hızlı bir şekilde tamamlanmasını sağlayabilirsiniz.

Katılımsız Kurulum: Windows kurulurken kullanıcıya sorulan soruları tek bir seferde cevaplayarak kurulumun tamamen otomatik olarak yapılmasını sağlayabilirsiniz.

Ek Seçenekler: Yönetici ve konuk hesabının adını değiştirme, eski BIOS bilgilerini silebilme, CD'den boot etmenizi isteyen mesajı silebilme, geçici klasörü, kullanıcı profillerinin tutulduğu yolu değiştirebilme gibi ek seçenekleri belirleyebilirsiniz.

Yama: TCP/IP'nin maksimum eş zamanlı dosya indirme yaması, USB frekansı, UXTheme.dll yaması ve Windows Dosya Koruması yamasını yapabilirsiniz.

İnce Ayar Yapabilme: Windows'un performansını artıracak bir çok ince ayarı bu bölüm sayesinde yapabilirsiniz.

Açılabilir ISO Oluşturabilme: nLite sayesinde yapmış olduğunuz ayarlamaları ve özelleştirmeleri bir ISO dosyası haline getirerek, açılabilir CD olarak yazdırabilirsiniz.


Bilgi :

 Seçeneklerin yanında bulunan yardım simgelerini mutlaka kullanın. Bu sayede, işlemlerinizi hatasız gerçekleştirebilirsiniz.


Programın Kurulumu


Linki Görebilmek için Üye Olunuz veya üye iseniz Giriş Yapınız adresinden indirmiş olduğunuz nLite programına çift tıklayarak karşınıza çıkan pencerede lisans anlaşmasını onaylayarak gerekli adımları izleyerek programı kurun.

Programı kurma işlemi tamamlandıktan sonra masaüstünde oluşturulan kısayol simgesine çift tıklayarak programı çalıştırın.

Hoşgeldiniz Ekranı


Programı çalıştırdıktan sonra karşınıza çıkan nLite program arabiriminin ilk penceresinde programı kullanmak istediğiniz arabirim dilini seçebilirsiniz.



Programın arabirim dilini seçtikten sonra devam butonuna basarak bir sonraki adıma ilerleyebilirsiniz.


Kurulum Dosyalarının Yolu


Program arabirim dilini seçtikten sonra DEVAM butonuna bastığınızda karşınıza aşağıdaki pencere gelecektir.

Bu pencerede GÖZAT butonuna basarak Windows kurulum dosyalarının bulunduğu klasörü seçin. Seçim işlemini tamamladıktan sonra, DEVAM butonuna basın ve programın kurulum dosyalarını algılamasını sağlayın. Hemen aşağıda seçmiş olduğunuz Windows sürümü ile ilgili bilgiler belirecektir. Eğer doğru ise, tekrar DEVAM butonuna basarak bir sonraki adıma geçin.


Oturum Seçimi


Bu bölümde daha önce tamamlamış olduğunuz bir nLite işlemi varsa �Son Oturum� isminde ya da sizin kaydettiğiniz farklı bir isimde bilgileriniz listelenecektir. Eğer daha önce herhangi bir işlem yapmadıysanız yani program ile ilk kez çalışıyorsanız liste boş görünecektir.



Eğer listede herhangi bir oturum listelenmişse, dilerseniz bu oturumu seçerek YÜKLE butonuna basıp daha önce yapmış olduğunuz nLite CD'sinden bir kez daha yapabilir ya da DEVAM butonuna basarak yeni bir oturum oluşturabilirsiniz.


Görev Seçimi


Görev seçimi penceresine geldiğinizde aşağıdaki gibi seçim yapabileceğiniz başlıklar gelecek.



Karşınıza çıkan pencerede Windows CD'si üzerinde hangi işlemi ya da işlemleri yapmak istediklerinizi seçebilirsiniz. Tek tek seçmek istemiyorsanız, ilgilendiğiniz bölüme ait ana butona basarak, o bölüm ile ilgili tüm seçenekleri seçebilir ya da seçimleri iptal etmek istiyorsanız, yine ilgili bölümün ana butonuna basarak ilgili tüm seçenekleri iptal edebilirsiniz. Herhangi bir başlığın üzerine geldiğinizde, o başlıkla alakalı kısa bilgiyi hemen sağda görebilirsiniz.

Eğer, daha önce nLite kullanarak bir Windows CD�si üzerinde değişiklik yaptıysanız, Katılımsız Kurulum başlığını seçtiğinizde aşağıdaki uyarıyı alacaksınız :



Bu durumda yeni ayarlar, eski ayarların üzerine yazılacaktır. Farklı bir kaynak gösterebilir ya da aynı kaynak üzerinde değişiklik yapmayı seçerek DEVAM butonuna basabilirsiniz.


Servis Paketi Entegresi



Servis paketi entegre seçim penceresinde entegre etmek istediğiniz servis paketini seçmek için SEÇ butonuna basın.

NOT 1: Bu paketler sadece toplu güncelleme paketi olmalıdır. [SP1, SP2 vb.]

NOT 2: Eğer elinizde SP2 bulunuyorsa, sadece bu paketi entegre etmeniz yeterlidir. Aynı zamanda SP1'i de entegre etmeyin. Çünkü SP2 zaten SP1 güncellemelerini de içeriyor.

Eğer elinizde servis paketi mevcut değilse ve CD'de SP2'li ya da SP1'li değilse RESMİ SERVİS PAKETİ İNDİR başlığı altındaki İşletim Sistemlerinden size ait olanı seçerek, servis paketlerini resmi sitesinden indirebilirsiniz.

Düzeltme ve Güncelleme Entegresi



Bu pencereye elinizde mevcut olan SP1 veya SP2 [cdnize hangisini entegre ettiyseniz] paketlerinden sonra çıkan Kritik Güncelleme ve Düzeltme dosyalarını ya da oluşturduğunuz .cab uzantılı nLite eklentilerini ekleyerek CD'nize entegre edebilirsiniz.

NOT 1: Sadece *KB*.exe ile başlayan beyaz simgeli dosyaları ve .cab uzantılı eklentileri eklemelisiniz.

NOT 2: Yardım butonuna basarak yardım penceresini açabilir ve bu adım hakkında bilgi alabilir ya da mevcut güncellemeleri indirebileceğiniz web sitesine gidebilirsiniz.



Güncelleme Başlangıcı - 10.05.2007



"Gelişmiş" butonuna bastığınızda karşınıza gelecek pencereden, ayrıntılı seçeneklere ulaşabilirsiniz.

Doğrudan Düzeltme Entegresi: Bu yükleme sırasında ihtiyacınız olan reg kayıtlarını ekler ve doğrudan dosya değişimini yapar. Bu sayede ISO'da yer kazanırsınız. Eğer daha önce problem yaşadıysanız normal metodu kullanmak için bunu işaretlemeyin. Eğer bu seçeneği kullanırsanız, güncellemeler doğrudan entegre edileceğinden [varolan eski dosyalar değiştirileceğinden], Program Ekle / Kaldır penceresinde, yapılan güncelleştirmeleri göremezsiniz. Ancak, güncellemeler yapılmış olarak gelecektir.

Raporları Görüntüle: Bu entegre sırasında bir uyarı veya seçim raporu görüntülenmesini sağlar. Kutuyu boş bırakmanız, sessiz otomatik bir yükleme için önerilen bir seçimdir.

Katalog Dosyalarını Sil: Eğer 150'den daha fazla güncelleme paketi entegre edecekseniz, bu seçenek yüklemeyi hızlandırır. Bu özellik sadece " Seçenekler - Yamalar" bölümündeki SFC seçeneği, devre dışı ise uygulanır. Uyarı: Bu, imzasız sürücü yüklemelerinde bir çok uyarı almanıza neden olabilir.

ASMS Sıkıştırması: Bu seçenek, ASMS klasöründeki dosyaları sıkıştırmak için kullanılır. ~4MB disk alanı kazandırır. İlk GUI açılışında 'GDIPLUS'ın yükleme hatalarına neden olabileceğini dikkate almak gerekir.


Güncelleme Sonu - 10.05.2007

Sürücü Entegresi



Bu adım sayesinde Windows ile birlikte gelmeyen mevcut donanımlarınızın sürücülerini entegre edebilir ve Windows kurulumunda donanımlarınızın otomatik olarak tanıtılmasını sağlayabilirsiniz.

YARDIM butonuna basarak bu bölüm hakkında bilgi alabilirsiniz



EKLE butonu sayesinde sürücülerinizi ekleyebilirsiniz.

NOT: Sürücülerinize ait .INF uzantılı dosyalardan bir tanesini seçip eklediğinizde, o sürücüye ait tüm bilgiler eklenecektir.


Bileşen Kaldırma


Windows XP ile kurulan ancak kullanmayacağınız ve ileride de ihtiyacınız olmayacak bileşenleri kaldırarak CD'nizde yer açılmasını ve kurulumun hızlı bir şekilde tamamlanmasını sağlayabilirsiniz.





Devamı nı İNDirmek İÇin ...::Linki Görebilmek için Üye Olunuz veya üye iseniz Giriş Yapınız
:.. Kullanım KLavuzu.


11  
»Kültür, Sanat, Eğitim ve İslamiyet «
/ Fen Bilgisi / Doğada GÖrdüğümüz CANlı Çeşitleri.
: Ekim 21, 2007, 02:40:41 ÖS
DOĞADA GÖRDÜĞÜMÜZ CANLI ÇEŞİTLERİ


Doğada milyonlarca canlı türü vardır. Bu canlıların bir bölümü karada bir bölümü deniz ve tatlı sularda yaşar. Canlılar dünyası bitkiler ve hayvanlar olmak üzere iki büyük gruptan meydana gelmiştir. İnsanlar çevresindeki canlı varlıklardan yararlanabilmek için onları incelemek ve araştırmak gereği duymuştur. Bu nedenle hayvanlar ve bitkiler dünyası insanlar için bir araştırma konusu olmuştur. Televizyonlarda izlediğimiz bazı belgesel filmler ,  hayvanlar ve bitkiler dünyasıyla  ilgilidir.

 

HAYVANLAR
Çevremizde gördüğümüz canlıların en büyük grubunu hayvanlar oluşturur. Hayvanların yaşadığı ortamlar ve dış görünüşleri birbirinden farklı bile olsa hücre yapıları aynıdır. Koyun , keçi , kedi , köpek , at , eşek gibi hayvanlar  çiftliklerde yetiştirilebilen ve yaşantımızda yararlandığımız hayvanlardandır. Bunların dışında ayrıca kurt , aslan , çakal , kaplan , tilki gibi ormanlarda yaşayan hayvanlar da vardır. Hayvanlar besinlerini hazır olarak alır. Beslenme şekillerine göre hayvanlar  otla , etle ya da hem ot hem etle beslenen hayvanlar olmak üzere gruplandırılabilir. Hayvanların yaşam ortamları da birbirinden farklıdır. Kara ve su hayvanların yaşam ortamlarıdır. Ancak bazı hayvanlar hem karada hem de suda yaşayabilir.

 

BİTKİLER
Canlılar dünyasının ikinci büyük grubunu bitkiler oluşturur. Bitkilerin bir bölümü karada bir bölümü ise suda yaşar. Karada yaşayan bitkilere çeşitli ağaçları  ( çam , köknar , ladin , kavak  gibi )  örnek verebiliriz.

Nilüfer , su yosunu , kamışlar da suda yaşayan bitkilere örnektir. Bitkilerin çoğu besinlerini kendisi yapar. Hayvanlar gibi hazır olarak almazlar. Evlerimizde saksılarda yetiştirilen sardunya , begonya , menekşe gibi çeşitli süs bitkiler de vardır.

 

CANLILARI GRUPLANDIRALIM


Önceki dersimizde çevremizdeki canlı varlıkları incelemiş ve canlı varlıkların insanlar için bir merak konusu olduğunu öğrenmiştik. Çeşitli ortamlarda yaşayan canlı varlıklar arasında bazı benzerlikler olduğu gibi farklılıklar da vardır. Canlıların çok ve çeşitli oluşu , bilim adamlarının onları incelemesini zorlaştırmaktadır. Bu nedenle canlı varlıkları daha iyi inceleyebilmek ve onlar hakkında ayrıntılı bilgiler edinebilmek için bu varlıkların benzer özelliklerine göre kümelere ayrılması gereği ortala çıkmıştır. Canlıların benzer özelliklerine göre kümelere ayrılmasına “ gruplandırma ”  adı verilir. Canlıların gruplandırılması onların incelenmesini kolaylaştırır. İlk yapılan gruplandırma canlıların dış görünüşlerine bakılarak yapılmıştır. Fakat daha sonraları bu gruplandırmanın doğru olmadığı ortaya çıkmıştır. Daha sonra yapılan gruplandırmalar canlıların  dış görünüşlerine değil , aralarındaki akrabalık ilişkilerine göre yapılmıştır. Canlıların gruplandırılmasıyla ilgili çalışmalar yapan bilim dalına “ sistematik ” denir. Bu bilim dalına göre canlılar beş temel guruba ayrılır.

 

 

1.        Bakteriler

2.        Protistalar ( bir hücreli canlılar )

3.        Mantarlar

4.        Bitkiler

5.        Hayvanlar         

 

Bu gruplarda yer alan canlı varlıkların hiç birine benzemeyen  virüsler  ise ayrı bir grup olarak incelenir.

Bu canlı varlıklarla ilgili ayrıntılı bilgileri ünitemizin ilerleyen günlerinde alacağız.

 

 

 

VİRÜS , BAKTERİ , PROTİSTA ve MANTARLARLA TANIŞALIM
 
VİRÜSLER :


Virüsler bilinen en küçük canlıdır. Çok küçük oldukları için ancak elektron mikroskobu adı verilen özel bir mikroskopta  görülebilir.  Okullarda kullanılan mikroskoplarla görülmeleri  mümkün değildir. Virüsler ancak canlı vücudunda yaşayabilirler. Girdikleri canlının hücrelerine yerleşerek  burada çoğalırlar. Virüslerin en önemli özelliklerinden biri de pek çok hastalığa sebep olmasıdır. Virüsler sadece insanlarda  değil pek çok canlıda hastalıklara neden olur. Virüsler insan , hayvan ve bitki hücrelerinde çoğalırlar. Kuduz , grip , suçiceği , kızamık , AIDS , şap gibi pek çok hastalığın sebebi virüslerdir.

 

BAKTERİLER
:
 

Açıkta bırakılan sebze ve meyveler çürür. Et kokar , yoğurt ve süt ekşir. Ekmek küflenir. Bütün bu olaylar günlük yaşantımızda rastladığımız olaylardır. Zaman zaman yiyeceklerimizde gördüğümüz bu değişikliklerin nedeni gözle göremediğimiz küçük canlılardır. Bu canlılara bakteri adı verilir.

Bakteriler virüslere göre daha büyüktür. Bu nedenle mikroskopta kolaylıkla görülebilirler. Bakterilerin oldukça geniş bir yaşam alanı vardır. Toprakta , havada , suda , toprak altında , insan vücudunda yaşayabilir. Bakteriler  değişik şekillerde olabilir. Örneğin bazı bakteriler çubuk , bazıları küre , bazıları kıvrımlı , bazıları ise virgüle benzeyen şekildedirler.

Faydalı bakteriler olduğu gibi zararlı bakteriler de vardır. Örneğin sütün mayalanıp yoğurt yada peynire dönüşmesi bakteriler sayesindedir. Aynı şekilde üzümden sirke oluşmasını da bakteriler sağlar. Toprakta yaşayan bazı bakteriler hayvan ve bitki artıklarının çürümesini sağlar. Bakterilerin bu yararlarının yanında  zararlı bakteriler de vardır. İnsan vücudunda yaşayan bazı bakteriler zararlıdır. Kolera , tifüs , verem , tifo gibi hastalıklara bakteriler neden olur. Bakteriler besinlerin üzerine yerleşerek onların zamanla bozulmasına yol açar. Bu bozuk besinleri kullananlar zehirlenir. Hayatı tehlikeye girer.

 
PROTİSTALAR  ( BİR HÜCRELİ CANLILAR )

 

Protistalar küçük su birikintileri , nemli topraklar , hayvanların vücut sıvıları gibi çok farklı ortamlarda yaşayabilen ve ancak mikroskopla görülebilen bir hücreli canlılardır. Bu canlıların tüm hayati olayları bir hücre içinde geçmektedir. Bu canlılar hem bitkisel hem de hayvansal özellikler taşır.

Terliksi hayvan , amip , öglena , çan hayvanı , algler   protistalar grubundaki canlılara örnektir. Bu canlılar genelde kirli birikinti sularda yaşadıklarından , bu tür suları kullanmak sağlığımız açısından zararlıdır. Çünkü bu ortamlarda yaşayan canlılar birçok hastalıklara neden olmaktadır.  Bir hücreli canlılar bölünerek çoğalır. Bir hücreli canlıların  bir bölümü besinlerini kendileri yapar , bir bölümü ise bulundukları ortamdan hazır olarak alırlar.

 

Algler                                    : Kök , gövde ve yaprağı bulunmayan bitkisel canlıdır.

Amip                                      : Hayvansal canlıdır. Hareket eder.

Terliksi Hayvan   : Hayvansal canlıdır. Titrek tüyleri sayesinde hareket eder

Öglena                  : Hem bitki hem de hayvan özelliği gösterir.

 

MANTARLAR


Daha önceki derslerimizde açıkta kalan besinlerin kokuştuğunu , nemli ortamlarda kalan meyvelerin çürüdüğünü öğrenmiştik. Ekmek , salça , zeytin ve reçel gibi besinlerin üzerinde zamanla beyazımsı bir tabaka oluşur. Besinlerimizin bu şekilde bozulup çürümesine yol açan küf  mantarlarıdır. Küf mantarları tahıl , meyve ve sebzelerin üzerinde yaşar. Genelde nemli ve ılık ortamlarda bulunur.

İnsanlarda birçok hastalığa neden olan mantarlar da vardır. Bunların başlıcaları el ve ayaklarda kaşıntıya neden olur. Bundan dolayı başkalarına ait havlu , çamaşır vb. giysiler kullanılmamalıdır. Ayrıca tahıllarda ve  asmalarda  ( üzüm bitkisi ) türlü hastalıklar oluşturan mantarlarda vardır. Bu tip mantarlar bitkilere zarar verir gelişmesine engel olur.  Tarım bitkilerine bulaşan bu mantarlar çeşitli zirai  ( tarımsal )  ilaçlarla yok edilmeye çalışılır.

Bazı mantarların yararları da vardır. Örneğin peynir küfünden  “ penisilin ” adı verilen bir tür ilaç yapılmaktadır.

Mantarlar kök , gövde ve yaprakları olmayan canlıdır. Klorofilleri bulunmadığı için fotosentez yapamazlar. Bu nedenle hazır besinlerle yaşamlarını sürdürürler. Bazen çürümüş bitki ve hayvan artıkları üzerinde , bazen de canlılar üzerinde  parazit olarak yaşarlar.

Doğada özellikle ormanlık alanlarda değişik türde şapkalı mantarlara rastlamak mümkündür. Bu tür mantarların birçoğu zehirli olabilir. Bu nedenle bu tür mantarların besin maddesi olarak tüketilmesi son derece tehlikelidir. Şapkalı mantarların bir bölümü kültür mantarı olarak insanlar tarafından bahçelerde yetiştirilmektedir. Bunlar zehirli değildir. Besin madde olarak kullanılabilir.

 

BİTKİLERİ DAHA İYİ TANIYALIM
Çevremizde çok sayıda değişik bitkiler bulunur. Bu bitkilerin birbirine benzeyen yanları olduğu gibi  farklı tarafları da vardır. Bitkileri bu özelliklerine göre gruplandırabiliriz. Bitkiler üreme biçimlerine göre çiçekli ve çiçeksiz bitkiler olmak üzere ikiye ayrılır.

 

ÇİÇEKSİZ BİTKİLERİ NERELERDE BULABİLİRİZ ?
Çevremizde yaşayan bitkilerin bir bölümü çiçeksizdir. Çiçek bitkilerin üreme organıdır. Çiçeksiz bitkilerde üreme organı ( çiçek )  bulunmaz. Bunlar tohumsuz bitkilerdir. Çiçek ve tohumu bulunmayan bitkilere çiçeksiz bitkiler adı verilir. Kara yosunları , su yosunları , eğrelti otu çiçeksiz bitkilere örnektir.

 

Su Yosunları :

Nemli ortamlarda , denizlerde ve tatlı sularda yaşar. Su yosunları hücrelerinde klorofil bulunur. Bu sayede kendi besinlerini kendileri yapar. Su yosunlarının kök , gövde ve yaprakları yoktur. Su yosunları genelde mavi , yeşil renkte olurlar.

 

Kara Yosunları :

Nemli topraklarda , taş aralıklarında , ağaç kabuklarında ve havuz kenarlarında yetişir. Kara yosunlarında gövde ve yapraklar bulunur. Gövdeleri incedir. Gövde üzerinde yeşil yapraklar bulunur. Kara yosunları bulundukları yüzeyi kadife gibi kaplar.

 

Eğrelti  Otları :

Çiçeksiz bitkilerin en gelişmişidir. Eğrelti otlarında kök , gövde ve yapraklar bulunur. Eğrelti otları ormanlarda , ağaç diplerinde , nemli yerlerde ve dere kenarlarında yetişir. Boyları genelde 40 – 100 cm arasında değişir. Toprak üzerinde geniş ve yeşil renkli yaprakları vardır.

 

DOĞANIN SÜSÜ ÇİÇEKLİ BİTKİLER


Yeryüzünde  birlerce bitki türü vardır. Bitkilerin en gelişmiş türü çiçekli bitkilerdir. Çiçekli bitkilerin en önemli ortak özelliği çiçek ve tohum oluşturmasıdır.

 

Çiçekli Bitkilerde Hangi Bölümler Var ?
Çiçekli bitkilerde ; kök , gövde , yaprak ve çiçek gibi  bölümler vardır.

 

Kök :

Bitkinin toprak içindeki bölümüdür. Bitkiyi toprağa bağlar. Bitkiler besin yapabilmek için gerekli olan maddeleri kökleri yardımıyla topraktan alır. Bazı bitkilerde kök, besin biriktirme görevi de yapar.

Bitki köklerinin uçları yakından incelendiğinde incecik tüyler görülür. Bu tüyler bitkinin topraktan besin maddeleri almasını sağlar. Bitki kökleri görünüş olarak farklı biçimlerde olabilir. Başlıca bitki kökleri ; kazık kök , saçak kök ve depo kök alarak gruplandırılabilir.

 

Kazık Kök :

Köklerden biri çok gelişmiş ve uzamıştır. Ana köke bağlı diğer kökler ince ve zayıftır. Domates , biber , fasulye ve ağaçların kökleri kazık kök biçimindedir.

 

Saçak Kök :

Ana kök yerine yan kökler gelişmiştir. Bu yan kökler püskül biçimde toprağa yayılır. Çayırlarda yetişen otlar ,

buğday , arpa , mısır , soğan gibi bitkilerin kökleri saçak köktür.

 

Depo Kök :

Kimi bitkilerin kökleri besin biriktirir. Şeker pancarı ,  havuç , turp  gibi bitkilerin kökleri depo köktür.

 

GÖVDE
Bitkilerin genellikle toprak üstünde gelişen bölümüdür. Gövde, bitkinin yaprak ve çiçek gibi organlarını taşır. Gövde , kök yardımıyla topraktan alınan su ve madensel maddeleri yapraklara iletir.  Çevremizdeki bitkileri dikkatle incelediğimizde bitkilerin gövdelerinde bazı farklılıkların olduğunu görürüz.

Bazı bitkilerin gövdeleri ince ve zayıftır. Bu tür gövdelere “ otsu gövde ” adı verilir. Arpa , buğday gibi bitkiler ile sebzelerin gövdeleri otsu gövdedir.

Uzun ömürlü ağaçların gövdeleri sert ve kalındır. Çok dayanıklı olan bu gövdeleri “ odunsu gövde ” adı verilir. Odunsu gövdelerin dış yüzü bir kabukla kaplıdır. Elma , armut , kavak gibi ağaçlar odunsu gövdelidir.

Karpuz , kavun ,  kabak , salatalık gibi bitkilerin gövdeleri zayıf ve incedir. Bu tür bitkilerin gövdeleri , meyvelerini taşıyamadığı için yeryüzüne paralel olarak gelişir. Bu tür gövdelere  “ sürünücü ” gövde adı verilir.

Sarmaşık , fasulye gibi bitkilerin gövdeleri  çok uzun ve zayıftır. Bu bitkilerin gövdeleri yakınlarındaki bir ağaca yada duvara sarılarak yükselir. Bu tür gövdeleri  “sarılıcı ” gövde adı verilir.

Patates ve yerelması gibi bitkilerde gövdenin bir bölümü toprak altındadır. Gövdenin bu bölümü besin depo eder. Böyle gövdelere depo gövde adı verilir.

 

YAPRAK

Bitkilerin gövde ve dallarına bağlı genellikle yeşil renkteki bölümlere “ yaprak ” adı verilir. Yapraklar gövde üzerinde sıralanmıştır. Genel olarak yaprak ; yaprak kını , yaprak sapı , yaprak ayası ve yaprak damarlarından oluşur. Yaprak sapı ile dala bağlanır. Yaprak hücrelerinde bulanan klorofil maddesi yaprağa yeşil rengi verir. Bitkilerde yaprağın ; solunum , terleme ve besin hazırlama gibi görevleri vardır. Yeşil bitkiler topraktan kökleri yardımıyla  su ve madensel maddeler alır. Bu maddeler , havada  bulunan karbondioksit gazı , güneş ışığı ve klorofil  yardımıyla yapraklarda besine dönüşür.  Bu olaya

“ fotosentez ” adı verilir.

Türlü yaprak biçimleri vardır. Bazı bitkilerin yaprakları ince şerit şeklinde  ,  bazılarının ince ve uzun iğne şeklinde bazılarının ise geniştir. Yaprakların kenarları ayrıca düz ya da girinti çıkıntılı olabilir.

 

ÇİÇEK


Çiçekli bitkilerin üreme organı çiçektir. Çiçek ; çanak yaprak , taç yaprak , erkek organ ve dişi organ olmak üzere dört bölümden meydana gelir. Çanak yaprak genellikle yeşil renkte olup ,  çiçeği dış etkilere karşı korur. Taç yaprak değişik renk ve kokudadır. Yaydığı kokularda böcek ve arıları kendine çeker. Bu olay çiçekli bitkilerin üremesini kolaylaştırır.

Erkek organ başçık ve sap olmak üzere iki bölümden meydana gelmiştir. Başçık kısmında “ polen ” adı verilen çiçek tozları bulunur.

Dişi organ çiçeğin ortasında yer alır. Vazoya benzer. Dişi organ ; dişicik tepesi , dişicik borusu ve yumurtalık olmak üzere üç bölümden meydana gelmiştir. Yumurtalıkta ; dişi üreme hücresi , yumurta ve tohum taslağı bulunur.

 

 
BİTKİLERİN DOĞAYA SUNDUĞU TOHUM VE MEYVE


Bir çiçekte erken organda bulunan çiçek tozları  ( polenler )  olgunlaştığı zaman çatlar ve çevreye yayılır. Polenler rüzgar , su , böcekler ve kuşlar sayesinde başka bir çiçeğin dişi organına taşınır. Bu olaya “ tozlaşma ”  adı verilir.

Çiçekli bitkilerde üreme, yumurtalıktaki dişi üreme hücresinin polendeki erkek üreme hücresiyle birleşmesi sonucunda gerçekleşir. Polenlerde bulunan erkek üreme hücresi , dişicik borusundan aşağıya iner. Aşağı inen erkek üreme hücresi yumurtalıktaki dişi üreme hücresiyle birleşir. Bu olaya “ döllenme ” adı verilir. Döllenme sonunda tek bir hücre oluşur. Bu hücre bölünerek çoğalır ve tohumu meydana getirir. Tohumun içinde bitki taslağı ve besin bulunur. Döllenmeden sonra bitki taslağı gelişerek meyveyi oluşturur. Tohumlar meyvenin içinde bulunur. Tohum bir bitkinin neslinin devamını sağlar.

 

BİTKİLERİN İNSAN YAŞAMINDAKİ ÖNEMİ


İnsanlar bitkilerin kök , gövde , yaprak , çiçek , meyve ve tohumlarından yararlanır.

Buğday , arpa , yulaf , pirinç , mısır gibi bitkilere tahıl adı verilir. Bunlar insanlar için önemli bir besin kaynağıdır.

Nohut , bakla , mercimek , bezelye , fasulye gibi bitkilere baklagiller adı verilir. Bu bitkilerin tohumlarını besin olarak kullanırız.

Soğan , lahana , domates , biber , salatalık , gibi bitkilere sebze adı verilir. Patates , havuç , turp , yerelması gibi bitkilerin kök ve gövdelerinden besin maddesi  olarak yararlanırız.

Elma , armut , incir , portakal , limon , şeftali , muz gibi bitkileri  meyve olarak yeriz. Sanayide kullanılan bitkiler de vardır. Ayçiçeği , soya fasulyesi  ve  pamuk tohumlarından yağ elde edilir. Zeytinden de zeytinyağı elde edilmektedir.

Çay , kahve , ıhlamur , nane , kekik , tarçın , papatya gibi bitkilerin yaprak ve tohumları içecek olarak kullanılır.

Şekerpancarı ve şeker kamışından şeker elde edilir. Menekşe , lale , gül , papatya gibi süs bitkileri park ve bahçelerde yetiştirilir. Bu bitkiler çevremizin güzellik kaynağıdır.

Ayrıca çam , ceviz , meşe , gürgen , gibi pek çok odunsu gövdeli ağaçtan kereste elde edilir.

 

İKLİMİN ve YETİŞME ORTAMININ BİTKİLERE ETKİSİ


Bitkilerin büyüme , gelişme , çoğalma ve ürün verme gibi  özellikleri iklim ile doğrudan ilgilidir. Bitkiler yaşadıkları ortama uyum sağlar. Bitkiler bulundukları ortamın nem , sıcaklık ve toprak yapısına uygun kök, gövde ve yaprak geliştirmişlerdir. Örneğin bir çöl bitkisi olan kaktüslerin ortamın aşırı sıcaklığından etkilenmemeleri için yaprakları küçülmüş ve gövdeleri su depo edecek şekilde değişikliğe uğramıştır.

İlkbaharda ağaç ve çiçekler büyümeye başlar. Tomurcuklar açar , yapraklar oluşur. Büyüyen ve gelişen bitki , yaz mevsimi boyunca tohum oluşturur. Ağaçların çoğu sonbaharda yapraklarını  döker. Kışa girerken bitkilerde büyüme durur. 

Yağış almayan yerlerde yetişen bitkilerin yaprakları iğne gibidir. Bu bitkilerin kökleri yeraltındaki suyu alabilmek için toprağın derinlerine iner. Gövdeleri dik yükselir. Su kaybını önlemek için gövdeleri kalın kabukla kaplıdır.

Yağışı bol olan nemli yerlerde ve su kenarlarında yetişen bitkilerin yaprakları geniştir. Bu bitkilerin çoğunluğu otsu gövdeli olur. Kökleri saçaklıdır.

 

HAYVANLARI DAHA İYİ TANIYALIM
[/color]
 

HAYVANLARI NASIL GURUPLARIZ ?

 

Çevremizde yaşayan hayvanlar vücut yapılarına göre omurgalı hayvanlar ve omurgasız hayvanlar olmak üzere iki bölümü ayrılır. Omurgalı hayvanların vücutlarında kıkırdak doku ve kemiklerden oluşan iskelet sistemi vardır. Omurga iskeletin bir bölümüdür. İskeletin bütün bölümleri omurgaya bağlıdır.

 

OMURGASIZ HAYVANLARA ÖRNEKLER VERELİM


Omurgasız hayvanların kıkırdak ve kemiklerden oluşan iskeletleri yoktur. Bazı omurgasız hayvanların  vücutlarında iskelet görevi gören değişik yapılar vardır. Örneğin yengeçlerde bulunan sert kabuk ve böceklerdeki kitin adı verilen örtü  iskelet görevi yapar.

Omurgasız hayvanların bir bölümü karada bir bölümü suda yaşar. Karada yaşayan omurgasız hayvanların akciğerleri yoktur. Bu hayvanlar trake solunumu yada  deri solunumu yaparlar. Suda yaşayan omurgasız hayvanlar ise solungaçlarıyla solunum yapar.

Omurgasız hayvanlar yumurta ile çoğalır. Çekirge , örümcek , kelebek , hamam böceği , sivrisinek çevremizde gördüğümüz omurgasız hayvanlardır. Ahtapot , yengeç , istakoz , midye , deniz kestanesi , denizyıldızı , sünger , denizanası ve mercanlar suda yaşayan omurgasız hayvanlara örnektir. İnsanların  çevrelerinde sık karşılaştıkları omurgasız hayvanlar eklem bacaklılar ve solucanlardır.

Yengeç , istakoz , akrep , örümcek , kırkayak , arı , karınca ve  kelebekler  eklem bacaklılar  olarak adlandırılır. Eklem bacaklı hayvanlar kanatları ve eklem bacaklarıyla hızlı biçimde hareket ederler. Eklem bacaklı hayvanlar yumurta ile çoğalır.

Eklem bacaklılardan karasinekler ve sivrisinekler  insanlara pek çok hastalık bulaştırabilirler. Genelde pis ortamlarda bulunan ve çoğalan bu canlılardan karasinekler insanlara  tifo , kolera ve dizanteri  gibi hastalıkların mikroplarını taşır.

Sivrisinekler ise sıtma adı verilen bir hastalığı sebep olan mikropları insanlara bulaştırabilir.

Diğer bir eklem bacaklı hayvan olan arı insanlara faydalı bir hayvandır. Arıların ürettiği bir salgı olan bal önemli bir besin kaynağıdır.

Nemli yerlerde ve sularda yaşan solucanlar da sık karşılaştığımız omurgasız hayvanlardandır. Genelde toprak altında yaşayan toprak solucanı , toprak altındaki bitki ve hayvan artıklarıyla beslenir. İnsanlar için zararlı olan solucanlar da vardır. Bunlar insan vücudunda asalak olarak yaşar.

 

OMURGALI HAYVANLARA ÖRNEKLER VERELİM

Vücutlarında kemik ya da kıkırdaktan yapılmış omurgası bulunan hayvanlara omurgalı hayvanlar denir. Omurgalı hayvanlar ; balıklar , kurbağalar , sürüngenler , kuşlar ve memeliler olmak üzere beş guruba ayrılır.

 

BALIKLAR

Balıkların bir kısmı tatlı sularda ( göl ve nehir suları ) bir kısmı da tuzlu sularda ( deniz ve okyanuslarda ) yaşar. İzmarit , hamsi , istavrit , kalkan balığı , palamut , lüfer gibi balıklar tuzlu suda yaşayan balıklara örnektir. Yayın balığı , sazan ve alabalık ise tatlı sularda yaşayan balıklardır.

Balıkların vücutları pullarla örtülüdür. Solungaçları yardımıyla solunum yaparlar , solunumları sırasında suda bulunan oksijeni kullanırlar. Balıkların bir kısmı yumurta ile çoğalırken bir kısmı da canlı doğum yapar. Yüzgeçleri sayesinde suda hareket ederler.

KURBAĞALAR

Kurbağalar nehir ve göl kenarlarında yaşar. Kurak bölgelerde pek görülmezler. Kurbağaların derileri ince ve pulsuzdur. Ağızlarında diş bulunmaz. Uzun arka bacakları sayesinde suda rahatlıkla yüzer. Kurbağalar etçil hayvanlardır. Küçük böcekler ve tırtıl ile beslenirler. Yumurta ile çoğalırlar. Kurbağaların derilerinin  yaşamaları için nemli olması gereklidir. Bu nedenle yaşantılarının bir bölümünü su kenarlarında bir bölümünü de suda geçirirler. 

SÜRÜNGENLER

Omurgalı hayvanlardan olan sürüngenlerin başlıcaları ; yılan , kertenkele ve kaplumbağadır. Sıcak bölgelerde yaşayan timsahlar da sürüngen hayvanlardır. Timsahlar hem karada hem de suda yaşar. Yılanlar ve kaplumbağaların da   hem karada hem suda yaşayan türleri vardır. Sürüngenlerin ayakları kısa ve yanlardadır. Yerde sürünerek hareket ettiklerinden bu hayvanlara  sürüngen hayvanlar adı verilir. Sürüngenlerin vücutları sert pullarla kaplıdır. Yumurta ile çoğalırlar. Etçil ve otçul olanları vardır. Kış uykusuna yatarlar.

 

KUŞLAR

Kuşlar da omurgalı hayvanlardır. Kümes hayvanları da kuş türü içinde yer alır. Bunlar diğer kuşlar gibi uçamaz. Yeryüzünde değişik özellikte çok sayıda kuş vardır. Bülbül , kanarya , saka gibi kuşlar  ötücü  kuşlardır. Kartal , akbaba , şahin , başkuş gibi kuşlar yırtıcı kuşlardır. Kaz , ördek , martı , pelikan gibi kuşlar  perde ayaklıdır. Deve kuşu hızlı koşabilen bir hayvandır. Horoz , tavuk , ördek , hindi evcilleşmiştir.

Kuşların vücutları tüylerle örtülüdür. Kuşların bir bölümü sonbahardan başlayarak sıcak ülkelere göç eder. Bütün kuşlar akciğer solunumu yapar. Kuşlarda hareketi kanatlar sağlar. Kuşlar yumurta ile çoğalır. Kuşlarda diş yoktur. Kuşların bazıları avladıkları  hayvanların etleriyle bazıları da bitkisel besinlerle beslenir.

 

MEMELİLER

Yavrularını doğurarak dünyaya getiren ve onları sütle besleyen hayvanlara memeli hayvanlar denir. Koyun , inek , kedi , köpek , at , maymun , yarasa , balina , gibi hayvanlar memeli hayvanlardır.

Memeli  hayvanların bir bölümü otla beslenir. Bu nedenle bu tip hayvanlara otçul hayvan denir. Geyik , maymun , deve , koyun , keçi , inek gibi hayvanlar  otçul memelilerdir.  Otla beslenen hayvanların çene yapıları ot koparmaya elverişlidir.

Et yiyerek beslenen memeli hayvanlara  etobur memeliler denir. Çeneleri kuvvetli , dişleri uzun ve sivridir. Et yiyerek beslenen hayvanların büyük bir bölümü yabanidir. Kedi , köpek , aslan , kaplan , kurt ve çakal etle beslenen memeli hayvanlardır.

Kesici dişleri çok gelişmiş olan fare , sincap , tavşan , kunduz gibi hayvanlar kemirici memelilerdir. Kemirici memeliler bitkilerin kök ve gövdelerini kemirerek beslenir.

Yarasa uçabilen memeli hayvandır. Yarasaların işitme duyuları çok gelişmiştir.  Mağaralarda yaşar. Böceklerle beslenir.

Yunus , balina ve fok suda yaşayan ve yüzen memeli hayvanlardır. Derilerinde kıl ve tüy yoktur.

Kelebek , kuş ve yarasalar karada yaşar. Kanatları vardır ve uçarlar. Buna rağmen kelebek ve yarasa kuşlar gurubunda değildir. Çünkü kelebek omurgasız hayvandır. Yarasalar ise canlı doğum yaptıklarından memeli hayvanlar gurubuna girer.

 

OMURGALILARIN YAŞADIĞI ORTAMLAR
[/color]

 


KARADA YAŞAYAN HAYVANLAR

Köpek , at ,  yılanların bir bölümü   , aslan , tavşan , inek , eşek , koyun , keçi , kurt , fil , kanguru , kaplumbağaların bir bölümü  ,  kertenkele , deve geyik  gibi hayvanlar ile ; serçe , leylek , atmaca , güvercin , karga gibi kuşlar karada yaşar.   

 

SUDA YAŞAYAN HAYVANLAR

Suda yaşayan yüzlerce hayvan türü vardır. Bunların başında balıklar gelir. Balıklar deniz , göl ve akarsularda yaşar. Suda yaşayan memeli hayvanlar da vardır. Köpek balıkları , balinalar , yunus balıkları suda yaşayan memelilere örnektir.

 

HEM KARADA HEM SUDA YAŞAYAN HAYVANLAR

Bu hayvanlar yaşamlarının bir bölümünü karada bir bölümünü de suda geçirir. Su kaplumbağası , kurbağa , su yılanı , timsah , kaz , ördek , martı , pelikan , karabatak  ve penguen hem suda hem de karada yaşayan hayvanlardır.

 

HAYVANLARIN İNSAN YAŞAMINDAKİ ÖNEMİ

Hayvanlardan besin ve giysi ham maddesi sağlanır. Kimi hayvanların gücünden yararlanılır. İnek, koyun ve keçinin sütünden yararlanırız. Tavuk , hindi , kaz ve ördeğin etinden ve yumurtasından yararlanırız. Uskumru , lüfer , palamut , hamsi , alabalık , sazan balığı gibi balıkların etinden yararlanırız. Arıların ürettiği bal da önemli bir besin kaynağıdır.

Beyaz ayı , tilki , sincap gibi hayvanların derilerinden kürk , manto ve ceket yapılır. Ancak yanlış avlanma nedeniyle bu hayvanların sayıları güç geçtikçe azalmaktadır. Sığır , yılan ve timsah derisinden ayakkabı , çanta ve kemer yapılır.

Hayvanların gücünden de yararlanırız. At , deve , katır , manda ve eşek gücünden yararlanılan hayvanlardandır. Bu hayvanlar yük taşımada ve tarım toprağını sürmede kullanılır.

12  
»Kültür, Sanat, Eğitim ve İslamiyet «
/ Fen Bilgisi / Omurgasızlar Örnk;
: Ekim 21, 2007, 02:35:14 ÖS
Omurgasızlar, bir omurgası olmayan hayvanlara verilen genel bir addır. Omurgasız olarak adlandırılan canlıların yapılarında bir iç iskelet bulunmaz. Omurgasız hayvanların vücudunun dış kısmını örten ve destekleyen bir dış yapı bulunur.

Omurgasız canlılar, en basit çok hücreli canlı olan Trichoplax adhaerens'den itibaren başlayan metazoa aleminin altında incelenmektedir. Omurgasız hayvanlardan bazıları şunlardır; çekirge, örümcek, kelebek, sinek, toprak solucanı, ahtapot, yengeç, istakoz, midye ve denizanasıdır.

Omurgasızlar, Parazoa (Gerçek dokulara sahip olmayan canlılar) ve Eumetazoa (Gerçek dokulara sahip canlılar) olmak üzere iki alt sınıfta incelenirler.

Omurgasız hayvanların kıkırdak ve kemiklerden oluşan iskeletleri yoktur. Bazı omurgasız hayvanların vücutlarında iskelet görevi gören değişik yapılar vardır. Örneğin yengeçlerde bulunan sert kabuk ve böceklerdeki kitin adı verilen örtü iskelet görevi yapar.

Omurgasız hayvanların bir bölümü karada bir bölümü suda yaşar. Karada yaşayan omurgasız hayvanların akciğerleri yoktur. Bu hayvanlar trake solunumu ya da deri solunumu yaparlar. Suda yaşayan omurgasız hayvanlar ise solungaçlarıyla solunum yapar.

Omurgasız hayvanlar yumurta ile çoğalır. Çekirge, örümcek, kelebek, hamam böceği, sivrisinek çevremizde gördüğümüz omurgasız hayvanlardır. Ahtapot, yengeç, istakoz, midye, deniz kestanesi, denizyıldızı, sünger, denizanası ve mercanlar suda yaşayan omurgasız hayvanlara örnektir. İnsanların çevrelerinde sık karşılaştıkları omurgasız hayvanlar eklem bacaklılar ve solucanlardır.

Sölenterler, yumuşakçalar, eklem bacaklılar, derisidikenliler omurgasız hayvanlar grubunda incelenir.


¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯


DEsteK VE HAreket ÖRn

1-destek sistemi organizmayı saran dış etkenlerden koruyan ve şeklini veren yapıdır. hareket sistemi ise destek sitemi ile bütünleşik organizmanın hareketini sağlar. bu bir terliksi hayvanda silialar olabileceği gibi insanda kemik kas ve eklemlerden oluşan el ve ayaklar olabilir. dolaşım sistemi ise organizmanın gerekli olan maddelerin hücre düzeyinde sunulması ve atık maddelerin uzaklaştırılmasını içerir. böceklerde tüpçüklerden oluşabildiği gibi diğer canlılarda kalp kan ve damarlardan oluşur. solunum sistemi ise dış ortamda bulunan ve hücre düzeyinde gerekli olan oksijenin alınmasını ,kan dolaşımına geçmesini ve atıklarında kan dolaşımından dış ortama atılmasını içerir. solunum yolu ve solunum organından oluşur.

¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯
2-DESTEK VE HAREKET SİSTEMLERİ rnrnBitkilerde pek ve sert dokular, hayvanlarda ise iskelet ve kaslar desteklik sağlar. Canlının hareketini sinir sistemi ve endokrin sistem düzenler.rna) Bir Hücrelilerde Destek ve HareketrnBir hücrelilerde gelişmiş bir destek yapı olmamasına rağmen, bazılarında pelikula, bazılarında da pelikulanın yapısına kalsiyum ve silis minerallerinin birikmesi ile kabuk oluşur. Bir hücreliler iki şekilde hareket eder.rn1. Pasif HareketrnCanlı hareket etmek için enerji kullanmaz, ortamın hareketi ile yer değiştirir.rn2. Aktif HareketrnHareketi sağlayan yapılarla (sil, kamçı, yalancı ayak) enerji harcanarak yer değiştirmedir.rnb) Bitkilerde Destek ve HareketrnBitkilerde desteklik ve hareket etmeyi sağlayan değişik yapılar bulunur.rnDestek YapılarrnBütün bitki hücrelerinde selüloz çeper ve turgor basıncı desteklik sağlar. Çok yıllık bitkilerde desteklik pek ve sert dokularla sağlanır. Bunların dışında iletim demetleri de destekliğe yardımcı olur.rnBitkide Hareketrn1. Tropizma HareketirnUyarının yönüne bağlı olan yönelme hareketidir. Hareket uyarana doğruysa (+), aksine ise (-) dir. Uyaranın çeşidine göre kısımlara ayrılır.rnÖrneğin; Işığa yönelme (+) fototropizm, ışıktan kaçma (-) fo-totropizm'dir. Köklerin yerçekimi boyunca büyümesi {+) geot-ropizm, gövdenin yerçekiminin zıttına büyümesi (-) geotro-pizm'dir.rn2. Taksi HareketirnUyarının yönüne bağlı yerdeğiştirme hareketidir. Bir yere bağlı olmayan su bitkilerinde görülür. Hareket uyarana doğruysa (+), aksine ise (-) dir. Uyaranın çeşidine göre kısımlara ayrılır.rnÖrneğin; Işığa doğru hareket etme (+) fototaksi, ışıktan kaçma (-) fototaksidir. Kimyasal maddeye doğru hareket etme (+) kemotaksi, kimyasal maddeden kaçma (-) kemotaksi'dir.rn3. Nasti HareketirnUyarının yönüne bağlı olmayan irkilme hareketidir. Turgor basıncı ile olur, açılıp kapanma hareketleridir. Örneğin; Akşam-sefasının ışıksız ortamda kapanması fotonasti'dir. Küstümo-tu'nun dokununca kapanışı sismonasti'dir.rnIII. Omurgasız Hayvanlarda Destek ve HareketrnGelişmiş omurgasızlarda iskelet sistemi bulunur. Bir çok hayvan grubunda vücut sıvısı ve kan desteklik görevi yapar (Hidrostatik iskelet). Halkalı solucanlarda vücudun ortasında bulunan vücut sıvısı hidrostatik iskelete iyi bir örnektir.rnHayvanın enine ve boyuna kasları kasılırken vücut sıvısı öne veya arkaya itilerek hareket sağlanır.Hareket düz kaslarla olursa yavaş, çizgili kaslarla olursa hızlıdır.rnIV. Omurgalılarda Destek ve HareketrnKöpekbalıklarında iskelet tamamen kıkırdaktır. Diğer omurgalılarda ise embriyo döneminde kıkırdak olan iskelet, kemik dokuya dönüşür.rnKuşlarda uzun kemiklerin içi boştur, buralara hava keseleri girer, bu da ağırlığı azaltır.rnHareket, sinirler, duyu organları ve hormonlarla sağlanır. Hayvanlarda iki çeşit iskelet sistemi bulunur:rn1. Dış İskeletrnOmurgasızlardan eklembacaklılar ve yumuşakçalarda görülür. Üzerinde canlı vücut örtüsü bulunmaz. Bu iskelet hücrelerin salgıladığı organik ve inorganik maddelerden oluşur. SiO2 CaCO3 ve kitinden oluşur.rnGörevleri:rn- Dış iskelet vücudu dış etkenlerden korur.rn- Su kaybını önler. Kaslar iskelete iç yüzeyden bağlanır.rn- Dış iskelet büyüme ve hareketi olumsuz etkiler. Bu nedenle böcekler büyüme evrelerinde kabuk değiştirirler.rnOmurgasızlardan süngerlerde, derisi dikenlilerde ve omurgalıların tümünde bulunur. İskelet canlı vücut örtüleri ile örtülüdür. Kaslar iskelete dış yüzeyden bağlanır.rnÖzellikleri;rn- İç iskelet vücudu dış etkenlerden korur.rn- Büyümeyi sınırlandırmaz.rn- Su kaybını engellemez.rn- Kemik ve kıkırdak dokudan oluşur.rn- iç organlara desteklik sağlarrrnİnsanda Kas:rnVücudun hareketini sağlayan yapılardır. En önemli görevleri; Hareket, şekil, destek ve korumadır.rninsanlarda düz kas, çizgili kas ve kalp kası olmak üzere üç çeşit kas bulunur.rn1. Düz Kaslarrn- İsteğimiz dışında çalışır.rn- Mide, incebağırsak gibi organlarda bulunur.rn- Otonom sinir sistemi kontrolünde çalışır.rn- Yavaş kasılır, yorulmaz.rnHücrelerinde tek çekirdek bulunur ve çekirdek hücrenin or-tasındadır.rn- Kasılmayı sağlayan miyofibriller bulunur. '.rn2. Çizgili Kaslarrn- isteğimizle çalışır. .rn- Kol, bacak gibi organlarda bulunur.rn- Somatik sinir sistemi kontrolünde çalışır.rn- Hızlı kasılır, çabuk yorulur.rn- Liflerinde çok çekirdek görülür ve kenardadır.rn- Kasılmayı sağlayan miyofibriller bulunur.rn- Miyofibrillerde enine koyu bantlar bulunur. Bu bantlara Z bandı denir. Bu bantlar arasındaki boşluğa sarkomer denir. Sarkomerlerde kasılmayı sağlayan aktin ve miyozin proteinleri bulunur

¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯
3-Hareket Sistemi
İskelet sistemi vücudu destekleyen, dış uyaranlara karşı direncini sağlayan dokular bütünüdür. Yerçekimine karşı gelerek kasların da yardımı ile vücudun hareketini sağlar, organları korur. İnsanlarda iskelet 206 kemikten oluşur. Kafatası ve omurlardan oluşan iskelet vücudu dik tutan yapıdır ve hareketliliği sağlayan iskelet bölümü bu yapıya bağlıdır. İki ya da daha fazla kemik arasındaki bağlantıya eklem denir. Hareketli eklemlerde kemiklerin karşı karşıya geldikleri noktalardaki yüzeyleri pürüzsüz ve aşınmaya dayanıklı eklem kıkırdakları ile kaplıdır. Eklemleşen kemikleri birbirlerine bağlayan ve eklemin dayanıklılığını sağlayan yapılar ligamanlardır. Eklem hareketlerini sağlayan kasların kemiklere bağlanması, sağlam lifsi dokular olan tendonlar tarafından sağlanır. KEMİKLER Kemik sürekli değişen ve pek çok fonksiyonu olan vücut dokusudur. Bütün kemikler bir araya gelerek iskeleti oluşturur. İskelet, kaslar, kirişler, eklem abğları ve eklemler harerket sistemini oluşturur. İskelet, dayanıklık ve destek sağlar, kasların hareket etmesini sağlayan altyapıyı oluşturur. Ayrıca göğüs kafesi ve kafatası gibi kemikler iç organları adeta bir kalkan gibi koruma görevini üstlenir. Kemikler biçimlerine göre ikiye ayrılırlar: yassı (kafatası ve omur kemikleri gibi) ve uzun kemikler (uyluk kemiği veya kol kemikleri gibi). Ancak iç yapıları hemen hemen aynıdır. Dıştaki sert katman büyük oranda kollajen proteinlerden ve hidroksiapatitten oluşur. Kalsiyum ve diğer minerallerden oluşan hidroksipatit, vücudun kalsiyum deposudur ve kemiğin sağlamlığından sorumludur. Kemiğin içinde bulunan kemik iliğinin yumuşak ve gözenekli bir yapısı vardır; burada kan hücrelerinin üretildiği hücreleri bulunur. Damarlar kemiklerin içinden geçer ve etrafı sinirlerle çevrilmiştir. Kemiklerin arasında eklemler bulunur. Eklemin yapısı hareketin yönünü ve derecesini belirler. Kafatası kemikleri arasında bulunan eklemler (sütür) yetişkinlerde hareketsizdir. Diğer eklemler belirli oranda hareket ederler. Örneğin, omuz eklemi öne arkaya hareket ettiği gibi kolun iki yana açılmasıyla yanlara doğru da hareket sağlar. Bilekler, el ve ayak parmaklarındaki dayanak noktası olan bazı eklemler sadece esneme ve gerilme hareketlerine elverişlidir. Kemik dokusu Kemiğin ana dolgu maddesi olan matriksin içinde osteoblast adı verilen hücreler vardır ve bunlar kalsiyumun yardımı ile kemiğin oluşmasını (kalsifikasyon) sağlarlar. Kalsiyumun mevcudiyeti kemiğe gerekli sertliği verir. Aynı zamanda matrikste bulunan kollajen isimli madde sayesinde kemik bir miktar esneyebilir. Örneğin futbol sırasında kaval kemiğine (tibia) gelen tekme kemiği kolayca kıramaz. İskelet kemiklerinde iki farklı kemik dokusu mevcuttur. Dışta bulunan, sert yüzeyel tabaka kompakt kemiktir. Ortada ise daha açık ve delikli olan süngersi kemik (spongiyoz kemik) bölümü bulunur. Her iki tipte de matriks ve hücrelerin mikroskobik yapısı aynıdır. Kemiği zar şeklindeki sağlam bir yapı olan periost örter. Periost kemiğe kan sağlar ve birçok duyu siniri ucu içerir. Sinirler kemiğe ulaşmadıklarından kemik kırıklarında duyulan ağrı periosttan kaynaklanır. Periost kemiği sıkıca sarar ve yer yer kemiğe yapışmış olan bir zardır. Periostun hemen altında, kompakt sert kemik tabakası vardır. Kemiğin ortasında spongiyoz kemik bulunur. Kemikler hiç bir şeyden etkilenmeyen cansız bir madde olmayıp, damarsal ve biyokimyasal faktörlerden, iç salgı ve beslenme değişikliklerinden, enfeksiyonlardan ve travmadan etkilenen canlı dokulardır. Kemik yapımı en çok bebeklikten başlayarak genç erişkin dönemine kadar süratle devam eder. Yine de erişkin döneminde yavaş da olsa kemikleşme mevcuttur. Özellikle eskiyen veya zedelenen kemik bölümleri osteoklast adı verilen yıkıcı hücreler tarafından temizlenir. Ardından gelen osteoblast isimli yapıcı hücreler tarafından kemik dokusu eski haline getirilmeye çalışılır. Bu bir döngü olarak devam eder. Kemik oluşmasında yeterli miktarlarda kalsiyum ve fosforun bulunması esastır. Bunun için de besinlerle beraber yeterli miktarda inorganik madde ve bunların emilmesini kolaylaştıran D vitaminin alınması ve paratiroid bezlerinin uygun şekilde çalışması gerekir. Kemiğin oluşmasında C vitamini de gereklidir. İskeletin büyümesi belirli hormonların denetimi altındadır. İnsan İskeletinde Bulunan Kemikler İnsan iskeletinin en önemli bölümleri şunlardır: Kranyum (Kafatası): Kafatasında tek oynar eklem çene eklemidir. Kafatasını oluşturan diğer eklemler sabit, oynamaz eklemlerdir. Kafatasını meydana getiren kemiklerden başlıcaları frontal, oksipital, paryetal, zigomatik, maksiller, temporal kemiklerdir. Omurga Omurga: Vertebra adı verilen omurga kemiklerinden oluşur. Vücudun dikliğini sağlayan ana yapıdır. İçinde omurilik adı verilen yapı vardır. Omurgaların arasından ve arka kısmında bulunan deliklerden çevresel sinirler çıkar. EKLEMLER Eklemler iki veya daha çok sayıda kemiğin birleşme yerleridir. Eklemlerde iki kemiğin uç noktaları, yumuşak, yoğun, koruyucu ve sürtünmeyi azaltıcı görev üstlenen kıkırdakla kaplıdır Eklemlerin diğer parçaları stabilizasyonu ve sürekli kullanımdan oluşabilecek aşınmanın azaltılmasını sağlar. Eklemlerde ayrıca eklem kapsülünü oluşturan bir zar (sinovya zarı) mevcuttur. Sinovyal dokuda bulunan hücreler eklem kapsülünü dolduran bir sıvı (sinovya sıvısı) üretirler. Bu sıvı sürtünmeyi azaltır, kayganlık sağlar, eklem yüzeylerinin hareketini kolaylaştırır. Yapıları ve hareket durumlarına göre sınıflandırılırlar: Sabit veya hareketsiz (oynamaz) eklemler: Kafatası kemikleri arasında bulunan ve sutura adı verilen eklemler bu türdendir. Bu tip eklemler yoğun bir fibröz doku kitlesi ile birleştiklerinden, bazen fibröz eklemler adını da alırlar. Çocuklukta fibröz doku bir miktar harekete izin verirse de erişkin dönemde kafatası kemikleri hemen hemen kaynamıştır ve hareket imkansızdır. Tüm kafatası kuvvetli ve sert bir kutu şeklindedir. Hafif hareketli veya yarı-oynar eklemler: Omurga kemikleri arasındaki eklemler bu tipe en belirgin örnektir. Kemikler arasındaki yarı gevşek eklem bir miktar harekete izin verir. Tam oynar eklemler (sinoviyal eklemler): Eller, ayaklar, kollar ve bacaklarda bulunurlar. Farklı anatomik tipleri vardır. Hepsinde bir eklem boşluğu, bunu örten bir sinoviyal zar ve bu boşluğun içinde sinoviyal sıvı mevcuttur. Tüm hareketli eklemler sinoviyal eklemler adını da alırlar. Sinoviyal eklemler Bütün sinoviyal eklemler, eklem kıkırdağı ile örtülü olan ve sinoviya zarı ile döşenmiş bir kapsülle çevrelenen iki ya da daha çok sayıda kemik yüzeyinden oluşur. Sinoviya zarı, eklem yüzeyindeki kayganlığı sağlayan sinoviya sıvısını salgılar. Eklem kıkırdağında bulunan ve kondrosit adı verilen canlı kıkırdak hücreleri, özel lifler ile sabitleştirilmiş bir ana dolgu maddesinin içinde bulunur. Bu hücreler kıkırdağın yapım ve onarımını gerçekleştirirler. Kemik yüzeylerini örten eklem kıkırdağının özelliklerinden biri sürtünme katsayısının çok düşük olmasıdır; bu sayede iki yüzey rahatlıkla birbirleri üzerinde kayar. Diğer özelliği baskıya karşı dayanıklığıdır. Ne kan damarları ne de sinir uçları kıkırdağa girmez. Kıkırdak hücreleri besinlerini sinoviyal sıvıdan ve alttaki kemiğin kan damarlarından difüzyon ile alırlar. Kıkırdak, sinir ucu içermemesi nedeni ile ağrıya duyarsızdır. Eklemi çevreleyen eklem kapsülü, bazı bölgelerde kirişleri oluşturmak üzere kalınlaşan fibröz yapıda bir destek dokusudur. Kapsülde sinir uçları bol miktarda bulunur ve bunların içinde ağrı reseptörleri de mevcuttur. Bu nedenle bir zedelenme durumunda ağrı ortaya çıkar. Kapsülün içi sinoviyal zarla örtülüdür. Bu zar damardan zengindir ve sinoviyal sıvıyı salgılarlar. Sinoviyal sıvı, proteinler, elektrolitler ve glukozdan oluşan karmaşık, çok özelleşmiş bir sıvıdır. Eklem daha hızlı hareket ettikçe daha akışkan hale gelen bir yağ gibidir. Bağ dokusundan oluşan sert bantları olan kirişler (tendonlar), kasın ucunu kemiğe bağlar. Eklem bağları (ligamanlar) eklemleri sarar ve kemikleri birbirine bağlar. Bu bağlar belirli yönlere harekete imkan sağlayarak, eklemlerin stabilize olmasına yardım eder. Bursalar ise hakert sistemnkomşu yapları arasında tampon işlevi gören içi sıvı dolu keselerdir. Bursalar, hareket sırasında birbirine sürtünen dokuların yıpranmasını önlerler. Bir eklemi oluşturan yapılar hareketi kolaylaştırmak için birlikte çalışırlar. Örneğin, adım atmak için diz büküldüğünde, diz arkasındaki kaslar kasılır. Bunun sonucunda diz bükülür. Bu sırada öndeki kuadriseps kası, dizin bükülmesine izin vererek gevşer. Diz eklemi içinde kıkırdak ve sinovyal sıvı, sürtünmeyi en aza indirir. Eklemi çevreleyen bağlar, kemiklerin düzgün bir şekilde yerinde durmasını sağlar. Bursalar, baldır kemikleri ve diz kapağı kirişi (patella tendonu) gibi yapılar arasında tampon işlevi görür. KASLAR Kaslar, kasılıp gevşeyebilen liflerden oluşan yapılardır. Kaslar, çeşitli organların veya vücudun tamamının hareketini sağlar. Duruş ve hareketten sorumlu olan iskeletin üzerindeki kaslar, kemiklere bağlıdır ve eklemlerin etrafında toplanan kaslar birbirlerine zıt yönlerde hareket ederler. Örneğin dirseğin bükülmesini sağlayan kas (biseps) dirseği geren kas (triseps) ile uyumlu çalışır. Kaslar sadece dışarıdan gördüğümüz şekilde bir insanın hareket etmesini sağlamakla kalmazlar, göz bebeklerinin küçülüp büyümesini, barsaklardaki gıdanın ilerlemesini, kulak çınlamasını ve benzeri birçok organın hareketini sağlarlar. Histolojik yapılarına göre kaslar iki gruba ayrılırlar: ? Çizgili kaslar ? Düz kaslar Çizgili kaslar Kalp kası hariç istemli olarak hareket ettirebildiğimiz kaslar çizgili yapıdadır. Mikroskop altında incelendiğinde enine çizgilerin belirgin olarak görülmesi nedeniyle bu ismi almışlardır. Yüz ve mimik kasları, gövdede bulunan kol kasları, kaburgalar arası kaslar, kol ve bacak kasları isteğimize bağlı olarak hareket ettirebildiğimiz kaslardır. Bir çizgili kas lifi mekik tarzında ve kısadır. Kalp kası çizgili bir kas olduğu halde istemimiz dışında kasılır ve çoğunlukla bu sınıflama dışında ayrı olarak değerlendirilir. Kalp kas lifi dallanmış ve birbiri içine geçmiş şekildedir. Düz kaslar Barsak duvarı, damar duvarı, rahim kasları gibi iç organlarda bulunan kaslar düz kaslardır. İsteğimiz dışında kendiliklerinden kasılırlar. Bilincimiz dışında sinyal taşıyan sinirler tarafından uyarılırlar. Uzun süre yorulmadan kasılmalarını sürdürebilirler.
13  
»YaşaM - SoHBeT - EğeNCe«
/ Her Telden / BU BUrçlar NE Zaman Tutacak :)
: Ekim 19, 2007, 03:03:38 ÖS
Yay ( 24 Kasım-22 Aralık )
Hayatta herşey herzaman kolay olmuyor. Fakat siz azimli kişiliğiniz sayesinde bu zorlukların altından kalkmayı herzaman başarabilirsiniz. Bu yönünüz sevdiğiniz insanı da çok etkiliyor. Onu kendinize daha fazla bağlıyorsunuz. Eğer sevdiğiniz biri yoksa etraftaki insanların da dikkatini çekeceksiniz. Biriyle tanışabilirsiniz. Sakın aceleci davranmayın. Olayları birazcık oluruna bırakın. Bu yoğun tempoda sağlığınız sizin için çok önemli. Onu korumaya devam edin.


Ölüyom Gripten 1 HAftadan BEri mesai YApıyom NAsı Azmedecem Anlamadım  grin grin
14  
»WwW.RaKiPSiZFoRuM.CoM«
/ İstek ,Öneri ve Şikayetleriniz / Profilleriniz Lütfen Tam VE DOğru GİRiniz!!
: Ekim 14, 2007, 01:41:07 ÖS
Özellikle YEni BAşlayan ARkadaşlar İÇİn SÖylürum LÜtfen PRofillerinizi EKSiksiz GİRin VE Cİddi OLSun BİRAz
AVatar İMza BOş Boş DUruyo HOş OLmuyo LÜtfen
   read Evil
15  
»Bilgisayar Ve İnternet Rehberi«
/ Network / İnternet / googlenin bilinmeyen yönleri
: Ekim 01, 2007, 09:18:13 ÖS

ilk olarak Google da arama bölümüne "Google Easter eggs  " yazıp Şansımı denemek istiyorum u tıklayalım, yada Linki Görebilmek için Üye Olunuz veya üye iseniz Giriş Yapınız adresine tıklayalım. Karşımızda Java gerektiren bir oyun......



Yukarıdaki gibi keyifli bir oyun sizi bekliyor....

Yine aynı şekilde "google bearshare" kelimesini yazıp google da şansımı denemek istiyorum u seçelim....

Ayrıca Aşağıdaki kelimeler de arattırdığınızda sizi ilginç içerikler bekliyor...

bir formül yazıp enter dediğimizde bize işlemin sonucunu veriyor olmasıdır. aynı gelişmiş bir hesap makinesi gibi.( örn: log10 yazıp enter dediğimizde log(10) = 1 çıkıyor.) bununla birlikte, temel matematik soruları, karmaşık işlemler, ölçü birimleri, dönüşümler ve fiziksel sabitlerin de bulunduğu matematik işlemlerini çözebilir.


google bearshare = bearshare programı ile birlikte çok kullanışlı bir mp3 video indirme olayı çok hoşuma gitti

xx-klingon =değişik karakterlerle google oluşuyo


xx-piglatin = google özellikleri hakkında detaylı bilgi veriyor

google gothic = çok farklı bir arayüzle karşımıza çıkıyor

google loco =google özellikleri video

google l33t = yine değişik karakterler

google bsd = şetani bir google tongue

google linux = linux penguenli google
16  
»YaşaM - SoHBeT - EğeNCe«
/ Resimli Şiirler / GEÇİP GİDEN YILLAR
: Eylül 23, 2007, 05:41:57 ÖS



EMİRKAPTAN..
17  
»YaşaM - SoHBeT - EğeNCe«
/ Her Telden / Hayırdır İnşallah !!!
: Eylül 06, 2007, 09:20:47 ÖÖ
Bu gecebir rüya gördüm çok ilginç uzun zamandan beride rüya görmüyorum yada hatırlamıyorum..Neyse GÜyaa Bİr Yamaçtayız 3 kişi Serkan Ben KEmal Çok İlginç nese.. Yamaçın aşağısı deniz tertemiz masmavii rüper bi yer ama derin giriyoruz hepimiz denize yüzüyoruz dalıyoruz falan filan..kemal o sırada hatundan aldığı kolyeyi düşürüo denize dalıyoz bulamıyoz ..çıkıyoz sonra şehir merkezine gidiyoz bi internet kafeci arkadaştan deniz gözlüğü istiyoz .. tekrar aynı yer gidiyoz orda bu sefer bi kalabalık hatunun biri denizde dibe dalma antremanı yapıyo çıkıyo alkışlar kouyo felan.. biz tabi iliglenmiyoz dalıyoz gözlüklerle dipten kolyyei buluyoz tam çıkarken bişi oluyo dip dalgıçı hatun iplere dolanıyo sonra ben bunu kurtarıyom smiley))) ciddimyim ama yaw aynen böyle oluyo.. sona hatunun babası bizi evine çağrıyo kahveler içiyoz bi anda ben hatunla gezmeye gidiyom meydanda smiley bandırma meydanda ama euhuhe smiley gezerken kemale rastlıyoz oda hatunla geziyo beraber gezmeye başlıyoz... sonra ortalık bi ayıdnlanıyo bakıyom evdeyim telefonun alarmı çalıyo smiley ama rüya aynen böyle hayırdır inşlh diyorum bakalım nolcek smiley
18  
»Kültür, Sanat, Eğitim ve İslamiyet «
/ Kimya / Atomun Tarihçesi (Link Kırık)
: Eylül 04, 2007, 06:58:22 ÖS
Linki Görebilmek için Üye Olunuz veya üye iseniz Giriş Yapınız
19  
»Kültür, Sanat, Eğitim ve İslamiyet «
/ Kimya / Madde Ve Özellikleri
: Eylül 04, 2007, 06:57:09 ÖS

Madde her şeydir. Uzayda kütlesi ve hacmi olan herşey maddedir.Dokunabildiğiniz herşey maddeden yapılmıştır.Kimya hakkında öğrenebileceğiniz her şey maddenin nasıl oluştuğu ve reaksiyon verdiği üzerine kurulmuştur.

Madde bir çok özelliğe sahiptir.Farklı yoğunluklar, donma noktası, erime noktası, kaynama noktası, koku ve renk gibi farklı FİZİKSEL özelliklere sahiptir. Aynı zamanda maddeyi tanımlayan, elementlerin reaksiyonlarda birbirleriyle reaksiyona girmeleri gibi KİMYASAL özelliklere de sahiptir.Madde fiziksel ve kimyasal yollarla birleşebilir.

Bu yüzden bir başlangıç noktası olarak "maddenin halleri"ne bir bakalım.Eğer nerede olduğunu bilmiyorsanız,HALLERbölümünü incelemeyi deneyiniz.

                                                 Madde Ve Özellikleri
 
  Boşlukta yer kaplayan,kütlesi ve hacmi olan her varlığa madde diyoruz.Etrafınızda gördüğünüz hava ,su, canlılar,bitkiler....hepsi birer maddedir.Maddenin özelliklerinden bahsederken,maddeyi ortak ve ayırt edici özelliklerine göre iki başlık altında toplayabiliriz.

Maddenin ortak özellikleri

Tüm maddelerin ortak iki özelliği, kütle ve hacimdir.
Kütle:Kütle bir cisimde ki madde miktarıdır. (Kütle ile ağırlık aynı anlama gelmez)Bir cisme etkiyen yer çekimi kuvveti onun ağırlığıdır. Dünya'da ve Ay'da yer çekimi farklı olduğundan burada ölçülen ağırlıklarda farklıdır.Ama madde miktarı(kütlesi) her yerde aynı olduğundan değişmez.
Hacim:Maddenin boşlukta kapladığı yerdir.Her maddenin bir hacmi vardır.

Maddenin ayırt edici özellikleri

Bir maddenin diğer maddelerden farklılık gösteren özellikleri,onun ayırt edici özelliğidir. Maddenin şekline, miktarına, tadına, kokusuna vb. bağlı olmayan,madde üzerinde doğrudan doğruya görünmeyen farkları ortaya koyan özelliklere ayırt edici özellikleri diyoruz Öz kütle, esneklik,erime ve kaynama noktası,öz ısı, genleşme ve çözünürlük sıkça karşılaştığımız belli başlı ayırt edici özelliklerdir.

Homojen Madde,Heterojen Madde,Saf Madde,Çözeltiler, Süspansiyon,Emülsiyon , Bileşik ,Element, Metal ,Ametal...
Element : Yapısında tek cins atom ihtiva eden saf maddelerdir. Örneğin, Fe, C, N, O...
 
Metaller ve genel Özellikleri 
 
1. Isı ve elektriği iyi iletirler.
2. Hg hariç hepsi oda sıcaklığında katıdır.
3. Asit çözeltileriyle çoğu H2 gazı açığa çıkarırlar.
4. Kendi aralarında bileşik yapamazlar, fiziksel bir karışım olan alaşımları oluştururlar. Örneğin prinç (Cu-Zn), tunç (Cu-Sn) , çelik (Fe-C-Cr...), 18 ayar altın (%75 altın-%25 Cu)
5. Elektron almazlar.
6. Yüzeyleri parlaktır.
7. Dövülebilir,tel ve levha haline getirilebilirler.
 
Ametaller ve genel Özellikleri 
 
1. Isı ve elektriği iletmezler.
2. Oda sıcaklığında çoğu gaz halindedir.
3. Kendi aralarında ve metallerle bileşik yapabilirler.
4. Elektron alış-verişi yapabilirler.
5. Sulu asitlere çoğu etki etmez.
6. Yüzeyleri mattır.
7. Kırılgandırlar.
 
Bileşik : Yapısında en az iki cins atom ihtiva eden saf maddelerdir. Örneğin, H2O, C6H12O6, NH3...
 
Çözelti: Birbiri içerisinde homojen dağılmasıyla oluşan karışımlara çözelti denir. Hava, lehim,gazoz,deniz suyu....gibi.
 
Süspansiyon : Bir katının bir sıvı içerisinde çözünmeden dağılmasıyla oluşan heterojen karışımlardır. Ayran,kahve,tebeşir tozu+su....
 
Emülsiyon : Bir sıvının başka bir sıvı içerisinde çözünmeden dağılmasıyla oluşan heterojen karışımlardır.
Örnek: Zeytinyağlı su, benzinli su... 
 
Karışımlarla Bileşikler Arasındaki Farklar ve Ortak Yanları
 
1. Karışımı oluşturan maddeler karışım içerisinde kendi özelliğini koruduğu halde bileşiği oluşturan elementler fiziksel ve kimyasal tüm özelliklerini kaybederler.
2. Karışımı oluşturan maddeler her oranda karıştığı halde, bileşiği oluşturan elementlerin kütleleri arasında her zaman basit bir oran vardır.
3. Karışımlar fiziksel yollarla oluşur ve fiziksel yöntemler bileşenlerine ayrılır. Bileşikler ise kimyasal yolla oluşur ve kimyasal yöntemlerle ayrışırılar.
4. Karışımların formülü olmadığı halde, her bileşiğin mutlaka bir kimyasal formülü vardır.
5. Karışımların belirli fiziksel özelliği (öz kütle, kaynama noktası, erime noktası...) olmadığı halde bileşikler bu özelliklere sahip saf maddelerdir.
6. Karışımlar ve bileşikler oluşurken toplam kütle korunur. Bu durum her ikisi içinde ortaktır.
7. Karışımlar ve bileşikler en az iki cins atom ihtiva ederler.
 
Ayırt edici Özellikler
 
1.Öz Kütle : Bir maddenin birim hacminin kütlesine denir. Katı-sıvı-gazlar için ayırt edicidir. 
m=d.v 
Öz kütleyi sadece sıcaklık ve basınç değiştirebilir. Sıcaklık arttıkça maddenin hacmi artar fakat kütle değişmez. Hacim artınca öz kütle azalır.
 
2. Kaynama Sıcaklığı : Saf bir sıvının buhar basıncının atmosfer basıncına eşit olduğu sıcaklığa kaynama sıcaklığı denir. Sıvılar ve gazlar için ayırt edici bir özelliktir, çünkü kaynama sıcaklığı yoğunlaşma sıcaklığına eşittir.
 
Kaynama Sıcaklığına Etki Eden Faktörler :
 
a) Açık Hava Basıncı : Kaynama sıcaklığı atmosfer basıncıyla doğru orantılı olarak artar ya da azalır. Yükseklere çıkıldıkça dış basınç düştüğünden sıvıların kaynama sıcaklıkları da düşer.
b) Sıvının Cinsi : Kaynama sıcaklığı her sıvı için farklıdır. Örneğin saf su 100 0C de , C2H5OH 78 0C de kaynar.
c) Sıvının Saflığı: Saf sıvılar sabit basınç altında her zaman sabit bir sıcaklıkta kaynarlar. Fakat sıvıya, sıvıda çözünebilen bir katı eklendiği zaman kaynama sıcaklığı yükseldiği gibi, donma sıcaklığı da düşer. Saf su 1 atm basınçta 100 0C de kaynadığı halde tuzlu su 100 0C nin üzerindeki bir sıcaklıkta kaynar ve kaynarken sıcaklık sabit kalmaz. 
Kaynama noktası buhar basıncıyla ters orantılı olup buhar basıncı yüksek olan sıvıların kaynama noktaları düşüktür. Alkolün kaynama noktası saf sudan düşük olup buharının yaptığı basınç saf sudan fazladır.
Sıvının miktarı yada ısıtıcı kaynağın gücü kaynama sıcaklığını değiştirmez sadece sıvının kaynamaya başlaması için gerekli olan süreyi değiştirebilir.
Buhar basıncı madde miktarına bağlı değildir. Sadece sıvının cinsine ve sıcaklığına bağlıdır.
 
3.Donma Sıcaklığı: Bir sıvının sıvı halden katı hale geçtiği andaki sıcaklığa donma sıcaklığı denir. Bir maddenin donma sıcaklığı erime sıcaklığına eşittir. Katı ve sıvılar için ayırt edicidir. Bir madenin erime sıcaklığı donma sıcaklığına eşittir. Katı ve sıvılar için ayırt edicidir.


4.Esneklik : Katılar için ayırt edici bir özelliktir. Çünkü sadece katılar esneyebilir.


5.Genleşme : Katı ve sıvılar için ortak ayırt edici bir özelliktir. Gazlar için geçerli değildir. Çünkü gazların hepsi hacimlerinin 1/273’ü oranında genleşir ve her bir gaz için spesifik bir genleşme kat sayısı yoktur.
 
6.Çözünürlük : Genelde 100 gram suda çözünebilen madde miktarı olarak verilir. Katı-sıvı-gazlar için ortak ayırt edici bir özelliktir.
 
Karışımları Ayırma Yöntemleri :
Karışımları ayırmak, maddelerin bazı fiziksel özelliklerinin farklı olmasından faydalanılarak yapılır. Örneğin, kaynama noktası farkı, öz kütle farkı, erime noktası farkı, çözünürlük farkı...
 
1- Damıtma: Bir sıvının buharlaştırılması ve oluşan buharın bir soğutucuda yoğunlaştırılması işlemidir. Deniz suyundan saf su elde etmek damıtmaya bir örnektir.
2-Ayrımsal Damıtma : Birden fazla sıvı karışımının buharlaştırılması ve oluşan buharların yoğunlaştırılması işlemidir. Sıvılar kaynama noktası farkından faydalanılarak ayrılır. Kaynama noktaları arasındaki fark ne kadar büyükse ayırma işlemi o kadar kolaydır. 
3- Ayırma Hunisiyle Ayırma: Bir biri içerisinde çözünmeyen sıvı-sıvı karışımlarını ayırmada kullanılır. Öz kütle farkından faydalanılarak ayırma işlemi gerçekleşir. Örneğin zeytinyağı-su karışımı. 
4-Ayrımsal Kristallendirme : Katı-katı karışımlarının çözünürlüklerinin farklı olmasından faydalanılarak yapılabilen bir ayırma yöntemidir. Çözünürlüğü az olan önce kristalleşerek ayrılır. 
5- Mıknatıs ile Ayırma : Mıknatıs, ferromagnetik dediğimiz demir (Fe), kobalt (Co) ve nikeli (Ni ) çeker. Eğer bu metallerden karışımda mevcutsa mıknatıs yardımıyla bu metalleri ayırmak mümkündür.
 
Hal Değişimi : Bir maddenin katı halden sıvı hale , sıvı halden gaz haline geçmesi yada bu olayların tersidir.
-Erime Kaynama
-Donma Yoğunlaşma 
-Süblimleşme
 
Süblimleşme : Bir maddenin dışarıdan ısı alarak erimeden katı halden gaz haline geçmesi olayı olup fiziksel bir olaydır.. Örneğin kuru buz dediğimiz CO2 (k) , naftalin, kamfor süblimleşebilen maddelerdir.
 

                                                                                       
   
20  
»Kültür, Sanat, Eğitim ve İslamiyet «
/ Kimya / Alaşımlar (Link Kırık)
: Eylül 04, 2007, 06:55:39 ÖS
Linki Görebilmek için Üye Olunuz veya üye iseniz Giriş Yapınız
Sayfa: [1] 2 3 ... 6