« Yanıtla #20 : Temmuz 29, 2007, 01:54:52 ÖS » |
|
 |
|
|
Vakit, gecenin sonsuz karanlığına bürünmüş. Binbir sıkıntı sarmış benliğimi. Bir yudum su diye inleyen hasta gibi muhtacım seninle konuşmaya. Nerdesin? Uyur musun şimdi? Arasam, bir sıcacık merhabana ihtiyacım var desem; ne dersin? Kızar mısın düşüncesini aklımdan geçirmek istemiyorum.Çünkü dostumsun diye biliyorum.Elbette arayacaksın, dediğini duyar gibi oluyorum. İçimi acabalar sardığında senin sevgi dolu gözlerini görebilsem nasıl rahatlayacağım, ama yoksun. Varlığınla beni nasıl sarıyorsun, bir bilsen. Maddeden ötesin. Hani pamuk şekeri vardır, yediğin an tadı damaklarına yayılır ama anında yok olur. Sen sakın yok olma, sevgi tadında yaşa. Beni ben yapan her ne varsa, sende de bunları gördüğüm için mi bu kadar bendesin? Bence sen, varlığındaki değerlerle sensin, bence sen ruhuma uzattığın kementle varsın. Acımdasın, sevincimde, gözyaşımda, uzanan elimin sıcaklığındasın. Uzaktayken nasıl yanımda olabiliyorsun? Mutluluktan uçacakken seni aramak ve sevincimi paylaşmak istiyorum. Acımda ben seni arayamıyorum, yalnızlığın kalın kabuğuna çekilmek ve unutmak istiyorum dünyayı, insanları. Ama sen... sen bırakmıyorsun. O derin dehlizde karanlıklar içinde bir ışık var, o ışığa doğru bilinmez bir neden çekiyor beni. Gözyaşlarım çiçek oluyor yüzümde ışıkla. Ve ellerimde çiçeklerle çıktığımda karşımda seni buluyorum. Kimsin sen?
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
« Yanıtla #21 : Temmuz 29, 2007, 01:55:28 ÖS » |
|
 |
|
|
Arrow SEVGİYE DAİR Ey Güzel İnsan! Sessiz sevdaların bitiremediği, sözcüklerin ifade edemediği, bahar aylarının varlığını kıskandığı... Sen... Sen içimin ince büyük derin sızısı..! Seni Seviyorum... "Seni seviyorum" derken eriyorum, her eriyişimde bir kez daha "seni seviyorum" diyorum. Hepsi bu; "Seni seviyorum"... SEVGİNE İHTİYACIM VAR, bana yaklaşan durağanlaşmış beyninde ki düşüncelerin nokta bitişlerine. Uzaklarda olduğumu düşlediğinde, senden bir nebze uzaklaşmadan, senli dünlerde ayakta kalma çabalarıma inanmana, parmak uçlarımda ki hislerimden, acılarına sebebiyet verenlere olan nefretimin büyümesine olan engelleme çabalarına sahip çıkamayan beynimin, aslında kendine verdiği sızılardan vazgeçme gayretleriyle cebelleşip duruyorken, bakışlarındaki ışığa ihtiyacım var. Benliğimde bastırdığım sana olan vazgeçilmez hislerimi beyninde açığa çıkarma duygularımın, yüreğimdeki fırtınanın dinmediğini, cümlelerimin arasına sıkıştırılmış göğsümün o ince sızısından, göğsünün sol yarısına akan hislerimi anlamana ihtiyacım var. "Seni sevdiğimi daha önce söylemiş miydim?" cümlesinin dudaklarından çıkarken "hayır" diye anlamsız bir cümle kurup sesindeki sevgiyi defalarca duymak isteyen "ben" in sana ihtiyacı var. Yanan kalemime dokunmadan sevdalı kalemimin ucundan dökülen yazıların sana ait olduğunu bilmene ihtiyacım var. "Sen"i kaybetmekten her adımda korkan benim sevdanı bilmeye ihtiyacı var... Ağla! Ben de ağlarım, göz yaşlarım özlemine az kalır, buralarda nem var! Nem varsa sende kalır daha çağırırken beni anı bile kalmaya tenezzül etmeyen o dağ dorukları... Sömürgem yaslar durur sesime kırgın ayrılıkları... Ağla sömürgem... Belki dönemem; oralarda usul usul talazlanan nehirlerde yaz kalır, kış yanar, düş üşür yüreğimde... Ağlarım göz yaşlarım yine beyaz kalır. Bir tür gurur bu... Bir gün nasılsa ve hiç olmadık bir anda alınıp kopartılmadan, kendi ellerimizle onu yok etmek bizim gibilerin mutluluğuna tahammül edemeyen bu hayata bu hayatın zorba kurallarına bir tür baş kaldırış... Yağmur yağacak az sonra, hep ağlamaklı olurum yağmur yağdığında. Yüreğim üşür, gözlerim üşür, içimdeki kuşlar uçar gider...
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
« Yanıtla #22 : Temmuz 29, 2007, 01:55:51 ÖS » |
|
 |
|
|
Yokluğunu Hissettiğim Aşkım'a .:. Artık yapayalnızm,bi sevgilim var ama ben yalnızım. Bunu söylemek ve ebediyen susmsk istiyorum. Konuştukça, susmak istedikçe, sevdikçe, özledikçe ve ne kötü ki YAŞADIKÇA içim acıyor!!! Öyle bir duygu ki... Bedenimle ruhum arasında beni kahreden çelişkiler içerisindeyim. Düşünmekle düşünmemek, susmakla susmamak, bakmakla bakmamak, sevmekle sevmemek, ağlamakla aglamamak ve YAŞAMAKLA YAŞAMAMAK...... Kimsenin beni sevmesini ve bana gerektiği için SENİ SEVİYORUM demesini istemiyorum. Çünkü ben öğrendim bi kere sevmenin verdiği o dayanılmaz acıyı... sevmemeye ve bir daha asla böyle kırılmamaya yemin ettim! Ben insanları sevsemde belli etmicem artık. Çünkü; maskelerini, sırlarını, kendilerine oynadıkları budala oyunlarını ,hırslarını, yalanlarını hiç birini istemiyorum. Bir kez sevdim ben, hemde çok sevdim. o aralar karamsar ve içime kapanıktım. Ama çok sevdim o YALANCIYI... Sadece onu severdim, yalancı olmasına rağmen, beni üzmesine rağmen... Ellerimden tutardı o, üşürken içimi ısıtırdı gülüşü. Beni öperdi, koklardı, severdi. Ama sonra sevmemeye başladı. Nasıl oldugunu bilmiyorum ama hissediyordum. Hiç davranmadığı gibi davrandı, hiç bakmadığı gibi baktı. belliki istemiyordu artık beni. Sonra....... Sonra gitti sessizce... Birdaha hiç dönmedi. Giderken ağladım..! Elimi tuttu, gülümsedi son kez ve ağladı oda. O gündür kimse tutmadı ellerimi, giderken ellerimide götürmüştü çünkü. Birdaha hiç geri alamadım ellerimi de, kalbimi de, göz yaşlarımı da... Gittiğinden beri hiç durmadı gözlerimden akan yaşlar, giderken içimde açtığı yara hiiiiç geçmedi.... NORMALDE YANIMDA OLUPTA; YOKLUĞUNU HİSSETTİĞİM AŞKIMA... ELLERİMİ ve KALBİMİ geri istiyorum BEBİŞİM!!! AĞLAMAKTAN YORULDUM ÇÜNKÜ....
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
« Yanıtla #23 : Temmuz 29, 2007, 01:56:15 ÖS » |
|
 |
|
|
Ben artık gitmeliyim :.( .:. Beni tanımıyorsun hiç olmayan biriyim senin için, ama benimle konuşuyorsun.
Uzak bir şehirdeyim senin için sisli ve yalnız bir şehir... Düşlerine benziyorum, aklına uğradığımda şaşırıyorsun Ne hazin bir sevdanın kahramanı Ne sukunla büyüyen bir umudum ben...
Şehirler; anlatıyorum sana hiç tanımadığın benim gibi duvarlarında ismin olan şehirler...
Ve şiirler bırakıyorum baş ucuna uyandığında bulasın diye uyanıyorsun.... Ne farkediyor...
Bazı bazı geçiyorum limandan marazlı bir geminin güvertesinde, elimde yağmur yıldızları bazen bazen fırtına kuşları, gözlerinin önünden geçiyorum yani ellerinin arasından... Bakıyorum ama göremiyorsun....
Nedense hep uyurken buluyorum seni, saçların yastığında uyukluyor suçlanıyorum, aldatıyorum seni, yalanlar söylüyorum koca koca sarılıp sığınıp rüyalarına.
Uzaktasın, uyumaktasın, ellerin başının altında, yorgun, yapayalnız, iç geçiriyorsun uysal bir kedi gibi yalnızlığa, bardaktan boşanırcasına aşk yağıyor sokaklara duymuyorsun, uyuyorsun...
Bilmem hiç özlemez misin beni, hiç takılmazmıyım aklına, uyandığında hani bakarsın olur ya, bir gül koysam başucuna...
Ellerini merak ediyorum en çok, narin ve umarsız, sessizler, yıldızlar gibi, yağmayı unutan yağmurlar gibi, kendi kendilerini ıslatıyorlar.. Ellerin yani sevdam, ellerime hiç yüz vermiyorlar.
Nerede başladı, hikaye kahramanı kim?.. Nerede ışıl ışıl parlayan gözlerin?..
Anlamıyorsun, ya da anlatamıyorum sana... Böyle sahte bir dünya, ben yalancı mesihim... Kalsın bu söz burada, ben artık gitmeliyim...
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
« Yanıtla #24 : Temmuz 29, 2007, 01:56:41 ÖS » |
|
 |
|
|
Dostum diyor sana... .:. Karşılıklı paylaşıyorsunuz hayatın acısını ve tatlısını. Dertleşiyorsunuz,sınır tanımayarak, engel koymayarak. Maskelerden arınmış, dürüstçe yüzleşiyorsunuz. Tartışmalar kavgalara dönüşüyor, kırılıyorsunuz. Ama her zaman aynı saygıyla devam ediyorsunuz dostluğunuza. Sığınacak birer ada buluyorsunuz birbirinizde azgın okyanus sularının kuytuluklarında...
Onu seviyorsun...
Varlığıyla sana tattırdığı sevinci seviyorsun. Paylaşımını seviyorsun. Güzel bir şey yasadığında aklına ilk o geliyor, sanki onsuz içine sinmiyor. Doğanın her güzelliğini onunla paylaşmak istiyorsun. Güneşin sıcağında, toprağın kokusunda, rüzgarın uğultusunda, yıldızların ışığında hep onu hissediyorsun.
Onu seviyorsun, ama...
Bunu ondan saklıyorsun. Sanki büyük bir suçmuş gibi kendini kötü hissediyorsun. Kimsenin bilmesini istemiyorsun. Kendi kendine yaşıyorsun mutluluğunu, mutsuzluğunu. İstiyorsun, ama kaçıyorsun. Seviyorsun, ama kızıyorsun. His dünyan tezatlıklarla doluyor. Bunalıyorsun...
Korkuyorsun...
Aradığımı buldum diyorsun. Ama kavuşunca kaybetmekten korkuyorsun. Korkuyorsun. Sevmekten korkuyorsun. Sevip kaybetmekten korkuyorsun...
Hangi türküde sevmekten bahsedilse, ben hicaz olurum...elimi ıslatır elinin teri, ziyan olurum :.(
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
« Yanıtla #25 : Temmuz 29, 2007, 01:57:03 ÖS » |
|
 |
|
|
ugünde son demiştim bu gidişlere yarına kadar süren o anlamsız gülüşlere bugünde sondun benim için yarında son bugünde dur demiştim gitme dinlemedin beni mutlumusun şimdi gittin o sıcacık kalbimden yoksa bi umutmu taşıyor bakışlarım dönecek gibi bakıyorsun bana ama yanılıyorsun bugünde son demiştim gidişine yarında sonsun bende dönme bana geri gururumu bana kendi ayaklarım altında ezdirmeye çalışma sana söylemiştim git uğrama buraya bugünde son demiştim yarında sonsun bende sana bakarken seni severken bakışlarım acıtır belki o misafir kalbini belki sevdim diyelim seni acımadan gidersin ama beni hiç dinlemeden bu elvedan,,,,,, bugünde son demiştim yarında son SANA hadi git bakama ardına bakarsan belki ağlayacak bu gözler ardında ama ben ağlamıycam ağlayan gözlerim olacak bunu uutma zaten ben ağlamadım ki ardından her defasında ağlayan gözlerimdi hala ne bakıyorsun bana git burdan bakma ardına acıma bana nefret et benden bırak zavallı kalbimi kendi haline hala burdamısın git burdan biz bu aşkla göklere kirlenmemiş hayallere uçacaktık ama sen bıraktın beni sen terkettin bu kalbi oysa hayatında aldıın en anlamlı hediyendi bu kalp ama sen deer vermedin ona ne yazık ki oda çok yanıldı sana,,,,,,,,,,,,, sölemiştim bugünde son demiştim yarında son bu sevdaya demek gidiyorsun git hadi bakama birdaha ardına sevindim gittin ya burdan gerçekten mutluyum zaten sana sölemiştim bugünde son demiştim yarına dek bu aşka bu fırtınaya ama bende hiç bir zaman yarın olmadı olmayacakta çünkü ben seninle ayrıldıım gün öldüm yoksa sen bi ölüyümü dinliyosun o günde son demiştim sana bugünde son demiştim ama yarın olmuyor ginede son sana son yanlızlığıma son defa bakıyorum o üzüm gözlerine son defa tutuyorum o pamuk ellerinden ve son defa söyüyorum sana vefasız çık git çık git artık kalbimden burdan git bu şehirden git bu dünyadan git bir sigara dumanı bile olma bende git artık çık hayatımdan sana sölemiştim bugünde son yarında bugünde son demiştim ve geldim bu hikayenin sonuna cebimde yırtık resmin aklımda güzel gülüşün hiç solmayacak hatıralar sayfalarda bugünde son demiştim sana yarında son bu sevdaya
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
« Yanıtla #26 : Temmuz 29, 2007, 01:57:25 ÖS » |
|
 |
|
|
Bu gün bendeki resimlerini ve mektuplarını yakıyorum. Küllerini sana göndereceğim. İşte! Hepsi önümde duruyor. Şu resim çekilirken karşında ben vardım, hatırladın mı? Üzerini diyerek imzalamışsın. Bu seni en çok anlatan resimdi biliyorum. Bana en yakın olduğun resimdi... Karşında ben vardım, gözlerin gözlerimdeydi... İçin benimle doluydu, bakışların gibi. Önce bu resmini yakacağım, bu en çok sen olan resmini. Sonra da diğerlerini yakacağım. Hepsi birer birer kıvrılıp kül olacak sonunda. Ya mektupların? Herbirini çok çok öptüğüm mektupların...Satır satır içimde çakılı duran mektupların. Onlarda yanacak. Senden madde olan hiçbir şey kalmasın istemiyorum bende. İçimde bıraktığın eziklik yeter artık.
Artık seninle değil, verdiğin acılarla avunacağım. Seni bütün arzuların üzerinde, bütün özlemlerin ötesinde seveceğim artık. Sensiz bir dünya yaratacağım senden. Dünya duracak ama sen durmayacaksın. Zaman bitecek, ama sen bitmeyeceksin. Bir gün bütün çiçekleri solacak bahçelerin, yıldızlar ışık vermeyecek, güneş doğmayacak hiç. Ama sen solmayacaksın, sen eksilmeyeceksin. Seni maddenin dışına çıkarıyorum. Ölümsüzlüğün kapılarını açıyorum sana... Anlamıyor musun?
Daha düne kadar her yerini ayrı ayrı seviyordum. Ellerini tuttuğum zamanlar ürperirdim, başım dönerdi gözlerine bakınca. Dudakların her öpüşte yeniden dünyaya getirirdi beni. Al işte, hepsini sana bırakıyorum. Güzelliğinde senin olsun dişiliğinde..
Göreceksin, bir gün her yerin şu mektuplar, şu resimler gibi kül olup dağılacak. Bir tel bile kalmayacak saçlarından. Niceleri gibi sen de göçüp gideceksin bir gün... Önce güzeliğin terk edecek seni. Ellerin buruşacak, belin bükülecek, ak pak olacak saçların. Boş bir çuvala döneceksin. Gözlerinde o vahşi pırıltı kalmayacak, bütün ateşi sönecek dudaklarının...
Ama ben o halinle bile seni terketmeyeceğim. Çünkü benim içimde hep bugünkü gibi kalacaksın. Taptaze, sımsıcak ve korkunç güzel! Yalnız benim gözlerimde bir manası olacak bakışlarının. Ben yok olduğum zaman da satırlarımda yaşayacaksın. Hiç ihtiyarlamadan, hiç değişmeden, hiç tükenmeden... Adım adınla anılacak, adın adımla...
Mektuplarınla resimlerini yakacak gücü kendimde bulamasam, o zaman da kendimi yakardım. Şu herkeste seni gören gözlerimi, şu her yerde sana koşan ayaklarımı ve şu her zaman sana yazan ellerimi yakardım. Tenimden yükselen alevler ta Allaha kadar uzanır, ona çaresizliğimi anlatırdı.
Seni güçsüz, zayıf bir insan tarafından sevilmenin hayal kırıklığına uğratmamak için, şimdi benim yerime, senden kalanları yakacağım. Ben yaşadıkça, varlığım bütün çaresizliklere meydan okuyacak. Unutma; seni sevdiğim için ölebilirdim, seni sevdiğim için yaşayacağım. Biraz sonra mektuplarınla resimlerni tutuşturacak bir kibrit çöpü gibi çekiliyorum hayatından. Her şeyiyle onu sana bırakıyorum. Hayatın senin olsun. İstersen hayatım da.. Ama sen kendinin bile olamayacaksın artık. Ben yaşadıkca, adım söylendikçe...
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
« Yanıtla #27 : Temmuz 29, 2007, 01:58:10 ÖS » |
|
 |
|
|
Sana sımsıkı sarılmak istiyordum... Ah bir görsem, bitirsem içimdeki özlemini bu kadar zor gelmeyecekti senden, sevginden vazgeçmek... Nasıl olsa alışkınım ya seni görmemeye, galiba böyle de başarabilirim...
"Ama eğer hissedersen hayatından çekildiğimi bana sana geri dönmemem için şans dile... "
Neler yazmak istiyorum sana bir bilsen, tek yapabildiğim yazmak olduğundan yine yazıyorum işte! Seni daha önce de yazmıştım ama bu kez bir daha yazmamak üzere, seni beynimde, içimde bitirerek yazıyorum, yada bitirmek isteyerek... Ne kadar sürer bilmiyorum ama ben senden, sevginden vazgeçmek istiyorum.
Yine senden habersiz...Ben seni severken de senden habersiz sevmiştim. Belki de kendimden bile habersiz...
Dünyaları etrafında döndürmek isteyen bir kalbi bilerek isteyemezdim. Kendimden ve senden habersiz "bir tanemmm" olmuştun sen...Öyle ya; Sen bir taneydin; Eşin benzerin yoktu yeryüzünde, Yoktu Sen Kadar Güzel Güleni, Sen BAL'ımdın!
Yaşanmamış ve yaşamamış olsam bile Sen Özel'din... Aşk Özel'di....
"Yağmurda Aşk Başkadır" diyenlere gülüyordum ama bende yağmurda üşüyen ellerini severek başladım seni sevmeye...Aralık'tı... İstiklal'e hiç o kadar güzel yağmur yağmazdı....
Önce aldırmadım seninle güzelleşen herşeye...Sonra tüm parfümeri dükkanlarını aşındırıp kokunu ararken anladım seni deliler gibi özlediğimi...
Ne kadar gerçeksen o kadar yalandın... Ve ben her seferinde en baştan başladım...Yeniden bir sondayım ama bu kez yeniden başlayacak gücüm yok... Ben senden vazgeçmek istiyorum!
Herkes gibi biri olmanı yada hiç kimse olmanı istiyorum...Sesini duymak için telefonlara sarılmaktan vazgeçmek, ismini duyduğumda içimin titreyip,gözlerimin dolmasından kurtulmak istiyorum...Senin benim için herhangi biri olman ne kadar zor bir bilsen...Zaten kolay olan ne vardı ki benim için;Sanki seni öldürmemle sevmem ararsında hiçbir fark yoktu....Ve ben hep sevgim yüzünden cezalıydım...Hiç sonu olmayan bir yolda seninle yürümek,yeni çıkan filmleri birlikte izlemek, saatlerce sana sarılı kalmak,sadece ama sadece bir kez olsun sana sarılıp uyumak, bir sabah gözlerimi açtığımda yanımda seni bulmak isterken, sen sevgimle utanmamı sağladığın için galiba gerçekten "bir taneydin"!
İşte bu yüzden imkansızlığına hep inandım!
Ben yalnız kalıp seni düşünmeyi deli gibi sever olduğumda, sen benim her şeyim olduğunda ben senin için hiç yoktum...Bu yüzden yalnızlıklarım, ağlamalarım, özlemlerim canını hiç acıtmadı.Benim tarafımdan sevilmek belki de hayatında önemseyeceğin en son şeydi...
Keşke kendi dünyamda bir zamanlar seni sevdimden hiç bahsetmeseydim Sen beni hiç sevmedin! Ben Seni Seviyorum dediğimde Seni Seviyordum! Ben Seni Özlüyorum dediğimde Seni Özlüyordum. Ben Senin İçin Ölürüm Dediğimde ben senin özleminden zaten ölüyordum...
Ve Ben Şimdi Senin Hayatından Gidiyorum!
Ne zaman Aralık'ta bir yağmur yağsa, ben İstiklal'de ıslanıyor olacağım,Ne zaman bir parfümeriye girsem hala kokunu arıyor olacağım, Ne zaman bir havuz görsem, kenarında oturup seni bekliyor olacağım demiştim... Başaramadım...
Ben Kaybettim... Sen Kazandın! Artık sesimi duymayacaksın...
Sana sımsıkı sarılmak istiyordum, kokunu içime yıllarca bana yetecek kadar çekerek, sana sımsıkı sarılmak istiyordum.... Gelmedin!
Gelsen yapabilir miydim bilmiyorum...Ben artık gidiyorum Bal'ım...
Eğer hayatından çekildiğimi hissedersen, bana sana geri dönmemem ve seni yeniden deliler gibi sevmemem için şans dile...
Ve Lütfen, Aralık'ta yağmur yağdığında İstiklal'e gelme....
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
« Yanıtla #28 : Temmuz 29, 2007, 01:59:56 ÖS » |
|
|
|
« Yanıtla #29 : Temmuz 29, 2007, 02:00:20 ÖS » |
|
 |
|
|
Unutmadım seni! "Ey Yalnızlık..." .:. Ne yazilmali ki silinip gitmesin, ne söylenmeli ki unutulup bitmesin. Sessizlikle bağlayan bir hikaye bu. Eger bagladigi gibi bitecekse sonu, yasanan her ne varsa sil, gitsin.Hayallerde gerçek gibi yasarken seni, umutlarda bitti bir zaman, sevgiler de. Seni seviyorum çünkü ne zaman siir okusam, misralarindan sen akiyorsun, gözlerimden yaslar süzülüp resmine damliyor, sessizlik sarariyor içimde, susuyorum. Tam buldum dedigin anda kaybetmek nedir bilir misin? Atilmisligi hissettigin oldu mu? Hayaliyle yasamayi ezberledin mi? Delicesine sevdigin ama onun seni sevmedigini ögrendigin o ani hiç yasadin mi? Onun eksik yanlarini bile sevebildin mi ? Terkedilice ilk defa görüyormus gibi baktinmi? Elvedasiz ayriliklar acitti mi içini? Göz kapaklarina inat, uyumadigin oldu mu gecelerce? Sadece mum isiginin aydinlattigi odanda onu düsündügün oldu mu saatlerce? Ellerin onsuz kaldiginda üsüdün mü? Duyuyorum susuyorsun, yine susuyorsun, tipki o zamanki gibi söylemiyorsun. Seni seviyorum çünkü hergün biraz daha tükenirken hersey, benligim sesizce inliyor ben susuyorum. Bir an elinden tutuyorum, biran sonra belkide tamamen elimden kayip gitmis oluyorsun, anlayamiyorum.Yine sensiz kaliyor kollarim, yine islaniyor gözlerim. Yasamam için tek nedenimdin sen. Fakat binlerce sebep vardi seni sevmem için. Seni seviyorum çünkü yasanacak bütün imkansizliklarda sen varsin. Biryerlerim aciyor durmaksizin. Sessizligin çok sey söylese de bazen susmanda incitir beni. Bilirim, belkide en iyi ben bilirim ki, susmasini bilmek, bildigini söylemekten daha zor. Bir uçurum gibi derinlesen sessizlik, bizi birbirimizden ayirdi bile. Yenildik dostlugumuza, zamana, yalnizliga, yenildik iste! Sinsice sardi sessizlik, böyle birdenbire, ansizin... ve ben hala unutmam gerektigini söyleyenlere inanmiyorum. Hissettiklerimi söylemektense dost kalmayi, seni sensiz yasamaktansa susmayi tercih ederim. Senin beni sevme fikri bile beni mutlu edebilecek kadar güzel ve asil! Seni seviyorum çünkü sen benim siyah beyaz dünyami renklendiren o çok az seyden birisin. Sensiz her andan korktum, korkuyorum. Alip gitme ellerini, alip gitme gülüslerimi, götürme düslerimi. Sen benden gittin gideli öyle biktim ki sensiz kendimden. Seni seviyorum çünkü hala birseyler var vazgeçemedigim. Ben herkes için siir yazmazdim, bu hep tuhaf gelmisti. Fakat simdi senin için siir yazmamak tuhaf geliyor. Bu yillarca sürecek ve de hiç dinmeyecekmis gibi düsünürken görüyorum ki anlamini yitiren birseyler var aramizda. Seni seviyorum çünkü tam herseyden vazgeçmistim ki, karanligimin perdesini yirtti ellerin. Ama yine direndik sessizlige, hala konusulmadan kalan öyle çok sey varki! "Sustugun yerde birseyler kiriliyor" Nasil söyleyecegini sende bilmiyorsun besbelli.. Susman gerekiyor diye susuyorsun belkide, dostlugumuz için.. Kalbim sendeyken her adimda, aklim sendeyken her dakika, unutmadim, unutamadim iste!
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
« Yanıtla #30 : Temmuz 29, 2007, 02:00:43 ÖS » |
|
 |
|
|
YARDIM ET NE OLURSUN*?? " .:. Hiç oldu mu sana da böyle? Eğer yaşadıysan, bana yardım et ne olursun... İçimde koskoca bir çark var sanki.. Tam göğsümde durduramadığım... Bazen hızlanan, bazen yavaşlayan, hiç ama hiç durmayan...
Canım yanıyor o döndükçe sanki çevresindeki her bir şeyi koparıp götürüyor beni, içimi parçalıyor... Nedenini bilemediğim bir şekilde parça parça içime yayılıyorum...
Üşüyorum, İçimde bir uçurum var sanki onunu göremediğim.. Sanki her şeyin saçmalığını almışım da içime, Sanki dünyadaki her şeyin en uç noktası gelip sığmış da içime, Bana yer kalmamış çıkmak istiyorum... Herşey bitsin istiyorum, Ne varsa olan...
En çok da neyi düşünüyorum biliyormusun? Öyle bir şey yazmalıyım ki, öyle bir şekilde anlatmalıyım ki Yasadıklarımı, kağıda döküldüğünde teker teker bitsinler.. Teker teker yok olup huzurumu geri getirsinler...
Ama olmuyor işte yazamıyorum.. Her yazının sonunda koskoca bir boşluk görüyorum kağıtta.. Bütün yazılarım siliniyor, içindeki hersey gelip yine içime yerleşiyor.. Çarkım dönmeye başlıyor... Uçurumum derinleşiyor...
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
« Yanıtla #31 : Temmuz 29, 2007, 02:01:05 ÖS » |
|
 |
|
|
Hayatı Iskalama Lüksün Yok Senin
Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan için rahat olsun.Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır. Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır.Hani ağzınla kuş tutsan “Bu kuşun kanadı neden beyaz değil¿” diye soruyla bile karşılaşabilirsin İki ucu keskin bıçaktır bu işin.Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman.Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur.İyi halin cezanda indirim sağlamaz.Sen “Ama senin için şunu yaptım” derken o, ”Şunu yapmadın” diye cevap verecektir ve ne söylesen karşılığında mutlaka başka bir iddiayla karşılaşacaksındır Üzülme, sen aşkı yaşanması gibi yaşadın.Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar Söyledin, düşündün, şiirler yazdın.”Peki o ne yaptı¿” deme.Herkes kendinden sorumludur aşkta.Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu.Bir insan eksik yaşıyorsa ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için¿ Senin hayatı ıskalama lüksün yok. Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın. Her zaman ki yaşayacaksın sen. “Acılara tutunarak” yaşamayı öğreneli çok oldu. Hem ne olmuş yani, yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil.Sen mutluluğu hiçbir Zaman bir tek kişiye bağlamadın ki…Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor. Kitap okurken de mutlu oluyorsun unuttun mu¿ Kentin hiç girmediğin sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif verecek sana.Yine içeceksin rakını balığın yanında.Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de cabası… Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun ki asolan yürektir.Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yaşadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte.Sem yeter ki konu yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duysunu.Elbet bitecek güneşe hasret günler ve o zaman kutuplarda yetişe cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini…
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
« Yanıtla #32 : Temmuz 29, 2007, 02:01:26 ÖS » |
|
 |
|
|
Böyle Uzak Kalma Bana
Ayın karanlığına sakladım düşlerimi.Bir sevdanın yollarında berduşça geziyorum şimdi ve sen beni sevmeme ihtimalinle buz gibi duruyorsun karşımda.Gerçeği duymaktan, ilk kez bu kadar çok korkuyorum.Söylediğin her söz diken gibi batıyor yüreğime.Tanrım, içim acıyor içim acıyor… “Güneşin donuk sarı gölgelerinin altından”bakıyorsun bana.Gözlerine baktıkça terk edilmiş bir ülkenin uçsuz bucaksız, insansız topraklarını görüyorum.Bir çiçek olmalı, açmaya yüz tutmuş.Bir çiçek, bin umuda yeter ama yok.Umutsuzluk ne sana ne bana yakışıyor.Yakışmayanı taşıyoruz üzerimizde, ne garip… Ne kadar yakınsan o kadar uzaksın bana.”Kıyısız bir denizin uzaklığı”bu… Dalgalarının kayalara vurup parça parça olmasını istemediğin için mi küstün sahillere¿ Hangi gemi barınacak o denizde söylesene¿ Hangi gemi batmadan kalacak su yüzünde¿Bütün fırtınaları göze almışken ben, şimdi neden yelken basamıyorum sendeki o sonsuz maviliğe¿Senin görmediğin o sahilde demir atmış bekliyorum öylece…Ne zaman”İskele alabanda”diyeceksin¿ Böyle donuk baktıkça sen, yapraklarını dökmüş asırlık bir çınarın kovuğuna yerleştirdiğim hüzünler bir bir çıkıyor ortaya.Derinden soluyorum acıları…Hep kal istiyorum, benimle kal…Hüzünler de o asırlık çınarın kovuğunda kalsın, böyle yaşayıp gidelim birlikte…Sonra yine gözlerin dikiliyor karşıma, donuyorum… Zamanda kaybolmuş iki yüreği yeniden bir araya getirmenin çabası benimkisi. Küllenmediğine inandığım bir alevi, yüreğimle yeniden canlandırmaya çalışmak… Yorgunsan en az senin yorgunum bende…Her şeye rağmen bir güne bakan doğuyor içimde ayın karanlığına sakladığım düşlere inat. Şimdi sen aşk çiçeğim, bana en yakın haline bürün, yüreğine koy ellerini ve sadece Yüreğinin söylediği sözleri dinle.Bir kez yakından bak bana, en yakından, gözlerimde Kendini gör.Değiştir çirkin anıları en güzelleriyle.Aşk savaş değildir, bu yüzden yenilmedin hiç.Hoyrat eller yok karşında seni incitecek.Ben yaşatacağım seni, ölmene izin veremem bundan böyle.Sende kapılma ölümün soğukluğuna…
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
« Yanıtla #33 : Temmuz 29, 2007, 02:01:53 ÖS » |
|
|
|
« Yanıtla #34 : Temmuz 29, 2007, 02:02:36 ÖS » |
|
 |
|
|
Yaşacağız...
Konuşacak ne çok şeyimiz var, paylaşacak ne çok şeyimiz var…Tanrım ömrümüz yetecek mi hepsini yapmaya¿ Sana ne söylesem, yüreğimin sesiyle konuşuyorum inan.Hangi sözcük dökülüyorsa dudaklarımdan, bil ki yüreğimin söyledikleri onlar…Yanlış anlaşılabileceğime dair en ufak bir kaygım yok.Zaten aşk kaygılarından arınmış olmayı gerektirmez mi¿ Kaygın varsa eğer aşkı nasıl yaşayabilirsin ki¿ Sen olduğundan beri hayata ve insanlara dair bütün kırgınlıklarımı kaldırıp attım bir tarafa.Uzadı cümlelerim farkında mısın¿ “Evet” ya da “Hayır”dan oluşan tek kelimelik cümleleri kullanmıyorum artık.Çocuk gibiyim çocuk…Başkalarına saçma gelebilecek her şey mutlu ediyor beni.Sanki her şeyi ilk kez görüyorum.Dün gece perdeyi çekip camdan bembeyaz karın yağışını izledim.Bunu yapmayalı ne kadar uzun zaman olmuş…Bir mucize bu biliyor musun¿ Bilimsel açıklaması ne olursa olsun umurumda değil.Bir mucize bu… Meğer ne çok şarkı bilirmişim ben, ne çok şarkı ’en çok sevdiğim şarkı’ymış… Nereye gitti hüzün şarkıları¿ Yoksa ben mi duymuyorum¿ Her şarkı içimi okşuyor, her şarkı aşkı anlatıyor.Eşlik ediyorum, bağıra bağıra söylüyorum, coştukça söylüyorum. Senin yanında nasılsam sen yokken de öyleyim.Varmışsın gibi yani…İmkansız Hiçbir şey yok bize.Aşk | | |