|
 |
|
|
ANTİBİYOTİKLER Antibiyotikler, antibakteriyel kemoterapötikler içinde önemli yer tutan ilaç grubunu oluştururlar. 1929 yılında Alexander Fleming tarafından tesadüfen penisilinin keşfedilmesi ve 1940 yılında Florey ve arkadaşlarının kristalize penisilini saf olarak elde etmesi ile bakteriyel enfeksiyon hastalıklarla mücadelede kliniğe önemli bir olanak sunulmuştur. 1944 yılında, streptomisin sülfatın Streptomyces griseus’ tan üretilmesi ile bir çok yeni antibiyotik tedaviye sunulmuştur. Günümüzde sentetik ve yarı sentetik yolla elde edilen etkin birçok antibiyotik klinikte kullanıma girmiştir. Antibiyotikler, tıpta enfeksiyon hastalıklarla mücadeledeki önemi yanında, ayrıca veteriner hekimlikte, hayvancılıkta et, süt, yumurta veriminin arttırılmasında önemli ilaçlar olarak öne çıkmıştır. 5000-6000 yıl öncesinde çin kaynaklarında, bazı çürük bitkisel materyalin çeşitli yaraları iyi ettiği kayıtlıdır. Ancak Pasteur ve Joubert, 1877 yılında bilimsel anlamda iki farklı mikroorganizmanın aynı ortamda diğerine zarar verdiğini göstermiştir. 1889 yılında Vuillemin, antibios (bir canlının başka canlıyı yok etmesi) deyimini tanımlamış ve böylece antibiyotik kavramı ortaya çıkmıştır. Weckman’ ın tanımına göre antibiyotik, bakteri, fungus ve aktinomisetlerin metabolizmaları sonucu oluşan sekonder metabolitler olup, küçük konsantrasyonlarda bile patojen mikroorganizmaların gelişimini önlerler. Ancak günümüzde klinikte kullanılan çok sayıda antibiyotik mantar veya bakteri gibi bir mikroorganizmanın sekonder metaboliti olarak fermentasyon ortamından kazanılarak tedaviye sunulmasından çok biyosentetik ve sentetik yolla üretilmektedir Antibiyotikleri dokuz sınıfta ele alabiliriz: 1. -Laktam antibiyotikleri 2. Makrolit antibiyotikler 3. Linkozamidler 4. Tetrasiklinler 5. Amfenikoller 6. Aminoglikozit antibiyotikleri 7. Florokinolonlar 8. Sülfonamidler 9. Dar spektrumlu antibiyotikler I. BÖLÜM -LAKTAM ANTİBİYOTİKLER Beta-laktam antibiyotikler; antibakteriyel etkiden sorumlu çekirdek kısmında beta-laktam halkası içeren antibiyotiklerdir.Beta-laktam halkası bir azot ve üç karbon içeren doymuş bir halkadır.Monobaktamlar hariç grubun diğer üyelerinde, beta-laktam halkası,bir başka halkayla birleşmiş durumdadır., Bu grup antibiyotikler, 1929 yılında Alexander Fleming tarafından Penicillium notatum’ un antibakteriyel etkisinin gözlenmesi ve 1940’ lı yıllarda Florey (Oxford) grubunun kristalize penisilini üretmeleri ile kliniğe girmiştir. Beta-laktam antibiyotikleri dört grupta inceleyebiliriz; 1.Penisilinler 2.Sefalosporinler 3.Karbapenemler 4.Monobaktamlar 1.PENİSİLİNLER İlk kez 1928’de Fleming tarafından,bir mantar olan Penicillium notatum’un salgıladığı antibakteriyel bir maddenin stafilokok kültürlerinde lizise neden olduğu fark edilmiş ve bu antibakteriyel maddeye penisilin adı verilmiştir.Daha sonra 1940’lı yılların başında Florey ve arkadaşları tarafından yeterli derecede saflaştırılmış penisilin elde edilerek ,klinik kullanımı ile ilgili çalışmalar başlamıştır. Kimyasal Özellikleri Aşağıdaki şekilde görüldü gibi penisilinlerde,tüm beta-laktam antibiyotiklerde bulunan beta-laktam halkasının yanında tiazolidin halkası bulunmaktadır.Beta-laktam halkası ve tiazolidin halkasının oluşturduğu yapı,6-aminopenisillanik asit halkası olarak bilinmektedir.Beta-laktam halkasına bağlı olan yan zincir (R) penisilinlere,gruba ait farmokokinetik ve antibakteriyel çeşitli özellikler kazandırmaktadır.Penisilinlerin amidazlar tarafından parçalanmasıyla 6-aminopenisillanik asit;beta-laktamazlar tarafından parçalanmasıyla penisilloik asit oluşmaktadır.Penisillerin antibakteriyel etkinlik gösterebilmeleri için 6-aminopenisillanik asit yapısının bozulmamış olması gerekmektedir.Penisilinlerin beta-laktamazlar tarafından parçalanmasıyla penisilloik asit,antibakteriyel etkinlik göstermemekte fakat vücutta hapten rolü oynayarak bu ilaçlara karşı alerjik reaksiyon meydana gelmesinde rol oynamaktadır.6-aminopenisillanik asit ise kültür ortamında elde edilmekte ve bu yapıya çeşitli yan zincirler eklenerek değişik yapıda yarı sentetik penisilinler elde edilmektedir.
|