En İyi Korsan Oyunlar
+ RaKiPSiZFoRuM.CoM | Rakipsiz Paylasim Platformu | Rakipsiz Forumun Rakipsiz Adresi » 
»Kültür, Sanat, Eğitim ve İslamiyet «
 » Eğitim » Ödev Arşivi » Ödev Arşivi » Felsefe
 20. YÜZYIL FELSEFESİ

Kullanıcı Adı: Sürekli Bağlı Kal
Şifre:
Ayrıntılı Konu Bilgileri
Konu BaşlığıKonu: 20. YÜZYIL FELSEFESİ
Cevap SayısıCevap Sayısı: 0 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 92 defa
Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Sayfa: [1]   Aşağı git
Cevap Yaz Yeni Konu Yeni Anket
Gönderen Konu: 20. YÜZYIL FELSEFESİ  (Okunma Sayısı 92 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« : Eylül 14, 2007, 04:18:18 ÖS »
Üye Profili
Tetikci

Rakipsiz Üye
*****

Avatar Yok



Konu Sayısı:1229
Mesaj Sayısı: 3516

Cinsiyet: Bay
Nerden: Geldin Başıma Sen

Rep Puanı: 108



Üyelik Bilgileri WWW
Durumum:


  20. YÜZYIL FELSEFESİ

On dokuzuncu yüzyılın sonlarından başlayıp günümüze dek uzanan felsefe.

Felsefe hiçbir zaman boşlukta gelişmeyip, kültürün bir parçası olarak, daima çağın siyasi ve toplumsal koşullarıyla ilişki içinde ortaya çıktığına göre, çağdaş felsefenin de, yirminci yüzyılın koşullarından etki­lenen, yirminci yüzyıla özgü bir bakış açısı vardır. Çağdaş felsefe içinde yer alan tüm filozoflar, aralarındaki farklılıklara karşın, işte bu bağlamda, bir parçası oldukları modern toplumun ilgi ve problemlerine yanıt vermek durumunda olmuşlardır. Şu halde, çağdaş felsefeyi karakterize eden birinci özellik, onun yirminci yüzyılda ortaya çıkan kimi temel durum ve oluşumlardan, örneğin modern toplumun bilim karşısındaki ikircikli tavrından, dile yönelik ilgiden, dünya savaşlarının yarattığı umutsuzluktan, toplumsal koşulların yarattığı güven bunalımı ve yabancılaşmadan, vb, yoğun bir biçimde etkilenmiş olmasıdır.

Çağdaş felsefeyi karakterize eden ikinci özellik, yirminci yüzyılda filozofların Batı felsefesine Kant’tan beri damgasını bulan kurmacılık veya konstrüktivizm ve görecilikten kaçınma çabası içine girmiş olmalarıdır. Buna göre, Batı felsefesinde Descartes’la başlayıp, Kant’la doruk noktasına ulaşan özne çıkışlı bir felsefe anlayışının ardından, yirminci yüzyıl felsefesi insandan ve insanın inançlarından bağımsız olarak varolan bir nesnel dünyanın varoluşunu kabul eden bir felsefedir. Nesnelliği yeniden yakalamaya çalışan çağdaş felsefe, aynı zamanda nesnel olarak varolan bir evrenin bilgisinin mümkün Olduğunu savunan bir felsefe olarak ortaya çıkar.

Kabaca ve genel olarak değerlendirildiğinde, çağdaş felsefede tarihsel bir sıra için­de ortaya çıkan 3 ayrı gelenekten söz edilebilir:

    *

      analitik gelenek
    *

      fenomenolojik gelenek
    *

      eleştirel ya da yıkıcı gelenek
    *

       Çağdaş felsefenin  önemli ve büyük geleneği ise, Hobbes ve Hume’a mal edilebilecek olan kimi felsefi kabulleri benimseyen düşünürlerin oluşturduğu analitik gelenektir. Dünyanın çok büyük sayıda basit öğeden meydana geldiğini, kompleks nesnelerin bu öğelere ayrıştırılabileceğini ve bu basit varlıklarla karşılaşıldığı zaman, onların kolaylıkla tanınıp anlaşılabileceğini öne süren bu gelenek mensupları, felsefenin görevinin sentez değil de, dilsel ya da bilimsel veya mantıksal analiz olduğunu öne sürer. En önemli temsilcileri arasında George Edward Moore, Bertrand Russell, Gattlob Frege, Ludwig Wittgenstein, ve Viyana Çevresi düşünürlerini verebileceğimiz bu gelenek realist bir tavır alıp sağduyuya yaklaşırken, bir yandan da bilimden tarafa saf tutup metafiziğe şiddetle karşı çıkar.
    *

       Çağdaş felsefenin ikinci geleneği ise, Alman filozofu Edmund Husserl tarafından kurulmuş olan fenomenolojik gelenektir. Bilginin olanağına büyük bir güçle inanırken, Kant’ın eseri olan konstrüktivizme şiddetle karşı çıkan fenomenolojik gelenek, kendinde şeylerin bilince göründüklerini öne sürmüştür. Bu çerçeve içinde bilince dönen ve bilincin yönelimselliğini bilinç üzerinde yoğunlaşmanın nedeni ve haklı kılınışı olarak değerlendiren fenomenolojik gelenek, aynı zamanda realist bir tavırla, şeylerin karşılı­lı bağımlılığı ve ilişkisi üzerinde durmuştur. Analitik geleneğin Hume’a yakın olduğu yerde, daha çok Hegel’e yaklaşan fenomenolojik geleneğin en önemli temsilcileri ara­sında Martin Heidegger’le Jean Paul Sartre bulunmaktadır.
    *

       Çağdaş felsefenin üçüncü geleneği Fransız düşünürleri Michel Foucault ve Jacques Derrida tarafından temsil edilen eleştirel ya da yıkıcı gelenektir. Örneğin, özcülüğe, ikiciliğe, Descartesçı felsefeye, akıl ya da lojisizme, Aydınlanma felsefesiyle pozitivizme ve dolayısıyla bütün bir moderniteye ilişkin olarak çok ciddi ve keskin bir eleştiri yönelten Derrida’nın son çözümlemede özcülüğe, ikiciliğe ve akılmerkezciliğe yönelik olan eleştirisi gerçekte metafiziğe, Batı’nın bütün bir metafiziksel düşüncesine yönelik bir kritik olmak duru­mundadır. Başka bir deyişle, Batı düşüncesinin yüzyıllardan beri termelinde yer kavram ve karşıtlıkları yeni baştan eleştirel bir bakışla değerlendiren bu gelenek, Barı felsefesinin temellerini sarmıştır.

 
Logged

Linki Görebilmek için Üye Olunuz veya üye iseniz Giriş Yapınız
.: Bütün Güzelliğiyle Antakya... :.
Sayfa: [1]   Yukarı git
Cevap Yaz Yeni Konu Yeni Anket

 
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
İLKÇAĞ FELSEFESİ Felsefe Tetikci 0 155 Son Mesaj Eylül 14, 2007, 04:12:59 ÖS
Gönderen: Tetikci
İSLAM FELSEFESİ Felsefe Tetikci 0 106 Son Mesaj Eylül 14, 2007, 04:15:11 ÖS
Gönderen: Tetikci
17. YÜZYIL FELSEFESİ Felsefe Tetikci 0 119 Son Mesaj Eylül 14, 2007, 04:16:40 ÖS
Gönderen: Tetikci
18. YÜZYIL FELSEFESİ Felsefe Tetikci 0 105 Son Mesaj Eylül 14, 2007, 04:17:11 ÖS
Gönderen: Tetikci
19. YÜZYIL FELSEFESİ Felsefe Tetikci 0 106 Son Mesaj Eylül 14, 2007, 04:17:43 ÖS
Gönderen: Tetikci
Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir, yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız rakipsizforum@gmail.com email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.